Son Dakika Haberler

Almanya bizi neden kıskansın? / Mehmet TANLI

Almanya bizi neden kıskansın? / Mehmet TANLI
Okunma : Yorum Yap

Almanya bizi neden kıskansın?

Almanya gerçekten batıyor mu?

“Dış güçler ve Almanya bizi kıskanıyor” iddiaları üzerine…

Almanya/ Mehmet TANLI yazdı:

Son günlerde Türkiye’de AKP yanlısı medya tarafından yayılan aslı astarı olmayan “Almanya bizi kıskanıyor, Almanya’da halk kuyruklarda, Almanya batıyor” gibi söylemler, yayınlar artınca uzun yıllardır Almanya’da yaşayan birisi olarak bu konuyu yazmaya karar verdim.
Öncelikle özellikle Almanya dışında yaşayan okurlarımız için belirtmeliyim ki bu konuda yazılan, çizilen, söylenen şeylerin hepsi yalan; iddiaların hiçbiri gerçeği ifade etmiyor. Bunu sorduğum Alman iş arkadaşlarım, milletvekili tanıdıklarım ise iddialara sadece gülüyorlar!

Türkiye Cumhuriyeti belki de kuruluşundan bu yana en büyük sıkıntılarla baş başa ve en büyük krizini yaşıyor.

Siyasal islamcıların 20 yıllık iktidarında toplumdaki kamplaşma, kutuplaşma artmış durumda. Ekonomik kötü gidişat, dar gelirlilerin durumu, yoksullaşma ile halkın alım gücü iyice düşmüş durumda. Aç yatan, intihar eden insanlar var artık Türkiye’de. TL’nin Dolar ve diğer para birimleri karşısındaki aşırı değer kaybı, iltimas, liyakat eksikliği ülkenin adeta belini bükmüş durumda.
Şimdi en son gelişme İçişleri Bakanlığı İBB’ye “terörist personel” çalıştırıyor iddiasıyla soruşturma açması…

Ne yazık ki geçmişte HDP’li belediyelere el konulurken TELE 1, Halk TV, Yol TV, Artı TV, Can TV, Düzgün TV ve birkaç başka ilerici medya organı dışında; sosyal demokratı, liberali, çevrecisi, hayvanseveri “menemen soğanlı mı güzel olur yoksa soğansız mı”yı tartışıyordu. Bugün AKP’nin İBB’ye el koyma, İmamoğlu’nu nötürleştirme girişimleri var ve yine bu insanlar “olacak iş değil bu” diyorlar.

Tüm bu olumsuzluklara rağmen AKP iktidarı gidişattan bazen muhalefeti, bazen de “dış güçleri” sorumlu tutup suçlayarak kendi medyasının da yardımıyla toz pembe bir Türkiye imajı ile günü kurtarmaya çalışıyor.

Dışardan Türkiye daha iyi gözlemleniyor

Ama artık mızrak çuvala sığmıyor. Bıçak kemiğe dayanmış durumda. AKP bambaşka bir siyasi parti ve takışmadığı kurum, kişi yok. Hukuk ayaklar altında artık ve ne yazık ki mahkemelerin bağımsızlığı tartışılıyor. Bir mafya babası çok kısa bir süre öncesine kadar akılları donduran itiraflarda bulunuyor, suçlamalar yapıyor, gündemi belirliyordu .

Biz “dışarda” yaşayan ama Türkiye’deki gelişmeleri anbean takip eden insanlarız; hem de özgür medyadan. Bu nedenle ortaya atılan iddialar nedeniyle iki ülkeyi kıyaslama durumumuz ve gerçekleri sizlere aktarma sorumluğumuz var.

“Gelelim Almanya bizi kıskanıyor, Almanya batıyor” masallarına. Bu resmen bir şehir efsanesidir. Yok böyle bir şey. Neden yok, sizlere bazı örneklerini tek tek yazayım.

Evet, Almanya’da da yakıta ve bazı gıda ürünlerine zamlar geldi ama bu halkın dar gelirli kesimini çok az etkiliyor.

“Batan bu ülke(!)” pandemide öğrenci başına ailelere 300 avro destek verdi ayrıca 18 yaşına basan her gence servet eşitsizliğini, uçurumunu kaldırmak için 20 bin avroluk destek planını hayata geçirmeye hazırlanıyor.

Almanya dünya çapında markaları olan, ekonomisi çok güçlü ama birisi Hitler faşizmi nedeniyle iki dünya savaşı yaşamış, çok acılar çekmiş, gelişmiş bir kapitalist ülke. Ancak Almanlar, özellikle ülkeyi yönetenler israfı, gösterişi hiç sevmiyorlar.
Sosyal medyada okumuştum; Almanya’daki makam aracı sayısı 9 bin, Türkiye’de ise 125 binmiş. Bu bir israf değil midir şimdi?

Burada da her şey dört dörtlük değil ama Almanya hala Avrupa’nın en çok yaşanmak istenen, en çok mülteci başvurusu yapılan refah ülkelerinden birisi.

Yandaş medya algı operasyonu yapıyor

ATV gibi bazı yandaş kanallar Almanya’da ‘kuyrukları’ gösterdi. Ama o kuyruklar iddia ettikleri gibi ‘yokluk’ kuyrukları değil, pandemideki aşı merkezlerinin ve seçimlerde oy atmaya gidenlerin kuyruklarıydı. Daha 2 gün önce de Cumhurbaşkanı Erdoğan ise bir canlı yayında ‘Almanya’nın Batışı’ belgeselini izledi ve zaman zaman gülerek tepki verdi.

Sevgili okuyucularımız; sadece Mercedes, BMW ve Volkwagen gibi firmaların değeri tüm Türkiye’nin milli gelirinden daha fazla. Almanya, İngiltere, ABD, Fransa gibi gelişmiş ülkeler hiç öyle kolay kolay batmaz ama belki refah seviyeleri ve dünya pazarlarında, ticaretinde aldıkları pay düşebilir.

Sosyal devlet işliyor

Almanya’da şu pandemi döneminde bile hükümet 3 ayrı miktarı, trilyonlarca avro olan paketler açtı, işyeri sahiplerine hibe etti, yardımlar yaptı. Alman havayolu Lufthansa, TUİ gibi dev turizm firmalarına geçici ortak olarak, kredi açarak batmaktan ve binlerce emekçiyi işsiz kalmaktan kurtardı.

Almanya o kadar zayıf, cazibesi olmayan bir ülke olsa neden bu kadar mülteci, iş arayanlar ilk tercihlerini Almanya’dan yana kullanıyor? Bu arada Almanya’ya iltica başvurusu yapanlar arasında Türkiye’den gelenler, Suriyeli ve Iraklıların ardından 3. sıraya yükseldi. Sadece üç yıl için de 10 bine yakın hekim buraya gelmiş; daha sırada bekleyenleri saymıyorum! Bir yıl içinde Türkiye’den Almanya’ya 10 bin 784 kişi iltica başvurunda bulunmuş (Kaynak Federal Göç ve İltica Dairesi)…

Avrupa’ya ve özellikle de Almanya’ ya inanılmaz bir beyin göçü var. Ülkesinde rahat, mutlu, huzurlu olan hiç kimse topraklarını terk etmez, başka coğrafyalara göçmez. İşte bunlar acı gerçekler!

Yine Almanya’da yakında asgari saat ücreti 12 Avro olacak.

İşsizlik parası, kira eğitim yardımı, pandemide kaç kez -yukarıda da yazdım gibi- var olan çocuk parasına ek olarak çocuk başı 300’er avro destek primleri verildi. Ortalama maaş 2000-2500 avro arası. 1 kilo kıyma 5 avro, 1 kilo kuzu pirzola 15 avro civarında. Çok mu şimdi bu rakamlar maaşınıza göre?

Ülkemiz de suçsuz insanlar, siyasetçiler yıllardır hapislerde çürütülüyor.

Ülkeyi kuranlara yönelik itibarsızlaştırılma devam ediyor.
‘Onların’, Laik Cumhuriyetin ilk yıllarında ülkeyi inşaa dönemlerinde gerçekleştirdiği çığır açan reformların, hakların birer birer yok edilmesi , kurulan önemli fabrikaların satılması ya da kapatılması, hepsi bunların dönemine denk geldi.

O güzel ve önemli ülke Türkiye, adeta aynı bir firma gibi yönetiliyor.

Türkiye’de bugün maalesef işporta siyaset yapılıyor.
Lafla, sloganla, algıyla, yalanla dolanla, vaatle ülke yönetiliyor.
Tek dertleri sembolik ve popülist yaklaşımlarla algı yaratıp iktidarlarını uzatmak.

Ekonomik açıdan ülkenin dar gelirlileri zor durumda; iflas eden, masraflarını karşılayamayan esnaflar… TV’lerden izliyoruz. Uyansın artık bu partinin oy verenleri!

İmamoğlu bu işten güçlenerek çıkacak

Aslında son İstanbul seçimleriyle bitti AKP’nin işi. Şu anda da CHP’li belediyelere kumpas kurulmaya çalışılıyor. Özellikle Ekrem İmamoğlu’nun ve İBB’nin üzerine çok gidiliyor. Bir kişi tarafından atanmış bir bakan, milyonlarca İstanbullunun oyunu almış İmamoğlu’na iftira atıyor. Bizim halkımız bunu yutmaz, yemez bence. Bunların hiç getirisi yok. Tam tersi, bu asılsız suçlamalar İmamoğlu’nu güçlendirecek, halk ona sahip çıkacaktır.

AKP’liler onca yanlış iş yaptılar ki iç ve dış politikada hangisini sayalım hiç bilmiyorum!

Kurulması hayalden öte olamayan S-400’leri aldılar; milyarlar çöpe gitti. Yalanla ülke yönetmek! Ama nereye kadar? Türkiye’nin kaderi midir bu?

Ben bu yazımda kırk küsür yıldır “dışarıda” yaşayan, bir kamu kurumunda çalışan, yerel siyaset ve gazetecilik yapan bir yurtsever kardeşiniz olarak bu ‘dış güçler’ ve ‘Almanya bizi kıskanıyor’ gibi içi boş söylemler üzerine sizleri bilgilendirmeye çalıştım.

Coğrafya asla kader olmamalı.
Her şey sebebi yönetimlerdeki becerisizliklerde.
Dostlar, ülkeyi yönetenleri seçerken iyi düşünün ne olur!
Türkiye’nin iç acıtıcı durumu burada bizleri de gerçekten çok üzüyor inanın.
Türkiye’de yaşayanlara an itibarıyla kalpten sabır, kuvvet, mücadele azmi, umut ve mutluluk dolu yarınlar diliyorum.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)