Türkiye toplumu ve aile yapısı / Bahar KIZIL - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Türkiye toplumu ve aile yapısı / Bahar KIZIL

Türkiye toplumu ve aile yapısı / Bahar KIZIL
Yorum Yap

Türkiye toplumu ve aile yapısı

Toplumların oluşma süreçleri ailelerin oluşma ve çoğalmasıyla mümkündür. Ve toplumların işleyiş şekli de ailelerin yapısıyla doğrudan ilişkilidir.

Bir aile ne kadar demokratik yapıya sahip ise, o toplum da o kadar demokratik bir toplum olur.

Yani demokrasi, toplum ve aile iç içe geçmiş olgulardır. Biri olmadan diğeri olmaz. Şöyle ki, aile oluştuktan sonra toplum, onun içinden de demokrasi veya başka bir düzen çıkar.

Demokratik aile yapısı içinde tüm varlıklar eşit değerdedir. Fakat bunun zıttı olan geleneksel aile yapısı içinde ise her şeyin bir rolü vardır. Ve bu rollere göre insanlar yaşamlarına yön vermektedirler.

Türk aile yapısına baktığımızda, cinsiyetlere rol biçilmiş ve insanlar biçilen bu rollerin ötesine geçememektedir. Geçmek isteyen bireyler, toplumsal kurallarla engellenmekte veya kodlanmaktadırlar.

Örnegin, aile içindeki bireylerden birinin cinsel egilimine gösretilen anlayış sanırım toplumun yapısıyla doğrudan alakalıdır.

Demokratikleşmiş, ileri toplumlarda cinsel eğilimlere gösterilen anlayış ve kabul, Türk aile yapısıyla uzaktan- yakından kıyaslanamayacak boyuttadır.

Toplum kurallarını, aileden emir alarak belirler ve bireyin kendisi olma tercihinin önüne koyar.

Belki de cinsel eğilimlere verdiğim örnek çok uçuk oldu.

Öyleyse geçelim!

Gelelim, Türk aile yapısı içindeki cinsiyet rollerine. Kadın ve erkek olarak iki tür cinsiyet kabul görmüştür bu aile yapısı içinde!

Erkek, sürekli lider konumundadır. Her türlü karar ondan çıkar, karar mekanizması olarak görevlendirilmiştir. Bir ailenin maddi yükü de erkeğe yüklenmiştir ve söz, yetki, karar mercii de erkektedir.

Kadın, kapalı alanda bırakılmış ve sadece çocuk doğuran, ki bu çocuk sayısını belirleme hakkı yine erkektedir.

Ev dışında kendini var etmesi mümkün değildir. Ömrü boyunca hizmetkar ve emir alarak yaşar…
Zaten evlenirken erkeğin soyadını alarak en baştan söz hakkının damarları kesilmiştir.

Bu tür, geleneksel aile tiplerinin çoğunlukta olduğu Türk toplumu, kadının degerinin de aynı zamanda göstergesi konumundadır. Mesela, bir kadın evlendikten sonra erkeğin hayatına tabi olur. Bu tabilik zamanla bağımlılık yaptığından artık o kadın özgürlük kelimesinden bile irite olacaktır. Çünkü kafeslenmiş ve erkeğin ruhuna bürünmüş durumdadır.

Artık erkek ahlaklı ise, yalan söylemiyor, ilkeli ve işi gücü varsa, o adamın yanındaki kadın çok şanslı oluyor demektir yine Türk toplum aile yapısına göre.

Demokratik aile içinde kadın da aktiftir. Ve erkek kadar o da dışardaki yaşam içinde kendisini var edebilir. Bedeni üzerinde söz hakkı sahibidir. Kaç çocuk doğuracağına veya hiç doğurmayacağına, öğrenim ve eğitimine ne zaman noktayı koyacağına kendisi karar verebiliyor… Ve aile içi şiddet, cinsel istismar yok denecek kadardır.

Türk aile yapısıyla, demokratik toplumlara ulaşmak için, özgür-eşit -bilimsel eğitim gerekli öncelikle ve siyasal yapının kadınların önündeki engelleri kaldırması gerekiyor en acil tarafından.

Bahar KIZIL

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: