Son Dakika Haberler

Baldır bacak gezdirmen şunu! / Murat ÖZPOLAT

Baldır bacak gezdirmen şunu! / Murat ÖZPOLAT
Okunma : Yorum Yap

Baldır bacak gezdirmen şunu!

Doğa ana tüm güzellikleri verdi ona ve mükemmel anatomisiyle bir kız çocuğu açtı gözlerini hayata ama hesapta olmayan bir şey vardı. “Eyvah!” dedi doğa ana, yaşlı dinozorlar vardı bu coğrafyada. Bir bir solduracaklardı gülüşlerini, gaspedeceklerdi hayallerini, örselenecekti narin bedeni. Ağlıyordu doğa ana.

İlk adımlarını atmaya başladı pirinç dişli çocuk. Misafirlik günleri başlamıştı artık. İlk, evdeki yaşlı dinozor keşfetti “edep” denen yeri. “Ört” dedi, “Gelin ört! Baldır bacak gezdirmen şunu!” Bezlenirken erkek çocukları çıkarıldı odadan, yaşlı dinozor sırtını döndü. Hiçbir şeyden habersiz gülüyordu pirinç dişli çocuk, ayak parmağını emiyordu.
Blu çağına geldi pirinç dişli çocuk, adı “kız” oldu. Regl olduğunda utandı. “İffet” diye kutsal bir madalyon taktılar boynuna. Sonra erkeğin egemenliği fısıldandı kulağına. Hiçbir zaman evin bir ferdi olmayacaktı. Bir yerlerde onu bekleyen bir dinozor yavrusu vardı ve evdeki yaşantısı yalnızca bir stajdı. Edep yeri görünmeden oturup kalkmayı öğrettiler önce. Sonra sesli gülmemeyi, saçları ıslak gezmemeyi.
Birileri onu istemeye geldi. İstemek! Adı bile iğrençti, “insan istemek” neydi?
Nereye aitim diye sorgulamaya başladı pirinç dişli çocuk, insan kocaman olunca yeni anne babalar mı edinir? Onu neyin beklediğini düşünürken etrafına baktı. Doğduğu günden beri beklenen gün gelmişti, hayatı başkalarına devredilecekti. Annesinin deyimiyle “kuş yuvadan uçuyordu” artık. Herkesin yüzü gülüyor, eltiler, görümceler mutfakta kikirdiyor, yaşlı dişi dinozor “o artık bizim kızımız” diyordu. Onlar da kadındı ama örf adet, gelenek görenek adı altında dayatılan hizmetkarlık ve biat sistemi ile ellerinden alınan birey kimliklerinin ve acınası hallerinin farkında bile değildiler.
Evlendi pirinç dişli çocuk, adı kadın oldu. Nihayet ‘kutsal emaneti’ sahibine teslim etmişti. Komşu dinozorlar ‘hayırlı olsun’a geldi, notlar verildi. Gururla sergiledi onu yaşlı dinozor. Dinozor yavrusunun ağzı kulaklarında başını annesine verdi, annesi başını okşadı: “oğlum, kıymetlim”… “Aman gelin hizmetinde kusur etmeyesin” mesajı verildi. Ne dinozor yavrusu annesine ne annesi yavrusuna laf ettirmedi, yine yalnızdı pirinç dişli çocuk. Belki de onu en çok babası sevdi. En çok da onu özledi. Kadının kadına yaptığının farkındaydı artık, babasının şefkatli kolları için neler vermezdi.
Doğa ana hıçkırıklar içinde yavrularını izledi. Her biri ayrı yerde, ayrı ayrı acılar çekti. “Kişi” olarak gönderdiği çocukları, “dişi” olmuştu dinozorların elinde. Üzerlerine birçok sistem kuruldu. Küfürler türetildi uzuvlarından. Tüm hakları elinden alındı, kimi zaman ego tatmin aracı, kimi zaman aciz bir erkeğin komplesklerinin kurbanı oldular.
Dünyayı var eden sevgi ve merhamettir. Kadın bu olgularla donatılmış bir mucizedir ve genlerin tanrısıdır, bu yüzden de mükemmeldir.
Ataerkil toplumda itibar görmeyen kadınlardır aslında dünyanın var oluş sebebi.
Ve kadından doğmuş olmamızdır asıl ironi!
Hepiniz pirinç dişli çocuktunuz….

Murat Özpolat

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri