Zorbalığın resmi! / Tülay YILDIRIM EDE - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Zorbalığın resmi! / Tülay YILDIRIM EDE

Zorbalığın resmi! / Tülay YILDIRIM EDE
Yorum Yap

Zorbalığın resmi!

Yine ilginç ve bir o kadar da sinir bozucu bir olayla karşı karşıyayız. Olay şöyle:

75 yaşındaki Ali Şahin adlı vatandaş kahvede arkadaşlaıyla sohbet ediyor zaman zaman. Elbette siyaset de konuşuluyor. Sonra kahveye daha önce hiç görmedikleri bir adam gelmeye başlıyor ve bir süre sonra da Ali Şahin, cumhurbaşkanına hakaretten dolayı gözaltına alınıyor. Hakaret etmediğini iddia etse de. Sonra kendisine denetimli serbestlik veriliyor. Denetimli serbestlik bürosuna gidince eline bir kağıt tutuşturuluyor ve şok oluyor kendisine verilen ceza karşısında.

24 kitaptan oluşan bir liste konuyor önüne. Cezası, her hafta kitaplardan birini okuyup özetini çıkartmak!

Peki kitaplar arasında ne mi var? “Bir Liderin Doğuşu Recep Tayyip Erdoğan” ve çokça İslami kitaplar ile Kuran.

Bu alenen dayatmadır, zorbalıktır! Diyelim ki Şahin ateist, mecbur mu İslami kitapları zorla okuma zorbalığına maruz kalmaya? Hani dinde zorlama yoktu? Hani bu din zorlamaya tabi tutup nefret etmek için değil sevdirmek/kucaklamak için vardı? Bakara Suresi 256. Ayette geçen “Dinde zorlama yoktur” ibaresini ezip geçmektir bu! “Kolaylaştırınız, zorlaştırmayınız, müjdeleyiniz, nefret ettirmeyiniz” diyen İslam peygamberini de çiğnemektir bu! Alenen bir bağnazlık, yobazlık örneği!

Diyelim ki Şahin AKPli değil. Mecbur mu Erdoğan’ın hayatını okumaya? AKPli olmamak ve siyaset konuşmak neden suç bu ülkede? Kimse eleştirilemez, dokunulmaz değildir. Güzel olan takdir edilir, yanlış olan ise eleştirilir. Birbirimizi eleştireceğiz ki daha güzele yol alalım. Peki konu AKP olunca neden bu cümleler havada asılı kalıyor?

Kitaplar arasında hükümete yakın Güneş gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Turgay Güler, Akit gazetesi eski yazarı Faruk Köse, Hürriyet gazetesinin hükümete yakın yazarı Abdülkadir Selvi de bulunuyor. Zorla bir siyasi görüşü dayatmadır bu! Üstelik Avrupa sözleşmesinin 8 ve 9. Maddeleri ile anayasanın muadil maddelerine aykırıdır bu yapılan ve hukukçuların yorumuyla “Birini inanmadığı bir politik yayını okumaya zorlamak vicdan, kanaat, düşünce özgürlüğüne ve özel yaşama saygı ilkesine uygun olmaz”

Bu ülkede her inançtan insanlar yaşıyor. Keza bir inancı olmayanlar da. Aynı zaman da birçok değişik siyasete sahip insanlar mevcut.

Kimse aynı dine inanmak veya bir dine inanmak zorunda değil!
Kimse aynı siyasi görüşe sahip olmak zorunda değil!
Kimse fikrini beyan etti diye zorbalığa, adaletsizliğe maruz kalmak zorunda değil!

Ancak devlet herkese eşit davranmak zorunda! İster kendi görüşünden olsun, ister karşı görüşten!

Adalet sistemi özgür olmak zorunda! Adalet kimsenin tekelinde değil! Ne din ne de siyaset hakkaniyetin önüne geçmemeli! Aksi halde böyle zorbaca tablolar bitip tükenmez!

İlle de okutacaksanız, “Evrensel İnsan Hakları Beyannamesi”ni okutun mesela. Hatta önce kendiniz okuyun ki, belki nasiplenir de böyle zorbaca kararlara imza atmazsınız!

Tülay YILDIRIM EDE

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: