Öcalan'ın 'tarafsızlık çağrısına' iktidar, muhalefet ve gazetecilerin yorumları... Kim, ne dedi? Hepsi bu haberde... - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

Öcalan’ın ‘tarafsızlık çağrısına’ iktidar, muhalefet ve gazetecilerin yorumları… Kim, ne dedi? Hepsi bu haberde…

Öcalan'ın 'tarafsızlık çağrısına' iktidar, muhalefet ve gazetecilerin yorumları... Kim, ne dedi? Hepsi bu haberde...

Öcalan’ın ‘tarafsızlık çağrısına’ iktidar, muhalefet ve gazetecilerin yorumları… Kim, ne dedi? Hepsi bu haberde…
Yorum Yap

HDP’ye oy veren Kürtler AKP’yi destekleyecek mi, bu destek yeni bir sürecin açılmasını sağlayabilir mi?

Öcalan’ın çağrısına iktidar kanadının ve muhalefetin yorumları…

Gazeteciler bu çağrıyla ilgili köşelerinde neler yazdı, ne yorumlarda bulundu? Hepsi haberimizde…

Ali Kemal Özcan’ın “Yerli ve milli bir şahsiyettir” diye nitelendirdiği Öcalan’ın mesajını paylaşması sonrası tartışmalar sürüyor. Bu mesaj nasıl karşılık buldu, kimler ne dedi ve Kürtlerin oyunun rengi değişecek mi? Şimdi herkes bu soruların yanıtını merak ediyor.

Doç. Dr. Ali Kemal Özcan, 23 Haziran seçimlerine iki gün kala Abdullah Öcalan ile görüşerek HDP’ye “tarafsız olun” çağrısı yaptığı mektubu AA ve İHA aracılığıyla kamuoyuyla paylaştı. Özcan, mektupla ilgili bilgileri paylaşırken “Öcalan PKK lideridir, yerli ve milli bir şahsiyettir” ifadelerini kullanmıştı.

Bu mektupla ilgili ilk yorum Erdoğan’dan geldi. Erdoğan’ın ifadelerinden başlayarak kimler, ne söylemiş bakalım:

Erdoğan: Öcalan ve Demirtaş arasında liderlik mücadelesi var

Erdoğan, Öcalan’ın çağrısının ajanslara düşmesinin hemen ardından canlı yayında konuya ilişkin şunları söyledi:

HDP-PKK kanadında yaşanan savaş Öcalan Demirtaş kanadında ciddi bir kavga yaşanıyor. Daha da ileri gideyim dağ da bu işin içinde. Daha da ileri giderim Avrupa da bu işin içinde. Öcalan kendi ittifakını kaçırtmak istemiyor. Öcalan’ın sert açıklamaları var. Demirtaş’tan hesap sormaktan dağdan hesap sormaya kadar. Öcalan, siz benim arkamdaysanız siz kendi tarafsızlığını ortaya koymalısınız gibi bir anlayışı var. PKK’nın bir kanadı CHP adayını destekliyor, bir kısmı üçüncü yol diyor. O da yeni çıktı. Hamd olsun Binali Yıldırım’ın böyle bir şeyi yok. Ancak bu noktada değerlendirmem olur: Burada bir liderlik mücadelesi var. Bu liderlik mücadelesinde Demirtaş’a ve dağa mesajlarını veriyor. Terör örgütünün dağda listesini yapıp Meclis’e gönderdiği milletvekilleri sizin hangi yaranıza merhem oldu. Özellikle Kürt kardeşlerime bir mesaj olarak, bu oyuna gelmeyin diyorum. PKK’nın desteğinden beslenen bu partilere destek vermeyin.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu: Hiçbir ayrım yapmadan, bütün vatandaşların oyuna talibiz

Öcalan’ın mektubuyla ilgili soruları yanıtlayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu: “Gündeme kim getiriyor? Bizim gündemimizde yok, hiç yok. Bizim gündemimizde bir yerel seçim var, İstanbul seçimleri var. Biz, İstanbul seçimlerinde hiçbir ayrım yapmadan, bütün vatandaşların oyuna talibiz. Biz, herhangi birisinin telkinleriyle siyasal görüşümüzü, dünya görüşümüzü değiştiren bir parti değiliz. Bizim görüşümüz belli. Biz adaletten, hukuktan yanayız”

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli: Öcalan’ın açıklaması ile HDP’nin şimdiye kadar yürüttüğü siyaset birbiri ile örtüşmektedir

HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, İstanbul seçimleri konusunda verdikleri kararda herhangi bir değişiklik olmadığını ve Ekrem İmamoğlu’nu destekleyeceklerini açıkladı. Eş Başkanlar, “Erdoğan’ın AA’ya etik dışı bir şekilde sızdırılan bu metin üzerinden partimizi ve Sayın Öcalan’ı karşı karşıya getirmeye çalışması, siyasette ne kadar pragmatist davrandığını ve çaresiz kaldığını da göstermektedir” dedi.

Devlet Bahçeli: Öcalan HDP’nin istismarına müdahale etti

“İmralı’da ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını çeken teröristbaşı anlaşılan odur ki, HDP’nin istismarına müdahale etmek, hatta önüne geçmek maksadıyla tarafsızlık çağrısı yapmıştır… Teröristbaşının mektubu, HDP’nin vahim sapmasına, zillet ittifakına verdiği rezil desteğine itirazın, tepkinin ve bundan duyduğu rahatsızlığın eseri ve sonucudur”

Doğu Perinçek: ABD’nin adayını zayıflatmaya yönelik bir müdahale

Vatan Partisi lideri Doğu Perinçek, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın ‘tarafsızlık’ açıklamasını “Türk Devleti elindeki Abdullah Öcalan’ı devreye sokarak, ABD’nin adayını zayıflatmaya yönelik bir müdahalede bulunuyor. Üstelik oyları Binali Yıldırım’a yönlendiren bir çağrı da yok.” sözleriyle yorumladı.

ABD’nin Öcalan’ın çağrısından rahatsız olduğunu iddia eden Perinçek, buna gerekçe olarak ise ‘PKK’nın CHP’ye oy çağrısı yaptığı’ yönündeki iddialarını gösterdi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener: Anlaşılıyor ki mitili İstanbul’a değil İmralı’ya sermişler!

Bize “İllet”, “zillet”, “terörist” dediler, Allah’ım sen ne büyüksün ahımızı duydun. Ne oldu Binali Bey gitti Pe Ke Ke açılımı yaptı. İmralı’dan mektup geldi. O da yetmedi küçük ortak PKK açılımı yaptı.

Bize “PKK ile el sıkıştı” diyenler… Siz ne iyi insanlarsınız İYİ Partililer sahtekarlara ayna tutmaya, yüzlerindeki maskeleri yırtmaya vesile oldunuz.

Barzani’nin kafasındaki konfetilerin ardından Öcalan’ın kafasından konfeti temizleyecekler. Önce hakaret ettiler bugün yalvarıyorlar. İstanbul’da yaşayan herkesin gözünün önünde oluyor bunlar. Herkes bu tiyatroyu 23 Haziran günü bozacak inşallah.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu: Nereden nereye!

Karamollaoğlu, Öcalan’ın mektubuyla ilgili yapılan son tartışmalara dair sosyal medyada hesabından bir video paylaştı.

23 Haziran’da yapılacak İstanbul seçimlerine çok az bir süre kala siyasi arenada tartışmalar artmaya başladı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu da sosyal medyadan paylaştığı ‘Nereden nereye’ adlı videoyla, son tartışmalara gönderme yaptı.

AKP’li Metiner: “Kürtler tam da bu kritik süreçte AK Parti’yi destekleyerek yeni bir siyasi sürecin açılmasına katkı sağlayabilirler”

Eski AKP Milletvekili Mehmet Metiner, Star gazetesindeki köşesinde “HDP’li Kürtler kimi dinleyecek?” başlıklı bir yazı kaleme aldı.Metiner, yazısında şunları kaydetti:“Öcalan’ın ‘tarafsızlık’ çağrısına karşılık Kandil/HDP yönetiminin CHP adayında ısrarı Öcalan için verilen ölüm fermanı niteliğindedir. Cumhurbaşkanımızın dediği gibi bu kavga Öcalan ile Demirtaş arasındaki bir iktidar kavgasıdır. Lakin unutulmasın ki Cumhurbaşkanımızın Demirtaş derken kastettiği ABD güdümündeki Kandil’in kendisidir.Şimdi merak edilen konu şu: HDP’li Kürtler yıllar yılıdır ‘Serok/Başkan’ olarak kabul ettikleri Öcalan’ı mı dinleyecekler yoksa Öcalan’a komplo kuran ve onu yaşayan bir ölüye dönüştüren Kandil/HDP yönetimini mi? Kanaatim o ki taban önemli oranda Öcalan’ı dinleyecektir.Her halükarda HDP içinde bundan sonra ciddi bir ayrışma ve tartışma yaşanacaktır. Öcalan CHP’ye karşı AK Parti’yi, AK Parti’ye karşı CHP’yi destekleyin çağrısında bulunmuyor. Tam tersine Kürtleri CHP’nin payandası kılmaya ve kendini de İmralı’ya gömmeye çalışan ABD projesine dikkat çekerek bu oyunu tarafsız kalarak bozmaya çağırıyor. Bence HDP’ye oy veren Kürtler tam da bu kritik süreçte AK Parti’yi destekleyerek yeni bir siyasi sürecin açılmasına katkı sağlayabilirler.İşte o zaman her şey çok daha güzel olacaktır.”

Eski MHP’li Yaşar Okuyan: Çıkan oyuncu Bahçeli, giren oyuncu Öcalan

Maç 90 dakika… 89. dakikada çıkan oyuncu Devlet Bahçeli, giren oyuncu Abdullah Öcalan…

HDP Milletvekili Garo Paylan: Erdoğan ve Bahçeli; Selahattin Demirtaş ve HDP’lileri “Abdullah Öcalan’ın talimatına uymamakla”

Erdoğan ve Bahçeli; Selahattin Demirtaş ve HDP’lileri “Abdullah Öcalan’ın talimatına uymamakla” suçluyor.Aynı Erdoğan ve Bahçeli; Selahattin Demirtaş ve binlerce HDP’liyi, PKK’li olmak ithamıyla cezaevinde rehin tutuyor.

Sözcü yazarı Deniz Zeyrek: HDP PKK’dan talimat alsın mı almasın mı?

“…Her ne kadar 1999’dan beri İmralı cezaevinde tutulsa da zaman zaman dışarı ile bağlantısı tamamen kopsa da Öcalan örgütün tartışmasız lideridir.

Suriye’deki YPG, İran’daki PJAK ve Kandil’deki HPG, Öcalan’ı siyasi önderi olarak kabul etmektedir.
Türkiye’de örgütü ve lideri Öcalan’ı övmek, bilerek yardım etmek, propagandasını yapmak, örgütün ve liderinin talimatlarını aleni bir şekilde yerine getirmek, açıklamalarını yaymak, ceza kanunlarımızda vatandaşlar, Anayasamızda siyasi partiler açısından soruşturma gerektiren ağır bir suç sayılıyor.Yıllardır, adli soruşturmalarda ve siyasi tartışmalarda HDP’ye ve HDP’lilere “Öcalan’dan, Kandil’den (PKK’dan) talimat alıyorlar” suçlaması yöneltiliyor. Örgüt liderinden “Sayın Öcalan” diye söz edilmesi dahi birçok ağır cezalık davaya konu oluyor.

