Son Dakika Haberler

Cindoruk: ‘Ret’ oyu verdiğim 1961 Anayasası’na dönelim

Cindoruk: ‘Ret’ oyu verdiğim 1961 Anayasası’na dönelim
Okunma : Yorum Yap

Hüsamettin Cindoruk: “Temeli, ‘ret’ oyu verdiğim 1961 Anayasası’na dayalı yeni bir Anayasanın hayata geçmesini diliyorum”…

Cindoruk, “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen Başkanlık sistemiyle birlikte halk iradesinin rejimin dışına çıktığını belirterek tepkisini “Yazılı hukuk yok, karar organı yok, Meclis komisyonları çalışmıyor, ‘Külliye Organı’ diye bir organ ortaya çıkmıştır. Meclis nadasa bırakılmıştır. Köhne bir demokrasiye gidilmektedir” sözleriyle dile getirdi.

TBMM eski Başkanı ve Milli Merkez Başkanı Hüsamettin Cindoruk, İstanbul Hilton Otel’de Milli Merkez tarafından düzenlenen ve Milli Merkez Yönetim kurulu üyeleri ile basın mensuplarının katıldığı toplantıda “‘Ret’ oyu verdiğim 1961 Anayasası’nın getirdiği geniş özgürlüklerin yeniden ortaya çıkmasını temenni ediyorum. İçerisinde senato olan bir Anayasaya ihtiyaç vardır. Temeli 1961 Anayasası olan yeni bir Anayasanın hayata geçmesini, tartışmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

Oda TV’den Şenol Çarık’ın aktardığına göre “Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi” adı verilen Başkanlık sistemiyle birlikte halk iradesinin rejimin dışına çıktığını belirten Cindoruk, tepkisini “Yazılı hukuk yok, karar organı yok, Meclis komisyonları çalışmıyor, ‘Külliye Organı’ diye bir organ ortaya çıkmıştır. Meclis nadasa bırakılmıştır. Köhne bir demokrasiye gidilmektedir” sözleriyle ortaya koydu.

“Temeli 1961 Anayasası olan yeni bir Anayasanın hayata geçmesini temenni ediyorum”

27 Mayıs 1960 İhtilali döneminde Adnan Mendereslerin avukatlığını yapan Hüsamettin Cindoruk, “Türkiye’nin patrona ihtiyacı yok. Güçlü, saygın bir devletiz. Devletimizin patronu, kurucu organımız Türkiye Büyük Millet Meclisi’dir. Kuvayı Milliye ateşini yeniden canlandırarak, anayasal sistemimizi, 1920’nin kurucu modeline yerleştirmek ve demokrasi, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve insan onuru yönünden 1961 Anayasası’nın gerisinde kalmayan, kesin kuvvetler ayrımına dayanan, her kademede denetlenip, hesap sorulabilen bir yeni siyasal yaşamı inşa etmek zorundayız.

‘Ret’ oyu verdiğim 1961 Anayasası’nın getirdiği geniş özgürlüklerin yeniden ortaya çıkmasını temenni ediyorum. İçerisinde senato olan bir Anayasaya ihtiyaç vardır. Temeli 1961 Anayasası olan yeni bir Anayasanın hayata geçmesini, tartışmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

1961 Anayasası’nın özellikleri nedir?

1960 hükümet darbesinden sonra hazırlanarak 9 Temmuz 1961’de kabul edilen 1961 Anayasası olarak bilinen anayasa değişikliği, 1924 Anayasası’nı yürürlükten kaldırmıştır. 1961 Anayasası, genç subayların yaptığı 27 Mayıs askeri müdahalesinin ardından, 37 yıllık bir dönemde gelişen politik yaşamın ve özellikle de çok partili siyasi ortamın ihtiyaçlarına daha iyi cevap verebilecek bir anayasaya gerek olduğu düşünülmüştür. Bu anayasa Soğuk Savaş dönemine aykırı olarak özgürlükleri arttıran bir anayasa olduğu söylenir ancak birçok hukukçu bu özgürlüğü kullanacak mekanizmaların getirilmediğini söyler. .

6 Ocak 1961’de MBK ve Temsilciler meclisi’nden oluşan Kurucu Meclis kuruldu. Daha sonra Enver Ziya Karal ve Turhan Feyzioğlu başkanlığında Kurucu Meclis’e bağlı 20 kişilik bir anayasa komitesi kurularak yeni anayasa için çalışmalara başlandı. 20 kişilik Komisyon’da Emin Paksüt, Muammer Aksoy, Turan Güneş, Tarık Zafer Tunaya, Coşkun Kırca, Amil Artus, Doğan Avcıoğlu, Münci Kapani, Mümin Küley, Ragıp Sarıca, Bahri Savcı, Celal Sait Siren, Mümtaz Soysal, Cafer Tüzel, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Abdülhak Kemal Yörük, Sadık Aldoğan, Nurettin Ardıçoğlu, Hazım Dağlı vardı.

9 Temmuz 1961’de halkın oyuna sunularak oylamaya katılanların %60.4’ü tarafından kabul edilmiştir. 1982 Anayasası’na kadar yürürlükte kalmıştır.

1961 Anayasası ile, Güçler ayrılığı sağlanmıştır: (Yasama-Yürütme-Yargı)

Yasama gücü: Cumhuriyet Senatosu ve Millet Meclisi olmak üzere iki meclistir.

Yürütmenin dışında bağımsız yargı organları kurulmuştur.

Yasamadan çıkan yasaların anayasaya uygunluğunu kontrol eden Anayasa Mahkemesi kurulmuştur.

Yürütmenin, yönetimin tüm eylemleri, kararları anayasal bir kuruluş olan Danıştay denetimine verilmiştir. Yani TBMM egemenlik hakkını kullanan tek organ olmaktan çıkıp Anayasa’da sözü edilen yetkili organlardan biri olmuştur.

Kişinin temel hak ve özgürlükleri Anayasa ile güvenceye alınmıştır.

1961 Anayasası ile tam bir parlamenter sisteme geçilmiştir.

Demoratik, sosyal ve hukuk devleti anlayışı gelmiştir:

Demokratik devlet anlayışı: Çoğulcu Demokrasi ilkesi benimsenmiştir. Yani çoğunluğun yönetim haklarının sınırı azınlığın temel haklarıdır. Bununla birlikte TRT ve üniversiteler özerkleşmiş, siyasi partiler vazgeçilmez olmuştur.

Sosyal-demokratik devlet anlayışı (Sosyal Demokrasi): Ekonomik ve sosyal haklar tanınmıştır. İşçilere grev hakkı tanınmış, işci ve memura sendika kurma ve toplu sözleşme hakkı verilmiştir. Devlet Planlama Teşkilatı kurulmuştur.

Hukuk devleti anlayışı: Anayasa Mahkemesi kurulmuştur. Yasama yorumu kaldırılmıştır. Hakimlik teminatı getirilmiştir. Kuvvetler ayrılığı vardır ve yargı bağımsızlaşmıştır. Danıştay’ın görev alanını daraltan Askeri Yüksek İdare Mahkemesi kurulmuştur.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri