Temel Karamollaoğlu’ndan hükümet politikalarına iğneleyici değerlendirme: “Başkanlık istikrar getirdi!”

Temel Karamollaoğlu’ndan hükümet politikalarına iğneleyici değerlendirme: “Başkanlık istikrar getirdi!”

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, hükümetin politikalarını iğneleyici bir dille eleştirdi. Başkanlık sistemine geçişin en sihirli kelimesinin ‘ülkeye istikrar gelecek’ olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu, “Gerçekten de ülkeye istikrar geldi.  Başkanlık sistemine geçildiği günden beri: Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor: Her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Çiftçi esnaf istikrarlı bir şekilde batıyor.  İşçi memur istikrarlı bir şekilde yoksulluk sınırının altına iniyor. Bunların hepsi de istikrarlı bir şekilde oluyor” dedi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, olağan haftalık basın toplantısında gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Partisinin Balgat’taki genel merkezinde kameraların karşısına geçen Karamollaoğlu, konuşmasına önceki gün Meclis Sağlık Komisyonu’nda görüşülen 5’inci maddenin kabulünü sert bir dille eleştirdi. TBMM’de sağlık komisyonunda üzücü bir hadisenin yaşandığını hatırlatan Karamollaoğlu, “Kabul edilen madde ile KHK ile görevden uzaklaştırılan sağlık çalışanlarının özel kurumlarda dahi iş bulmasına izin verilmeyecek. Hukuksuzluğu bu  denli ağırlaştıran dünyada başka bir ülke yok. Hukuk devletin temelidir. Adaleti tesis etmek hükümetin bir numaralı görevidir. Bir kişinin aldığı karar hukukun üstünde olamaz. Kararnameler hukuk çerçevesinde yürürlüğe girebilir ancak. Ya o milletvekillerine ne demeli? Hiç itiraz etmeden kabul ediyorlar. Bu kadar milletvekili aklını nereye koydu ya? Bu mantık değişmeden Türkiye’de hiçbir iş yapılamaz” dedi.

Karamollaoğlu, öte yandan Meksika’da düzenlenen 2018 Ampute Futbol Kupası’nda 2’inci olan Ampute Futbol Milli Takımı’nı da tebrik ederken, Galatasaray-Fenerbahçe derbisinde kalp krizi geçirerek, hayatını kaybeden Koray Şener’e de Allah’tan rahmet, yakınlarına sabır diledi.

GİDİŞATTAN ŞİKAYET EDİYORLARDI REKORU ONLAR KIRDI!

Türkiye’nin içinde bulunduğu krizin her geçen gün derinleştiğine dikkat çeken Karamollaoğlu, “Kriz sözcüğünü hala lügatlardan çıkaramadıkları için kullanabiliyoruz hala! Uzun zamandır yaklaşan tehlikeli durum hakkında açıklamalar yapıyoruz. Ekonominin adeta damarı olan büyük firmalarımız bir bir konkordato ilan ediyor. Aynı anda birden fazla şirket konkordato ilan ediyorsa demek ki bazı şeyler yolunda gitmiyor. Konkordatonun açıklaması iflas ertelemedir başka bir anlamı yok.  Son olarak ise açıklanan Ekim ayı enflasyon rakamları durumun vahametini bir kere daha ortaya koydu. Ekim ayı enflasyon rakamı yüzde 25.24 son 5 aya bakacak olursak; Haziran: yüzde 15.39, Temmuz: yüzde 15.85, Ağustos: yüzde 17.90, Eylül: yüzde 24.52, Ekim: yüzde 25.24. Görüldüğü üzere Enflasyon; 2003’ten bu yana ilk kez yüzde 25’i aştı. O zaman gidişattan şikayet ediyorlardı bugün ise o günkü rekorları kırıyor bu arkadaşlar. Bu rakamlar bile ekonominin dengesinin bozulduğu göstermeye yetiyor” dedi.

BAŞKANLIK ÜLKEYE İSTİKRAR GETİRDİ!

Başkanlık sistemine geçişin en sihirli kelimesinin ‘ülkeye istikrar gelecek’ olduğunu hatırlatan Karamollaoğlu şöyle devam etti: “Gerçekten de ülkeye istikrar geldi.  Başkanlık sistemine geçildiği günden beri: Enflasyon istikrarlı bir şekilde artıyor: Her ay bir başka rekor kırıyor. Vergiler, zamlar istikrarlı bir şekilde artıyor. İşsizlik istikrarlı bir şekilde artıyor. Faiz ödemeleri katlanarak istikrarlı bir şekilde artıyor. Çiftçi esnaf istikrarlı bir şekilde batıyor.  İşçi memur istikrarlı bir şekilde yoksulluk sınırının altına iniyor. Bunların hepsi de istikrarlı bir şekilde oluyor. İstikrar sadece olumlu olmaz böyle olumsuz manada kullanabiliyor demek ki! Bu istikrar Türkiye’yi uçuruma götürür.”

FABRİKA İLE CEZAEVİNİ KARIŞTIRAN ZİHNİYETLE BİR YERE VARAMAYIZ

AKP Yozgat Milletvekilinin trajikomik açıklamasını da hatırlatan Karamollaoğlu, “Sayın Vekil diyor ki; ‘Yakın zamanda açılışını yapacağımız Yozgat Cezaevinin inşaat alanında incelemelerde bulunduk. 4 bin kişinin yatacağı, 2.700 personelin istihdam edileceği bacasız fabrika gibi çalışacak cezaevinin hayırlı olmasını diliyorum.’ Allah akıl fikir versin. Cezaevini inşaatını bir yatırım olarak gören bir devlet adamı dünyanın başka hiçbir yerinde yoktur.  Bacasız fabrika dedikleri; T Tipi kapalı ve açık cezaevi! Bir cezaevini nasıl övünç meselesi yapabilir? Ama sayın milletvekili Yozgat’ta satılan şeker fabrikasını ya unutuyor ya da işine gelmiyor. Aynı Yozgat’ta, binlerce insanı ilgilendiren şeker fabrikası, nisan ayındaki özelleştirmede satılmıştı. Yozgat şeker fabrikasını 275 milyon liraya sattılar. Şimdi 110 milyon liraya Yozgat Cezaevi’ni yaptırıyorlar. Sadece Yozgat mı? Kırşehir şeker fabrikasını 330 milyon liraya satan Hükümet,  aynı Kırşehir’e KDV’si içinde 338 milyona cezaevi yaptırıyor. Bu mantık Türkiye’yi yönetemez. Fabrika ile cezaevini karıştıran bir zihniyetle hiçbir yere gidemeyiz. Biz iktidardaki arkadaşları da anlıyoruz 16 yıl boyunca gerçek fabrika görmedikleri için, cezaevlerini fabrika zannediyorlar. Sadece 2017 yılında sözleşmesi imzalanan cezaevi inşaatı sayısı tam 44! Baya bir istihdam sağlayacak bunların anlayışına göre. Türkiye bugün İcra Dairesini tören düzenleyerek, kurdele keserek açan bir hükümetle yönetiliyor.  Çok açık ve net bizim üretim anlayışımızla bu iktidarın üretim anlayışı, bizim yatırım anlayışımızla bu iktidarın yatırım anlayışı arasında dağlar kadar fark var. Hiçbir yerde örtüşmüyor. Biz fabrika, inavasyon, ar-ge, yapay zeka diyoruz onlar hapishane diyor! Türkiye’nin bu zihniyet ile düze çıkması ne yazık ki mümkün değildir” diye konuştu.

ÖĞRENCİ Mİ BEDAVACILIK YAPIYOR, İHALE KOVALAYAN YANDAŞLAR MI?

Öğrenci bursları ile ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Öğrencilerin burs konusunda ısrarcı olmamalarını kredi almalarını bedavacılığa alışmamalarını’ konuşmasını hatırlatan Karamollaoğlu, “Şimdi sormak istiyorum Türkiye’de gelecek ayın hesabını yapan öğrenci mi bedavacılığa alışıyor yoksa, devletten ihale kovalayan yandaşlar mı? Devletten iş kovalayan partililer mi? Bankomat memurluğu yapanlar mı? Hiç işine gitmediği kadrolardan maaş alanlar mı? Bugün Türkiye’de 279 bin gencimiz öğrenim kredilerini ödeyemediği için icralık durumda. Devlet bu gençlere bedavacılığa alışmayın deme hakkına sahip değil. Eğitim ve öğretim hakkını tesis etmekle sorumludur” diyerek tepki gösterdi.

ÇARE SAADET PARTİSİ VE POLİTİKALARIDIR

ABD’nin İran’a uyguladığı yaptırımları da değerlendiren Karamollaoğlu, bu yaptırımın hukuksuz olduğunu söyleyerek, “ABD kendisini dünyanın jandarması olarak görmekten biran önce vazgeçmelidir.  Türkiye başta olmak üzere İslam ülkelerinin tamamı bu kararın karşısında olduklarını en güçlü şekilde ortaya koymalıdır. Bu yaşanan gelişmeler karşısında 3 Kasım’da Antalya’da düzenlenen D-8 toplantısını önemli görüyoruz. Umarız D-8 daha aktif bir hale getirilir. D-8’in bugün fonksiyonel hale gelmesi bir zaruret halini almıştır. Bugün içinde bulunduğumuz tablo her ne kadar iç açıcı olmasa da, Biz Gelecekten ümitvarız. Yaşanan bütün gelişmelere rağmen gür bir seda ile diyoruz ki çare var! Çare Saadet Partisi ve onun politikalarıdır” dedi.

Erdoğan’ın, “Hâlâ ülkemizde et fiyatlarının yüksek seyretmesinin genel refah seviyemizin artması sebebiyle talepte yaşanan yükselişle ilgili olduğunu düşünüyorum” konuşmasının hatırlatılması üzerine ise Karamollaoğlu, “Helal olsun.  Çok başarılılar söz üretmede biliyorsunuz. Eti kiloyla değil de 100 gram, 200 gram almak zorunda kalan insanlara bir sorun. Refah seviyeniz yükseldiği için mi gramla et alıyorlar?” şeklinde cevap verdi.

GERÇEKTEN HORTUMLAMIŞLAR!

Sayıştay Başkan Yardımcısı Fikret Çöker’in görevden alınma ve istifa iddialarına ilişkin ise Karamollaoğlu şunları kaydetti; “Tabi ya istifa edecek, ya ettirilecek ya da görevden alınacak. Bu tabii bir sonuç! Rapor’a bir göz gezdirirsek raporda yok yok. 100 km’de 63 litre yakıt yakan kurum araçları, yasalara aykırı görevlendirmeler. Bir belediyenin Tayland’a teknik gezi düzenlemesi. Merak ediyoruz Tayland’a hangi teknolojiyi araştırmaya gittiler. 1 metre hortuma 78 lira ödenmesi. Eskiden yolsuzluklar için hortumlama tabiri kullanılırdı şimdi gerçekten hortumlamışlar. 33 kuruşluk oyuncak topa 60 lira ödenmesi. Tabi bunlar ortaya çıkınca yer yerinden oynadı.”

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?