★★★

Abdullah Öcalan’ı mektubundaki o çağrıyı yapma konusunda yönlendiren, mektubun İmralı’dan çıkarılmasını, basın ve akademi üzerinden kamuoyuna duyurulmasını sağlayan iktidar, büyük ihtimalle HDP tabanında bir ikilik yaratıp, geniş çaplı bir “seçim boykotu” için kapı aralamak istiyor. Bu çerçevede “HDP’liler Binali Yıldırım’a oy vermeseler dahi İmamoğlu’nu desteklemekten vazgeçebilirler” diye düşünülüyor.

HDP seçmenleri yarın yapılacak seçimlerde Öcalan’ın “tarafsız kalın” çağrısına uyar mı uymaz mı kestirmek zor. Şu ana dek HDP’den yapılan açıklamalar, öyle olmayacağını gösteriyor.
Seçime üç gün kala yapılan bu manevra, HDP’lileri boykota ikna edemeyeceği gibi, başta MHP tabanı olmak üzere Binali Yıldırım’ın seçmen tabanından önemli bir kesimi boykota yönlendirebilir.

★★★

Normal şartlar altında, hem devlet kurumları, hem iktidardaki siyasi partiler, HDP’nin Öcalan’ın dediğinin tersini yapmasını demokratik siyasetin gelişmesi açısından olumlu görebilir, hatta bu tavra büyük destek verebilirdi. Ancak, 31 Mart öncesinde HDP’yi PKK’nın “izdüşümü”, “uzantısı”, “taşeronu” ilan eden, partinin PKK’dan talimat aldığı iddiasını dilinden düşürmeyen AK Parti ve MHP’nin, bugün terör örgütünün lideri Öcalan’ın talimatını yerine getirmiyor, hatta aksi davranıyor diye HDP’yi eleştirmesi büyük bir tezat oluşturuyor.
Hukuk devletlerinde, bu konularda net bir tavır alınır ve o tavır siyasi parti çıkarlarından bağımsız şekillenir. “Düşmanımın düşmanı dostumdur” yaklaşımı siyaseten işe yarayabilir ama devlet politikası açısından tamir edilemez sorunların kaynağı olabilir.

O nedenle bu konuda da karar vermek lazım: HDP PKK’dan talimat alsın mı almasın mı?”

Duvar Gazetesi yazarı Ali Duran Topuz: “Ele alınan kaya mı lokma mı bilmek o kadar kolay olmuyor”

“Kürt lokması, Kürt kayası” başlıklı yazısında şunları söyledi:

“Siyasetin ortasında büyük bir kaya var, Kürt kayası. İstanbul seçiminin orta yerine Kürt kayası oturdu. Demokrasi isteyenlerin Kürtlerle iş birliği içinde olması gerektiği hayli zaman önce iyice anlaşılmıştı, şimdi diktatörlük isteyenlerin de aynısını yapmaya mecbur olduğu iyice anlaşıldı. Dahası, belediye başkanlığı isteyenler de aynı mecburiyetle karşı karşıya…

Çözüm süreci denilen şey, Kürt kayasını eline alıp rakipleri saf dışı bırakma fikri ile Kürt lokmasını kolayca yutma fikri arasında gelgitlerle yürütüldü. Beni destekledikçe can ciğer din iman millet kardeşimsin, kendi bildiğini yaptıkça hain, terörist, vatan millet düşmanı. Son etap, 7 Haziran seçimlerinden sonraki etap, Türkçü İslamcı ittifakın bir lokmada yutarım seni Kürt şiarlı koalisyonuyla geçildi. Gel gelelim, lokma boğazda tahribat yaptı, tahriş etti. Kolay lokma değil kaya olduğu anlaşıldı yine. “Başkanlık” modelinin getirdiği yüzde 50 artı bir mecburiyeti, iktidarın kendi kendisine koyduğu ve Türkçü-İslamcı ortaklıkla kolay aşılmayacak bir baraj haline geldi. Etme bulma dünyası. Barajın arkasında biriken su öyle korkutucu hale geldi ki, ne birilerinin Kürdistan demesi ne Kürtçe cümle kurmaya çabalaması gerilimi tahliye edecek bir akar bulduramadı. O zaman, Roma’da oyun bitmez, “Öcalan kartı” oyuna sürüldü.

Oyunun en son epizotu, düzenleyicilerini kabustan kurtarmayacak kadar alelacele ve gerçeklerden kopuk bir sezon finali niteliğinde.

Kısaca: Öcalan’dan İstanbullu Kürt seçmenin kafasını karıştıracak bir açıklama alma fikrine dayanıyordu oyun. Avukatlarla gelecek mesajın, önce “muhataplarına” yani en azından HDP’ye ulaştırılması, ardından açıklanması gerektiği, bunun “İmralı teamülü” olduğu bilinmiyormuş gibi yapıldı. Muhataplar, açıklamayı gördükten sonra, “Biz zaten üçüncü yolda gidiyoruz. Stratejik pozisyon olarak iki ittifakla da işimiz yok esasen. Taktik olarak aldığımız Türkçü-İslamcı koalisyon karşıtı kararımız da değişmez” diyebilirdi. Bu ihtimali engellemek için cin fikirli bir yola baş vuruldu: Bilgilendirilme koşulları tamamen kendi taraflarından belirlenen Öcalan’a mutat olmayan bir ziyaretçi gönderilerek, “yorumlanmamış açıklama”nın kamuoyunca duyulması sağlandı. Üstelik söz konusu ziyaretçi, kısa sürede siyasette yeni aktör, yeni bir kanaat önderi, yeni bir akil insan olarak sunulmak istenince, beklenmedik komplikasyonlar çıkıverdi. Yeni aktör, yaygın izlenen bir TV kanalında, “Öcalan isyan lideridir” ve “yerli ve millidir” görüşlerini açıklayınca, vitrin ömrünü başlamadan bitirdi. Besbelli yeni aktör, iktidarın resmi ya da yarı resmi ajansları kadar “devlet dili”ni ve “kaya-lokma” ikiliğini bilen biri değildi, hayallerin sosyolojisi ile gerçeklerin hukuku örtüşemedi.

“Kürdistan” deyip kayayı eline almak, sonra “Kürdistan diye bir yer yok” deyip lokmayı yutuvermek metin üzerinde kolay duruyor, sahnelemede de sanki işe yarıyor gibiydi 7 Haziran öncesine kadar. Ama işte kurduğunuz oyun iyice kabak tadı vermeye başladıktan sonra, ele alınan kaya mı lokma mı bilmek o kadar kolay olmuyor.”

Ümit Zileli: Cumhur İttifakı, tüm milletin gözleri önünde İmralı ile bi güzel ortaklık kurmuş oluyor mu?

AKP’li Cumhurbaşkanı’nın söylediği aslında çok açık:

–Kürt asıllı seçmen onlara da oy vermesin yeter!..
Böylece Cumhur İttifakı, tüm milletin gözleri önünde İmralı ile bi güzel ortaklık kurmuş oluyor mu? Takdir seçmenin tabii!..

Ancak, seçime iki gün kala yapılan bu atak gerçekten işe yarar mı şüpheliyim… Muhalefet partileri ve kamuoyu da seçime iki gün kala ortaya konan bu “gösteriyi” piyasa deyimiyle “satın almadı” gibi görünüyor!..

Yılmaz Özdil: “Bana sorarsanız, Apo bile üzülmüştür bunların haline…”

Özdil’in geçmiş seçimleri hatırlattığı yazısı şöyle:

Bu seçim Türkiye’nin “beka” seçimidir diyorlardı, seçimi kazanmak için Apo’dan mektup getirdiler iyi mi!

2010 referandumu öncesiydi…

Milliyetçi seçmenlerin oyu lazımdı, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, Meclis Tv naklen yayınlıyordu, 12 Eylül’de idam edilen ülkücü Mustafa Pehlivanoğlu’nun ailesine yazdığı son mektubu okudu.
….
Sesi titreye titreye okudu.
Sonunda hüngür hüngür ağladı.
Kameralar gözyaşlarına yakın çekim yaptı.

12 Eylül’le hesaplaşıyoruz ayaklarına yatıldığı için, idam edilen devrimci gençleri de ihmal etmedi, Necdet Adalı’yı anlattı, Erdal Eren’i anlattı, Şafak Türküsü’nü okudu, “beni burada arama anne, saçlarına yıldız düşmüş, koparma anne, ağlama” dedi, gene ağladı.★

2011 seçimi öncesiydi…

Muhteşem Yüzyıl dizisi başlamıştı, izlenme rekorları kırıyordu, Fransa soykırım kararı çıkardı, soykırım yok diyene hapis cezası getirdiler, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, Kanuni Sultan Süleyman’ın kendisinden yardım isteyen Fransa Kralı’na yazdığı mektubu okudu.
Bu mektup kısa süre önce Muhteşem Yüzyıl dizisinde konu edilmişti, Kanuni’yi canlandıran Halit Ergenç mehter marşı eşliğinde okumuştu.
Asrın liderimiz de kendi sesinden okudu…
Tbmm alkıştan yıkıldı.

Yalaka televizyonlar akşam ana haber bültenlerinde bu haberin üstüne mehter marşı döşediler.

2013 seçimleri öncesiydi…

Sayın hükümetimiz Pkk’yla masaya oturmuştu, Pkk tanık TSK sanık olmuştu, fetocu hakim ve savcılarla işbirliği yaparak memlekette herkesi korkutup sindirmişlerdi ama, şehit ailelerini susturmak mümkün olmuyordu, şak, asrın liderimiz Tbmm kürsüsüne çıktı, ağlamaklı ses tonuyla, şehit astsubay Serhat Gencer’in ailesine yazdığı son mektubu okudu…

Akp milletvekilleri hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.

Asrın liderimiz meclis balkonuna el salladı, balkonu dolduran goygoycular “Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tezahürat yaptı, Mhp o zamanlar Akp karşıtıydı, lafı evirdi çevirdi Mhp’ye getirdi, Chp’yle birlikte Mhp’yi yuhalattı.

2014 seçimleri öncesiydi…

Mısır’da darbe olmuştu, Mursi’yi tutuklamışlardı, Müslüman Kardeşler üyesi 17 yaşındaki Esma askerlere direnirken hayatını kaybetmişti, darbe kurbanlarının sembolüydü, şak, asrın liderimiz yandaş televizyonda canlı yayına çıktı, babasının Esma’ya hitaben yazdığı mektubu okudular.

Bu seçim Türkiye’nin “beka” seçimidir diyorlardı, Hdp seçmenini kafalamak için Apo’dan mektup getirdiler, devletin haber ajansı Anadolu Ajansı tarafından servis ettiler, asrın liderimiz yandaş televizyona çıktı, Apo’nun mektubunu filan yorumladı.

Bana sorarsanız, Apo bile üzülmüştür bunların haline…
“Vah vah” demiştir içinden, “Allah kimseyi bu hükümetin düştüğü duruma düşürmesin” demiştir!

Nagehan Alçı “Barzani’nin kanalında”, eski PKK’li Osman Öcalan “TRT’de” AKP ve Öcalan propagandası yaptı

Nagehan Alçı, Irak Kürdistan yönetiminin Barzanilere ait kanalı Rudaw’a konuştu. Alçı, Öcalan’ın mesajını ve aynı gün Türkiye’yi ziyaret eden Kürdistan Cumhurbaşkanı Neçirvan Barzani’nin ziyaretini değerlendirdi. Alçı, Barzani’nin ziyaretinin denk geldiği günün tarihe not düşeceğini zannediyorum diyerek “Öcalan’ın da devrede olacağı yeni bir siyasi sürecin başlayacağını” söyledi.

Abdullah Öcalan’ın kardeşi ve eski PKK’li Osman Öcalan ise hiçbir muhalif liderin çağrılmadığı TRT ekranlarından AKP propagandası yaparak Öcalan’ın çağrısına kulak verilmesini istedi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: