Son günlerde çocuklara yönelik tecavüz ve kaçırma olaylarına yazar, şair, sanatçı ve siyasilerden tepki

Son günlerde çocuklara yönelik tecavüz ve kaçırma olaylarına yazar, şair, sanatçı ve siyasilerden tepki

Yazar, şair, sanatçı ve siyasilere kaçırılan ve istismara uğrayan çocuklarla ilgili duygularını sorduk.

CHP’li Ömer Faruk Eminağaoğlu: Kişilerde eğitim ve bilgi düzeyi giderek düşüyor.
Bunun kişilere etkisi ve topluma yansıması olarak; ayrımcı, eşitlikten uzak, daha kapalı, dinsel, buyurgan bir yapı öne çıkıyor.

Baskıcı, saldırgan, her alanda söz sahibi olmayı amaçlayan erkek egemen bir yönetim modelinin de daha da öne çıkması, bu yönetim modelini benimseyenlerin davranışlarında da kuşkusuz benzer durumlara ve değişikliklere yol açıyor. Bu saldırgan ve baskıcı ortamda, kendilerini koruyamayanlara, bu bağlamda çocuklara yönelik suçların da, çocuk katliamlarının da son on yılda %700 den fazla arttığını görüyoruz. Kuşkusuz etkili işleyen ve caydırıcı cezaların da olduğu bir hukuk sistemi elbette olmalı.
Ancak çözümün, asla hadım veya idamla olmayacağı unutulmamalı. Bunlar öç alma duygusunu öne çıkaran ancak suç işleme etkenlerini asla ortadan kaldırmayan çağdaş hukuk sistemlerinde yer almayan göstermelik adımlar.

Emekli-Sen Genel Başkanı Veli Beysülen:
Son günlerde artan çocuk istismarı ve ölümlerini ülkede uygulanmakta olan genel politikalardan bağımsız olarak değerlendirmek mümkün değildir. Hükümetin çocuk ve kadına bakışı, onları ötekileştiren, kadını anne ve eş olarak eve hapsederek toplumsal yaşamın dışına itmeyi amaçlayan politik bakış açısı ile toplumdaki erkek egemen bakış bir araya gelince ortaya çıkan sonuç bu olur. Ne yazık ki iktidarın kadın ve çocuğu eve hapsetmeyi önceleyen erkek egemen bakış açısı, hukukta da karşılığını bulmakta ve bu tür suçlarda rıza, bağırmama, düzgün kıyafet giyme, gibi nedenlerle ceza indirimi yapılmak suretiyle bu suçlara yatkın kişiler cesaretlen dirilmektedir.

Şair Şükrü Erbaş: Sevgili Ali Haydar, kirpiklerime kaşlarıma kadar öfke doluyum. Bu alçaklıklara nasıl ve neden akıllı bir cümle kuracağım ki ben. Bilinçaltı günah duygusuyla kötürüm edilmiş, genlerine kadar işlemiş bir cinsel açlığın ruhen ve bedenen sakat bıraktığı bir şiddet toplumundan nasıl bir uygar ülke yaratacağız, buna akıl yoran var mı? Yoran var elbette ama bu siyasi cehennemde yol açabilecek mi düşüncelerine? Ancak bu yapılmadan bu çocukların da, babalarının, annelerinin de kurtuluşu mümkün olmayacak.

Tüm Bel-sen Genel Başkanı Erdal Bozkurt:
Ülke gün geçtikçe çağdaş toplum olma yolunda hızla uzaklaşmaktadır. Siyasi iktidarın 16 yılda yarattığı ve ranta dayalı ılımlı islam projesi ile toplumsal bir geri gidiş, ahlaki bir çürümüşlük zirve yapmıştır.
Başta Eğitim sistemimizde yarattıkları gerici ve dinci nesil yetiştirme projeleri, akıl ve bilimden uzak müfredat, cemaatlerle iş tutma gelinen bu ahlaksızlığın ve şiddetin temel nedenidir. Yoksullaşan toplum, cemaatlere tanınan ayrıcalık ve kamu kaynakları, yoksul halk çocuklarının bu cemaatlerin pençesine düşmesi, sonrası şiddet ve istismar. Her gün tv ve diğer medya organlarında çıkan fetvacı şarlatanların çocuk ve kadın bedeni üzerindeki akıl, insanlık dışı açıklamaları fetvaları ve bunlara ilişkin iktidarın duyarsızlığı hatta korumacı tutumu, eğitim seviyesinin bilerek düşürülmesi bu alçakca saldırıların temelini oluşturmaktadır. Düşünün “bir kereden bir şey olmaz “ diyen bir kadın bakanı bile oldu bu ülkenin. Ülkeyi yönetenlerin yönetim anlayışına baktığımızda yaşanan bu çirkinlikler, çocuklara yönelik saldırılar ve şiddetin neden olduğunu anlamamıza yeterlidir. Laik bilimsel bir eğitim sistemine çok acil dönülmelidir. Eğitim, vicdan ve adalet duygusunun yeniden ve zaman kaybetmeden yaşamın her alanında hayat bulması sorunların panzehiri olacaktır.

