Son Dakika Haberler

Çocuk kitabı yazmak…/ Salih BOLAT

Çocuk kitabı yazmak…/ Salih BOLAT
Okunma : Yorum Yap

Çocuk kitabı yazmak…

Salih BOLAT yazdı:

Bu satırları bir şair olmanın ötesinde ve dışında, eğitim bilimleri doktorası yapmış bir bilim doktoru olarak yazıyorum

Yayınlanmış on şiir kitabım ve beş de düzyazı kitabım var. Bu kitapların yayınlanma sürecinde çeşitli yayınevleri ile ilişkim oldu. Yayınevlerinden bazıları çocuk kitabı (öykü, masal vb.) da yazmam konusunda ısrar etti. İşte, çocuk kitaplarının çok sattığını, bana ciddi ekonomik katkısı olacağını falan öne sürdüler. Özellikle maddi durumumun epey kritik olduğu zamanlarda, bu önerilere sempatiyle baktığım oldu ama hiçbir zaman çocuk kitabı yazma girişiminde bulunmadım. Ama 1980’li yıllarda, TRT TV’de Adile Naşit’in sunduğu “Uykudan Önce” adlı programda okuduğu masallardan bir kısmını ben yazmıştım.

O zamanlar (bugüne göre) daha farklı, daha objektif ve daha çağdaş anlayışla yönetilen TRT’de, okunacak masalların nasıl ciddi bir denetimden geçtiğine yakından tanık oldum. Öyle ya, çocuk dediğimiz birey, henüz değerleri oluşmakta olan, imgelemi henüz biçimlenen, ideolojisi oluşmamış bir toplumsal varlıktır.

1990’larda, Milli Eğitim Bakanlığı’nın kitap yayınlama konusunda karar veren kurulu olan “Talim ve Terbiye Kurulu”nun ilgili biriminin üyesi bir öğretim görevlisi dostum vardı. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayınlanmak üzere bir yazar tarafından hazırlanıp kurula sunulmuş bir çocuk şiirleri dosyasını okuyup rapor yazmamı istemişti. Kabul ettim. Çocuk şiirleri dosyasını aldım, dikkatle okudum; iki sayfalık bir rapor yazdım, kurul üyesi öğretim görevlisine ulaştırdım. Bir süre sonra beni arayan dostum, ilgili çocuk şiirleri kitabının, benim raporda önerdiğim gibi yayınlanmayacağını, kurulun farklı dünya görüşüne sahip (o zamanlar koalisyon hükümeti vardı) üyelerinin de raporumu çok beğendiklerini ve etkilendiklerini falan söyledi.

Raporumda, “kuşlar öttü cik cik/tren gitti çuf çuf” gibi çocuğu aptal yerine koyan ifadelerin şiir ile ilişkisinin bulunmadığını, tersine çocuklarda şiir nefreti yaratacağını falan öne sürmüş, kanıtlarla desteklemeye çalışmıştım.

Evet, son yıllarda çocuk kitabı yazmanın, epey popüler bir uğraş olduğunu görüyoruz. Doğru dürüst yazılmış, yani “çocuk” okurun özellikleri dikkate alınarak yazılmış olanlara bir diyeceğim olmayabilir. Ama yeteneksiz bir yığın şiir ve kurmaca yazarının para kazanmak için çocuk kitabı yazmaya yönelmesi, yayınevlerinin de bunu desteklemesi son derece tehlikeli bir durumdur. Biçim olarak çok basit görünen bu iş, anlam ve içerik düzeyinde oldukça ciddi toplumsal sonuçları olan bir ağır sorumluluktur. Örneğin Ankara Üniversitesi, Eğitim Fakültesi bünyesinde bir “Çocuk Edebiyatı Bölümü” bulunması, bu konularda sempozyumlar, tezler, araştırmalar yapılması boşuna değildir. Söz konusu çocuk kitabı yazan arkadaşların kaçı bu bölümün etkinliklerinden haberdardır, merak ediyorum.

Son günlerde, sosyal medyada dolaşan bir çocuk kitabı bana bu satırları yazdırdı. Daha önce de buna benzer “dehşet” metinleri okumuştum. Bu kitaplar örneğin Fransa’da yayınlansa (bu mümkün değil gerçi), onu yazan yazar, yayınlayan yayınevi falan çeşitli biçimlerde silinir giderdi. Elbette o kitapları çocuklarına satın alan ve okumalarını sağlayan ana-babalar da utançlarından yerin en dibinde dolaşıyor olurdu.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri