Yandaş medya yalan haberlerle hekimleri hedef gösteriyor!

Dr. Ali Şeker, hekimleri karalayan “Karnında Bant Unutulan Kadın” yalan haberini Meclis gündemine taşıdı

Birçok ulusal ve yerel medya kuruluşu tarafından yayınlanan “Karnında bant unutulan” kadın haberinin yalan olduğunun ortaya çıkması üzerine konuyu RTÜK’ün bağlı olduğu Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy’a yönelttiği soru önergesi ile Meclis gündemine taşıyan CHP İstanbul Milletvekili Dr. Ali Şeker, “Bilimsellikten uzak, hekimleri ve sağlık çalışanlarını hedef gösteren, araştırmacı habercilik ve etik ilkelerine uymayan bir biçimde sunulan bu haber, çöken sağlık sisteminin yarattığı sorunlar karşısında hedef tahtasına hekimleri oturtan kasıtlı ve yanlı bir yayındır. Tıpkı sağlık çalışanına şiddeti olağanlaştıran diğer yayınlar gibi” dedi.

Geçtiğimiz günlerde yayınlanan haberde sezaryen ameliyatı sırasında karnında bant unutulduğunu iddia eden ve bu sebeple karnındaki çocuğundan vazgeçmeye zorlandığını belirten bir hasta ile avukatının ifadelerine yer verilmişti. Hasta, bir önceki sezaryen ameliyatı sırasında karnında unutulan bant nedeniyle şiddetli ağrılar çektiğini, hali hazırda devam eden gebeliğinin de bu nedenle sonlandırılmak istendiğini anlatıyordu. Avukatı ise müvekkilinin karnında bant adı verilen yabancı cismin unutulduğunu, bunun doktorların ihmali olduğunu, müvekkilinin ve bebeğinin hayatını tehlikeye attığını, fiziki ve manevi acılara yol açtığını ifade etmişti. Hasta ve avukatı ameliyatı gerçekleştiren hekim aleyhine suçlayıcı ifadeler kullanmışlardı.

Haberde bilinçli bir dezenformasyon ve bilgi kirliği olduğunu söyleyen Şeker, “Haberde bir bant ifadesi geçiyor. Ama bu bant haberi yapan muhabirin, düzelten kontrol eden editörün, haber müdürünün bildiği bant değil. Bahsi geçen ‘bant’ tıbbi bir terim olan ‘amniyotik bant’ı ifade ediyor. Amniyotik bant, gebelik kesesi oluşumunda kese içerisinde gözlenen bir gelişme bozukluğudur. Hastanın daha önce gerçekleştirdiği sezaryen ameliyat ile ilgisi yoktur. Hal böyle iken basın yayın kuruluşlarının ve özellikle de yandaş medya olarak ifade edilen havuz medyasının bu yalan haberi gerekçe göstererek Türk hekimlerine yönelik cahilce ve düşmanca bir tutum sergilemesi, hekime ve sağlıkçılara yönelik şiddetin arttığı, hatta ölümle sonuçlandığı günümüzde kabul edilebilir bir tutum değildir” diye konuştu.

Komisyon Başkanı “Sopalık Başhekimler” demişti
TBMM Sağlık, Aile, Çalışma ve Sosyal İşler Komisyonu Başkanı Şenel Yediyıldız’ın katıldığı bir yayın sırasında ‘Bu başhekimler sopalık’ ifadesini kullandığını hatırlatan CHP’li Şeker, “Daha önce de TRT’de yayınlanan Kuklagiller dizisinde doktora şiddeti olağan görüp mizah konusu yapan yayınlara şahit olduk. Ancak bu tür yayınlar ve söylemler toplumdaki kutuplaşmayı arttırarak hekime, sağlıkçıya şiddeti körüklemekte. Gerçek habercilikle ve basın etiği ile hiçbir ilgisi olmayan bu habercilik ve yayıncılık anlayışı kamuoyunu hekimlere ve sağlıkçılara karşı kışkırtma gibi bir sonuca yol açmaktadır. Çöken sağlık sisteminde yaşanan sorunlar karşısında hedef tahtasına hekimleri oturtan yanlı ve kasıtlı yayınlara derhal son verilmelidir.” dedi.

Türkiye “Uydurma” Haber Sıralamasında Dünya Şampiyonu!

CHP’li Şeker Oxford Üniversitesi Reuters Enstitüsü tarafından yayınlanan 2018 ‘Dijital Haberler Raporu’na göre Türkiye’nin incelenen 37 ülke arasında % 49 gibi bir oran ile ben çok sahte yani uydurma haber ile karşılaşan ülke olduğunu belirterek “Yalan haber yapmayı alışkanlık haline getiren medya kuruluşları Türkiye’yi yalan haber konusunda dünya şampiyonu yaptı. Havuz medyasının gerçek habercilik ve basın etiği ilkelerini tekrar hatırlaması ve bu yönde yayınlar yapmaya başlaması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

Şeker aşağıdaki sorulara yanıt istedi:
1. İlgili haberi servis eden ve yayınlayan basın kuruluşları hakkında herhangi bir işlem yapılacak mıdır?

2. Bilimsellikten uzak, hekimleri ve sağlık çalışanlarını hedef gösteren, araştırmacı habercilik ve etik ilkelerine uymayan bir biçimde sunulan bu haberin hekimlere yönelen şiddeti arttıracağı, toplumda hekimlere yönelik olumsuz bir propagandaya sebep olacağı açıktır. Bu tür propagandaların tekrarlanmaması ve üzücü olaylara yol açmaması için ne gibi tedbirler alınması düşünülmektedir?

3. İlerleyen zamanlarda benzeri yalan haberlerin önüne geçebilmek ve halkın gerçek haber alma özgürlüğünü teminat altına almak için ilgili meslek odalarından görüş alınması konusunda bir düzenlemeye gidecek misiniz?

4. Yalan haber yapmayı alışkanlık haline getiren medya kuruluşları Türkiye’yi yalan haber konusunda dünya şampiyonu yaptı. Yalan haber konusunda dünya şampiyonu olunmasında sorumluluklarınızı yerine getirmemenizin payı olduğunu düşünüyor musunuz?

Türk Tabibler Birliği (TTB), konuyla ilgili detaylı açıklama yaparak haberi yalanlamıştı.

TTB tarafından yapılan açıklama şöyle:

‘BİLGİSİZLİĞİN VE HAYAL ÜRÜNÜ GEREKÇELERİN HEKİMLİĞİ YIPRATMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ’

“Dün itibarı ile birçok medya kuruluşu aracılığı ile kamuoyuna karnında ameliyat sonrası bant unutulduğunu ifade eden bir hasta ve avukatının görüntüleri yansımıştır. Hasta karnında unutulan bant nedeniyle şiddetli ağrılar çektiği ardından oluşan gebeliğinin ise bu nedenle alınmak istendiğini, avukatı ise karnında bant adı verilen yabancı cismin unutulduğunu bununda müvekkilinin ve bebeğinin hayatını tehlikeye attığını, fiziki ve manevi acılara yol açtığını ifade etmiş, daha önce ameliyatı gerçekleştiren hekim aleyhine suçlayıcı ifadeler kullanmışlardır.

Gerçek anlamıyla Amniotik Band Sendromu bebeğin içinde yüzdüğü amniyon sıvısı adı verilen sıvıdan yoksun rahim bölgelerinde plasenta ( bebek ile rahim arasında kan yoluyla besin alış verişini sağlayan yapı- bebeğin eşi) ve amniotik zar ( bebeğin çevresini saran kese) kalıntılarının bebeğe yapışması ya da dolaşması ile oluşan ve bebekte fiziksel sakatlıklara neden olabilen bir durumu ifade etmektedir. Toplumda görülme sıklığı 1200 ile 15000 de birdir.

Kendiliğinden meydana gelen düşüklerde bu durumun görülme sıklığı 56 da bire çıkar. Rahimde amniyotik bant oluşumunun nedeni henüz bilinememektedir. Fakat bu duruma sebep olabilecek faktörler olarak ilk gebeliği 25 yaşından önce olmak, rahim anomalileri, erken dönem gebelik iltihapları, bebeğin içinde yüzdüğü sıvının azlığı ve rahim içi kanama sıralanabilir.

Bu nedenle hasta ve avukatının ifade ettiği gibi karında bant unutulma gibi hayal ürünü bir durum mümkün değildir. Amniyotik bant doktor tarafından yapılan müdahaleler sebebiyle oluşan bir tablo değildir. Karın bölgesine yapılan cerrahi girişimlerde bant adı verilen bir malzeme kullanımı söz konusu değildir.

Bu olayın kamuoyuna basın yoluyla bilimsellikten uzak, hekimleri hedef gösteren, araştırmacı habercilik ve etik ilkelerine uymayan bir biçimde sunulmasını hekimlere dönük şiddetin bir parçası olarak görüyor ve kınıyoruz.

Bu olayla ilgili hukuki süreci başlattığımızı kamuoyu ve meslektaşlarımızla paylaşmak istiyoruz.”

gazetelink

Gazetelinkleri ve Güncel Medya Haberleri

Sitemizi Sosyal Medyada takip etmek istermisiniz?