Şişli’nin aday adayı Muammer Keskin: İstanbul’a ihanet edildi ve bunu geçmişten günümüze sağ siyaset anlayışı yaptı

Muammer Keskin: “Şişli’de çarpık yapılaşmadan mahalle kültürünün yok olmasına kadar birçok şeyden rahatsızım.”

“Evet, İstanbul’a ihanet edildi ve bunu geçmişten günümüze kadar sağ siyaset anlayışını egemen kılmış siyasetçiler yaptı maalesef. Tüm İstanbul ilçeleri gibi biz de nasibimizi aldık bu ihanetten. Şişli’de yaşayan bir vatandaş olarak, ilçedeki çarpık yapılaşmadan tutun da kontrolsüz betonlaşmaya, mahalle kültürünün yok olmasına kadar birçok şeyden rahatsızım.”

Muammer KESKİN, Türkiye Sosyal Ekonomik Siyasal Araştırmalar Vakfı (TÜSES) Genel Sekreterliği görevinden ayrılarak CHP’den Şişli Belediye Başkanlığı’na aday adayı oldu. Keskin, “Ben yaşama insan odaklı bakan biriyim, yaptığımız tüm işler insana yönelik. Belediyenin artık rutin görevlerinin dışına çıkması, halkla kucaklaşması gerekmekte” diyerek Şişli’deki göreve talip olduğunu ifade ediyor.

Muammer Keskin’in sorularımıza içtenlikle verdiği yanıtlara geçmeden önce kısaca ‘Muammer Keskin kimdir?’ bahsetmek istiyorum. Keskin, 1954 Ardahan doğumlu. İlk ve orta öğrenimini Ardahan’da tamamladıktan sonra İstanbul’da Atatürk Eğitim Enstitüsü Sosyal Bilgiler Bölümü’nden mezun oldu. 33 yıldır mali müşavirlik yapan Keskin, 1991-1995 yılları arasında SHP Şişli İlçe Başkanı olarak görev yaptı. Birçok sivil toplum kuruluşunda kurucu üye ve yönetici olarak çeşitli görevlerde bulundu. 1998-2006 yılları arasında İstanbul Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odası’nda Başkan Yardımcısı olarak görev yaptı.

Ve işte Sayın Keskin’in sorularımıza verdiği yanıtlar:

1-Seçimle gelen belediye başkanlarının ‘mikro devlet başkanına’ dönüştüğünü ifade ediyorsunuz. Bu konudaki eleştirinizi nelere dayandırıyorsunuz?

* Bugünkü seçim sistemi ile belediye başkanları tek dereceli seçimle geliyor. Bu nedenle iktidara geldikten sonra halka hesap verme, şeffaflık ve bunun gibi değerleri unutuyorlar ne yazık ki, toplumdan uzaklaşıyorlar. Dolayısıyla yetkilerini mümkün olduğu kadar tek başlarına kullanıyorlar. Elbette tüm belediye başkanlarını aynı kategoride değerlendirmek çok da doğru olmaz, bu konuda duyarlı davranan birçok örnek belediye başkanı ve ekibine de sahibiz. Ama geneline bakıldığında, seçimden seçime meydanlara çıkıp halktan oy isteyen, iktidara geldikten sonra da seçim için çalıştığı ekibinden tutun da oy verenine ve hizmet vermekle yükümlü olduğu halkına kadar hiç kimseyi dikkate almadan, adeta tek başına bir karar mekanizması haline geliyorlar.

2-Belediye yönetimine mahalle katılımını sağlamayı ve yöneticiliğinizi şeffaf hale getireceğinizi taahhüt ediyorsunuz? Bu genel itibariyle tüm adaylar tarafından verilen bir güvence olmasına rağmen iş uygulamaya geldiğinde yine bu durumun yandaşlarla, akraba ve arkadaş çevresiyle uygulamaya konulduğunu görüyoruz. Siz, sözünü verdiğiniz şeffaflığı nasıl sağlayacaksınız?

* Ben başkan seçildiğimde halkın da yönetimde söz sahibi olacağı interaktif bir belediyecilik sistemi uygulayacağım. Bunu yapabilmek için öncelikle projelerimiz arasında yer alan bir sistem koordine edilerek, seçilmiş olan tüm muhtarlarımızı kapsayan bir Muhtarlar Meclisi oluşturulacak. Bu sayede muhtarlar, kendi mahallelerini ilgilendiren konularda belediyedeki karar alma sürecinde aktif olarak rol alabilecekler. Bunun haricinde bir diğer hayalimse Mahalle Meclisleri. Şişli’nin 25 mahallesinde siyasi partilerden tamamen bağımsız, her grup ve görüşün yer alacağı çok sesli, demokratik ‘Mahalle Meclis’leri oluşturulacak. Bu meclisler aracılığıyla vatandaşlarımız talep ve sorunlarını belediyemize iletebilecekler. Sadece seçimden seçime değil, aradaki görev süresi boyunca belediyede gerçekleşen tüm faaliyetlerden haberdar olacak ve sistemin bir denetçisi, karar mekanizması, bir gözlem organı olabilecekler.

3-Geri dönüşümün ekonomiye katkısının yanı sıra çevre temizliği açısından da büyük önem teşkil ettiğini biliyoruz. Sizin bu konuda da projeleriniz var. ‘Çevre puanı’ olarak adlandırdığınız puan nasıl kazanılacak ve vatandaşa ne kazandıracak?

* Öncelikle geri dönüşüm projesini de kapsayan bir kart sistemi kuracağız. Şişli Kent Kart, bünyesinde Halk Kart, Gıda Bankacılığı ve Çevreci Komşu Kart özelliklerini barındıracak. Tespit ettiğimiz ihtiyaç sahibi vatandaşlarımıza kendilerine uygun olan kart programını tanımlayacağız. Ama Çevreci Komşu Kart sadece ihtiyaç sahiplerinin değil tüm komşularımızın sahip olacağı bir özellik. Her hanede biriktirilen ambalaj atıkları ekiplerimiz tarafından toplanacak, gruplarına göre ayrıştırılarak tartılacak ve bunun karşılığında kartlara puan yüklenecek. Kartlarında biriken puanlarla kart sahibi vatandaşlarımız anlaşmalı esnaflardan tutun da sanat aktivitelerine kadar her türlü harcamayı yapabilecekler.

Şişli Kent Kart’ın diğer bir özelliği olan Halk Kart ile ilçemizdeki ihtiyaç sahiplerinin aydan aya kendilerine tanımlanan bütçe vasıtasıyla anlaşmalı noktalardan ihtiyaçlarını gidermeleri hedeflenmekte.

Bir diğer özellik ise ekiplerimiz tarafından yapılacak tespitler sonucu belirlenen gerçek ihtiyaç sahiplerine hizmet edecek olan Gıda Bankacılığı. Bu birime belirli markalarla yapılan anlaşmalar sayesinde gıdanın yanı sıra temizlikten kırtasiyeye her türlü yardımlar alınacak. Bu yardımlar kartlara ürün çeşitlerine göre yüklenen krediler sayesinde vatandaşlarımızla buluşturulacak. Böylece ihtiyaç sahibi olan aileler, kartın içindeki kredileriyle her tür ihtiyaçlarını gıda bankacılığı biriminden karşılayabilecekler.

Bu hizmetler çeşitli belediyelerde uygulanmakta ancak bizim kartımızın farklılığı, bunları tek bir çatı altında toplayıp Şişlili komşularımıza sosyal destekten geri dönüşüme, sanat aktivitelerinden burslara kadar tek kart çatısı altında sunmasıdır.

4- Özellikle Gezi sürecinde gördük ki gençlerin beklentileri, hayatı algılayışları bizim düşündüğümüzden çok farklı. Onlara kulak vermeyen bir de iktidar var üstelik. Peki siz semtinizde yaşayan gençlere ne vaat ediyorsunuz? Eğer aday gösterilirseniz size niçin oy vermeliler?

* Evet, Gezi olaylarında gördük ki gençlerimizin söyleyecek çok sözü var.

Bunları hem genel hem de yerel iktidarın, her çerçeveden dinlemesi lazım. Maalesef şu an gençleri yok sayan bir genel iktidar var. İleri bilgi ve teknoloji çağında yaşıyoruz artık. Gençlik üzerine düşen her türlü görevi yerine getirebilecek birikime sahip, ben onlara güveniyorum. Teknolojinin lokomotifi gençlerimiz ve çocuklarımız. İlçemizde onlar için bir inovasyon merkezi kurmayı planlıyoruz. Genç girişimciliğini, yeni fikirleri desteklemek, genç işsizliğini azaltmak için gerek üniversitelerle gerekse ilgili sanayi ve ticaret odalarıyla, meslek odaları ve STK’larla işbirliği içerisinde olup onlara hem girişimcilik fırsatları yaratacağız, hem de eğitimler vereceğiz. Gençlerimizin kişisel ve iş bazında gelişmelerini destekleyerek etki alanlarının ve büyümelerinin desteklenmesi hedefiyle proje ve çalışmalar yürütecek networking grupları oluşturacağız.. Ayrıca çocuklarımızı üretime yöneltecek ve gelişim süreçlerine katkı sağlamak amaçlı projeler hayata geçireceğiz..

5- İnsanların hayatlarına nasıl dokunacaksınız? Sorun önleyici ve çözüm odaklı projelerinizden bahsetmenizi ve bu konuda sizi diğer belediyelerden farklı kılacak yönlerini anlatır mısınız?

* Ben yaşama insan odaklı bakan biriyim, yaptığımız tüm işler insana yönelik. Belediyenin artık rutin görevlerinin dışına çıkması, halkla kucaklaşması gerekmekte. Bunun yanı sıra, halkın belediyeyi hayatlarını kolaylaştıracak, sorunlarının hem sosyal hem kültürel bir çözüm merkezi olduğunu görmesini sağlaması gerekmekte. Biraz önce gençlerimizden bahsettik ama bunun haricinde ilçemizde yaşayan yaşlı sakinlerimiz de mevcut. Yaşlı komşularımız için sosyalleşebilecekleri merkezler oluşturacağız. Evlerinden çıkamayanlar için evde bakım hizmetleri vereceğiz. Hastalarımıza aynı şekilde evde sağlık hizmetleri sağlayacağız. İlçemizde çalışan anne oranı çok yüksek. Bu konumda olan annelerimize destek sunabilmek adına her mahalleye kreş kuracağız. Kreşlerde çocuklarımızın eğitimini ve sosyal ihtiyaçlarını da karşılayacak bir altyapı oluşturacağız. Ayrıca ‘Çocuk Meclisi’ projemiz var. Araştıran, sorgulayan, ileri teknolojiyle iç içe bir nesil yetiştirmek amaçlı çocuklarımızı çeşitli aktivite ve faaliyetler çevresinde bir araya getireceğiz. Çocuklarımızın üretime katkı sunma bilinci ile hayata atılmalarına olanak sağlayacak kişisel gelişim projelerinde rol almalarına yardımcı olacağız….

6- “İstanbul’a kötülük ettik, ihanet ettik” itiraflarına rağmen iktidar partisinin bu konuda samimi olmadığını söylemek yanlış olmaz diye düşünüyorum. Peki Şişli’de belediyecilik beklenildiği gibi yapıldı mı? Siz Şişli özelinde İstanbul’a nasıl katkıda bulunacaksınız?

* Evet, İstanbul’a ihanet edildi ve bunu geçmişten günümüze kadar sağ siyaset anlayışını egemen kılmış siyasetçiler yaptı maalesef. Tüm İstanbul ilçeleri gibi biz de nasibimizi aldık bu ihanetten. Şişli’de yaşayan bir vatandaş olarak, ilçedeki çarpık yapılaşmadan tutun da kontrolsüz betonlaşmaya, mahalle kültürünün yok olmasına kadar birçok şeyden rahatsızım.

Maalesef insanlar bireyselleşiyor, evlerde yalnızlığa mahkum ediliyor adeta, kimse kimseyi tanımıyor; geleneklerimizden uzaklaştık, toplumsal değerler yok edildi. Ve bu sadece bir bölüm insanın zenginleşmesini sağladı. Elbette çağdaş binalarda oturabiliriz, çok katlı binalara karşı değilim ama bugünkü yapılanma şekline karşıyım. Çünkü bugün Şişli’de bir çok AVM ve çok katlı bina var. Bu binaların çoğunluğu kent rantından yararlanan bir avuç insana hizmet etmiştir. Bu yapılanmaların olduğu mahallelerdeki vatandaşlarımız ise maalesef bu dönüşümdeki kent rantından pay alamamıştır.. Ayrıca alt yapı yetersizliğinden mağdur olmuş yüzlerce vatandaşımızın olduğunu da inkar edemeyiz… Belediyenin görevi bu yapılanmayı planlayacak bir strateji izlemektir.

Ben görev sürem içerisinde buna talibim. Şişli’de sorunları olan 6-7 tane mahalle var. Bu mahallelere kentsel dönüşümle değil, yerinde ve orada yaşayanlarla birlikte dönüştürerek, problemli yapılara çareler bulacağız. Bakın az önce belirttiğim mahalle meclisleri projemiz burada devreye giriyor mesela. Yurttaşlarımız mahallelerinin kaderi belirlenirken oyunun dışarısında kalmayacak; meclisler dolayısıyla kendileri de dönüşüm ve değişimin yol göstericisi ve parçası olacaklardır.

Şişli’deki hiçbir mahallenin kaderi Sulukule’yle bir olmayacak. Orada yaşayan Roman vatandaşlarımız yurt bildikleri Sulukule’den kilometrelerce uzağa gönderildiler, mağdur edildiler. Birileri de onların yaşamış olduğu toprakların üzerinden vurgun yaptı. Bu örnekler çoğaltılabilir; bakın Fikirtepe ne halde? Aslında sadece şehre değil, şehirde yaşayan, oy veren vatandaşlara da ihanet edildi.

7- Yerinde dönüşüm ve rant alanlarından bahsettiniz ama direkt olarak yanlış yapılaşmanın getirdiği zorluklar üzerine konuşmak istiyorum. Malum, yapılaşma nedeniyle İstanbullunun nefes alacağı bir alan kalmadı. Yine özelinde Şişli olmak üzere nasıl bir İstanbul hayal ediyorsunuz? Sizin bu şehre katkınız ne olacak?

* Öncelikle bir yerel yönetici, bulunduğu ilçede ve bunun ötesinde ilde, toplumun ciddi olarak etkilendiği konuları tespit ederek buna göre çalışma yapmalı. Şişli’nin gece ve gündüz nüfusu birbirinden çok farklı. Gündüz neredeyse ilçemizden 2-3 milyon insan geçmekte. Mecidiyeköy gibi nüfus yoğunluğunun özellikle kalabalık olduğu bölgelerde çok büyük ses ve hava kirliliği var. Bu vatandaşlarımızın sağlığını olumsuz etkilemekte. Bu ve bunun gibi sorunları çözmekte büyük şehir belediyesiyle el ele vermeliyiz. İstanbul adayımız sayın Ekrem İmamoğlu yerelden gelen deneyimleriyle ve geliştirdiği belediye sistemiyle umut ediyorum ki faydalı işlere imza atacaktır. İl ve ilçe belediyelerimizle trafikten, toplu taşımaya, şehir planlamasından, kentsel dönüşüme ve park bahçelere kadar bütün şehir sorunlarını birlikte çözeceğiz.

Havin HİVDA

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?

%d blogcu bunu beğendi: