Sözde vicdanlı zorbalara ithafen… / Tülay Yıldırım EDE

Sözde vicdanlı zorbalara ithafen…

Fransa oldukça sıcak zamanlar yaşıyor. Akaryakıt zammı sonrası önce ambulans şoförlerinin, sonrasın da ise her kesimden yüzlerce insanın protestosu söz konusu. Protestolar polisler tarafından çok sert karşılık buluyor. Şimdiye kadar çokça insan eylemlerde yaralanmış durumda. Hatta bir kişinin yaşamını yitirdiği de gelen bilgiler arasında.

Fransa’da bunlar olurken, Türkiye’den de tepki gecikmedi. Dışişleri Bakanı sözcüsü, polislerin eylemcilere sert müdahalesini eleştirdi ve endişe verici bulduğunu söyledi. Sanırım bu akıl tutulması gibi bir şey.

Cumartesi Anneleri eylemlerini yasaklarken ve özellikle 700. haftada cumartesi insanlarına çok sert müdahalede bulunurken neredeydi aklınız?

Ya da 3.havalimanı işçilerinin eyleminde işçileri tartaklayan polislere neden aynı tepkiyi gösterme zahmetinde bulunmadınız?

Yüksel direnişinde direnişçiler sürekli şiddet görüyorken ve 70 küsur yaşındaki direnişçiyi bile tartaklamaktan geri durmazken, sizin bu sözde vicdanlı tutumunuz neredeydi?

Örnekler çokça arttırılabilir. Eylemlerde sert müdahalenin yapıldığı ve gözaltıların olduğu ülkelerin başlarında yer alıyoruz. Eylemde bulunmak, protesto etmek demokratik bir haktır. Bakalım kanun ne diyor:

KANUN NO: 2911

MADDE 3- Herkes, önceden izin almaksızın, bu kanun hükümlerine göre silahsız ve saldırısız olarak kanunların suç saymadığı belirli amaçlarla toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir.

Yani izin almaksızın haklarımızı savunma ve eylem yapma hakkımız var kanunda. Ancak bu hak, çoğu zaman güvenlik kuvvetlerince gasp ediliyor ve şiddetle sonuçlanıyor bu ülkede. Polis şiddetine ise devlet göz yumuyor ve hatta destekliyor. Hal böyle olunca, Fransa’daki müdahalelere yapılan tepki oldukça yapmacık kalıyor.

Gezi direnişini hatırlayalım. Bu direnişte çoklarca insan yaralandı ve 8 kişi yaşamını yitirdi. Polis kurşunuyla yaşamını yitirenler saymakla bitmez. Kendi ülkesindeki zorbalığa kör olup başka ülkelerdeki zorbalığa kelam etmek ne denli vicdani, sormak lazım. Samimiyseler, önce kendi kapılarının önünü temizlesinler!

Adalet, vicdan, insanlık konusunda çoktan sınıfta kaldık ülkece. Artık sırtımızı güvenle dayayabileceğimiz bir güvenlik gücü de yok. Elbette aralarında insaflı olanlar ve işini hakkıyla, adilce yapanlar da var. Fakat son zamanlarda genelde insafsız ve adaletsiz olanlar baş rolleri oynuyor. Onlar emir kulu diye düşünebilirsiniz. Ben de derim ki o vakit, onlara zorbalık, şiddet mi emrediliyor?

Tayland’da birkaç yıl önce eylemler olmuş, halk ayaklanmıştı ve polislere müdahale emredilmişti. Ancak polisler halkın haklı olduklarını bildikleri için zırhlarını bırakıp halkla eylemlere katılmışlardı. Takdire şayan bir davranış bu. İşte güvenlik güçlerinden beklediğimiz de böyle onurlu davranışlar. Zaten herkes hakkıyla işini yapsaydı bu ülkede, bu topraklar cennete dönüşürdü muhakkak.

Ülkeyi cennete dönüştürmek hala elimizde. Biraz vicdan, biraz mücadele, biraz adaletle…

Tülay Yıldırım EDE

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?