HDP Milletvekili Ayhan Bilgen: Türkiye, sistemden kaynaklı bir toplumsal çürüme yaşıyor. Tüketim kültürü, adaletsizlik, yanlış eğitim politikaları bu tabloyu gittikçe kötüleştiriyor.
Vahşi kapitalizmi şekli dindarlık ve çatışmacı milliyetçi yaklaşımlarla makyajlamak sorunla doğru bir yüzleşmeye fırsat vermiyor.
Ahlaki politik toplum, insani değerlerin korunması ve desteklenmesi ile inşa edilebilir…

Sanatçı Cevdet Bağca: Konu başlığı bile insana rahatsızlık veriyor, buna rağmen bir şey söylemek gerekirse uzun bir cümle olacak belki… Öncelikle bu konunun uzmanlarının psikiatristlerin, doktorların, eğitimcilerin, hukukçuların çokça konuşması, çokça tartışması gereken bir konu…Tabi ki kınıyorum, lanetliyorum ancak tüm bunların derininde eğitimsizliğin ve cezasızlığın çok etkili olduğunu düşünüyorum. Konunun çözümünün de eğitim ve gerçekten uygulanan ceza kanunları olduğunu düşünmekteyim. Umudum gecikmeden bilim adamlarının bu konudaki çözüm önerilerinin dikkate alınması ve gerekli yasaların derhal savsaklamadan sulandırmadan bir an önce yaşama geçirilmesidir…

Siyaset bilimci yazar Banu Özdemir: Yakın zamanda yitirdiğimiz Leyla’mız ve Eylül’ümüz hepimizin yüreklerini dağladı. Yeni acıların yaşanmaması, çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi ve güvenliklerinin sağlanması için adalet, eğitim ve rehabilitasyonu temel alan acilen bir eylem planı hazırlanmalı, uluslararası sözleşmeler ve mevzuatlar uygulanmalıdır.

CHP eski milletvekili Ceyhun İrgil: Taassup ile eğitimsizlik birleşince toplum yapısı da içe döndükçe bu artar. Adli cezalar ile önlemek zor.

CHP eski milletvekili Elif Doğan Türkmen: Çocuk istismarının hem önlenmesi hem de istismar olduktan sonra müdahale çok yönlü olmak durumunda. Bu nedenle birçok kurumun önemli görevleri var ve birlikte koordinasyon içinde çalışmalıdır.
Bir çocuk istismara uğradığında yaşamının sağlıkla ve esenlikle devam edebilmesi için de, istismarla genel olarak mücadelede etkili olabilmek için de kurumların ortak hareket etmeleri zorunluluktur.
Ortak çalışmanın sağlanması için gerekli tedbirler zamana yayılmadan ve kişilerin inisiyatifine bırakılmadan hemen alınmalı.

Ressam Mehmet Kaya: Bunlar uzun zamandır var aslında son günlerde öne çıkarılmasını seçim sonucunu unutturmak, idam taleplerini artırmak ve muhalefetin idama karşı çıkacağını bilerek kamuoyunda sol muhalefeti mahkum etmek..

Şair Ahmet Telli: Çocuk istismarı olayları her defasında canımızı yakıyor. Canı yanan insanınsa kalp ritmi bile bozulur. Sanıyorum ki vicdan ve merhamet duygularını yitirmemiş olanların her istismar olayından sonra bir kez daha umutsuzluğa itilmesiyle toplumsal kimya asitik fanusta debeleniyor. Debelenip duruyoruz işte.

SEP Genel Başkanı Güneş Gümüş: Türkiye’de sıklığı sürekli artan çocuklara yönelik cinsel saldırı ve cinayet haberleri ile yüreklerimiz dağlanıyor. Kadının toplumsal yaşamdan koparıldığı, sadece bir cinsel objeymiş gibi görülerek eve hapsedilmek istendiği bir toplumda çok daha savunmasız küçücük yavrularımıza yönelik istismar ve cinayetlerin cezai önlemlerle sonlandırılması mümkün değildir. İran’da bu konuda idam dahil çok ağır cezalar olduğu halde son yıllarda bu suçların sayısı daha da artmaktadır. Bu, düzenin çözemeyeceği bir toplumsal yaradır ve AKP’nin kadına bakışa yüzünden daha da ağırlaşmaktadır.Sosyolog Veli Saçılık: Toplumlar dönüşümlerini yapmakta tıkandıkları ölçüde çürürler. Ahlak ve maneviyat söylemlerinin çok olduğu ortamlar aynı zamanda ahlaki çöküş dönemleridir. 7 yaşındaki kız çocuğuyla 70 yaşında erkeğin evlenebileceğini savunanların aynı zamanda ahlak zabıtalığına soyunmuş olması çöküşün esas sebebidir.

 

 

 

 

 

Ali Haydar ÇELEBİ

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?