Covid-19: Mitler ve gerçekler/ Doğan Alpaslan DEMİR - Gazeteler, Haber Manşet, Son dakika Gelişmeleri

şişli escort

escort bayan

istanbul escort

avcilar escort

istanbul escort

istanbul escort

porno izle

porno izle

porno izle

porno izle

porno izle

bedava porno

bedava porno

hd pronolar

sexs hikaye

sexs hikaye

malatya escort escort malatya izmit escort kocaeli escort izmit escort sakarya escort avrupa yakası escort şişli escort ümraniye escort anadolu yakası escort '; } ?>
Son Dakika Haberler

Covid-19: Mitler ve gerçekler/ Doğan Alpaslan DEMİR

Covid-19: Mitler ve gerçekler/ Doğan Alpaslan DEMİR
Okunma : Yorum Yap

Covid-19: Mitler ve gerçekler


Yaşadığımız süreci az da olsa sorgulayan herkesin farkında olduğunu sanıyorum. Bilgi kirliliği virüsten daha hızlı yayılıyor ve onun kadar tehlikeli. İşin enteresan tarafı, 21. yüzyılın internet çağında bile referansa ve bilimsel yönteme dayalı bilgiye ulaşmak hiç kolay değil, belki daha zor. Oysa bilim dışı teorileri üretmek, anlatmak, inanmak/inandırmak her zaman çok kolay olmuştur. Mesela, çok az bilgiyle her türlü çetrefil soruna açıklık getirebildiğiniz izlenimi verebilirsiniz. İddialarınız pek çok kişi tarafından kolay kabul görür, alkışlanır, popüler medya kanalları önünüze açılır ve pohpohlanırsınız. Konuyla ilgili bilimsel makaleleri okumanız, hipotezleri değerlendirmeniz, referans kitapları okumanız gerekli değildir.

Malumatfuruşlar[i] hemen daima insanları uyarma, yardım etme hatta onları kurtarma gibi “kutsal” amaçlara hizmet ediyor görüntüsü verirler. Kelle paçacılar ve gargaracılar insanlara okumak, incelemek, araştırmak, tartışmak ve gerektiğinde örgütlenmek gibi zahmetli yöntemler asla önermezler. Verdikleri bilgiler var olan karmaşanın tüm çapraşık sorunları için bir cevap üretmektedir ve onlar bunların hepsini bilmektedir. Bilim dışı safsatalar, komplo teorilerinin temelini oluşturur ve onları besler. Bu tür teorileri geliştiren, savunan, yayan kişilere göre dünyayı değiştirmek olanaklı değildir ve “Her şey büyük, karanlık güçler tarafından dizayn edilmiştir ve bilim insanları bütün bu küresel karanlık güçler tarafından satın alınmıştır”. Sonunda bir an gelir, komplo teorilerinin rehaveti ile hipnotize olmuş, mitlerden ve hurafelerden medet uman, bilim düşmanı bir toplum dizayn ediliverir. Şubat ayı başında COVID-19 pandemisi üzerine bir yazı dizisine başladım. Bunu yazabilmek için binlerce bilimsel makale, laboratuvar raporları, WHO ve CDC başta olmak uluslararası ciddiyet ve saygınlığı olan veya siyasal/yönetsel öneme sahip kurumların açıklamalarını okudum.

Makalelerimde sistematik bir sıra izleme şansım olmadı; sürekli gündemin peşinde koşmak, yetişmek zorundaydım. Her yazımda malumatfuruşlar tarafından yayılan bilgilerin bir kısmına değinsem de toplumda hızla yayılan hurafe ve mitleri derli toplu yazma, açıklama fırsatım olmadı. Bu yazımın amacı COVID-19 pandemisi ile ortaya çıkan pek çok ucube iddiayı, bazı yanlış anlamaları ve bunlara karşı bilimin duruşunu anlatmak. Hazırsanız, buyurun, başlıyoruz.

Ortalama eğitim seviyesine sahip insanların, sosyal medyada, Whatsapp gruplarında dolaşan haberlere kolayca inanmalarının sebeplerinden biri de bilimsel bilgiye dayalı kuramların birbiriyle çelişiyor görüntüsü veren farklılıklarıdır. Tamamen bilimsel yönteme dayalı olarak üretilmiş bazı hipotezler arasındaki farklar, bilim insanlarının bu konuları yeterince bilmedikleri veya herkesin kendine göre yorumladığı kanısına sebep olmaktadır. Bu hipotezler, popüler olma amacı taşıyan bazı akademik unvanlı malumatfuruşlar ve medya tarafından manipüle edilerek topluma sunulmakta, toplumun bilime olan güveni zedelenmektedir. Bu yazımda elimden geldiğince bu yanlış ve eksik anlamalara da açıklık getirmeyi deneyeceğim.

Olabildiğince ayrıntılardan ve akademik terminolojiden kaçındım. Bu arada şunu belirtmeliyim: Bilimsel disiplinler durağan değildir, değişim ve kendini yenileme bilimin doğasında vardır. Bu nedenle aşağıdaki tezlerin mevcut bilimsel araştırmalara dayandığını, bunlarda bazı değişiklikler olabileceğini yazmak zorundayım. Kaldı ki bilginin mutlak doğruluğu sadece dogmaya dayalı inançlarda olur, bilimsel bilgide olmaz!

Mitler ve gerçekler:


1. COVID-19 virüsü deriye nüfus edebilir. Bu nedenle dışarıya çıkınca, alışverişte ve her tür sosyal ilişkide eldiven giyilmelidir.

YANLIŞ. Virüs cilt yoluyla bulaşmaz. Oysa eldiven üzerinde virüsün birikmesi mümkündür ve artan virüs yükü nedeniyle yüzünüze dokunduğunuzda hastalığın bulaşma riski artar. En iyisi el yıkamaktır.

2. Hamileler COVID-19 hastalığına yakalanırsa virüs anne karnındaki bebeğe geçer.

YANLIŞ. Gebeler bağışıklık sistemleri zayıfladığı için COVID-19 açısından risk grubundadırlar. Bu nedenle evde kalma, sosyal mesafeye uyma, ellerini yıkama konusunda dikkatli olmalıdırlar. Ancak her türlü tedbire rağmen gebe kadının COVID- 19 geçirmesi durumunda virüsün anne karnındaki bebeğe geçtiğine dair hiçbir kanıt gösterilmemiştir.

3. Virüs emziren kadınlarda anne sütü yoluyla bebeğe geçer.

YANLIŞ. COVID-19 geçiren annelerin sütünde virüsün olduğuna dair bilimsel veri bulunmamaktadır. Doğum yapan annelerin COVID-19 hastası olsalar bile emzirmeleri önerilmektedir. Virüs anne sütüyle bulaşmasa da anneden bebeğe damlacık yoluyla geçmesi mümkün olduğundan annenin maske takması, emzirme öncesinde ellerini yıkaması ve bebeği öpmemesi tavsiye edilmektedir.

4. Açık havada takım sporları yapılabilir.

YANLIŞ. Sosyal mesafeyi korumak şartıyla bireysel eksersizler için sorun olmayabilir. Ama açık havada virüsün bulaşma riski kapalı ortama göre 18 kat daha az olsa bile takım sporlarında bulaşma riski vardır. TAKIM SPORLARINDAN UZAK DURUN.

5. Virüs daha boğazdayken yeterince sıcak su içerseniz virüs etkisiz hale gelir.

YANLIŞ… Böyle bir iddianın doğruluğunu gösteren bilimsel kanıt yoktur.

6- Virüs bazı yiyeceklerle bulaşabilir. Çin’de de hastalık yarasa çorbası yüzünden çıkmış.

YANLIŞ. COVID-19 hastalığı salmonella gibi gıda kaynaklı bir enfeksiyon değildir. SARS- CoV-2 virüsü gıda maddeleri üzerinde çoğalamazlar. Ama gıda maddesi veya ambalajının yakın bir zaman önce hasta bir kişiyle teması olduysa hastalığın bulaşması mümkündür[ii]. Ayrıca yarasa çorbası Çin mutfağına ait bir yemek değildir.

7. Saunaya girmek virüsleri etkisiz hale getirir.

YANLIŞ. Bu iddiayı doğrulayan bir çalışma bulunmamaktadır.


8. Koku alma duyunuzu yitirirseniz COVID-19 hastalığına yakalandığınız anlamına gelir.

YANLIŞ. Birçok virüs enfeksiyonunda kişinin koku duygusunu geçici olarak yitirmesine rastlanmaktadır. Koku duyusunun kaybı COVID-19 için spesifik bir bulgu değildir.

9. Yaz aylarında sivrisineklerle virüs daha da yayılacak.

YANLIŞ. Sivrisinekler korona virüsünü yaydığına dair bilimsel kanıt yoktur.

10. Salgın yaz aylarında mutlaka azalacak.

YANLIŞ. Bunun doğruluğu bilinmiyor. Yayılma hızı kuzey yarıkürede biraz azalabilir. Bazı pandemilerin 1-4 yıl sürdüğüne dair tabloyu inceleyin.
11. Nefesinizi sorun yaşamadan ve göğüs ağrısı olmadan 10 saniye tutabilirseniz sizde COVID-19 yok demektir.

YANLIŞ. COVID-19 hastası genç hastalar 10 saniye ve üstünde nefeslerini tutabilir. Farklı sağlık sorunları olanlar ve yaşlılar COVID-19 olmasalar bile nefeslerini 10 saniye tutamayabilirler.


12. COVID-19 için test yaptıramazsanız Kızılay’a kan verin. Onlar nasılsa test yapıyorlar.


YANLIŞ. Kızılay alınan kanlarda COVID-19 testi yapmıyor.

13. Evdeki kapı kolları her gün dezenfektanlarla temizlenmelidir.

ABARTMAYIN. Evde bir COVID-19 hastası bakmıyorsanız ve dışarıdan eve kimse gelmiyorsa temizliği paranoyaya çevirmeyin.

14. Alkol bazlı el dezenfektanları virüse karşı su ve sabundan daha iyi bir koruma sağlar.

YANLIŞ. Su ve sabun virüsü etkisiz hale getirdiği gibi elden uzaklaştırır. Alkol bazlı dezenfektanlardan daha etkilidir.

15. COVID-19 virüsü, bulaştırıcılığı en yüksek virüstür.

YANLIŞ. Virüslerin bulaştırıcılıklarıyla ilgili aşağıdaki tabloyu inceleyin.

16. Bütün Dünya ülkeleri Türk bilim insanlarının ürettiği test kitlerinin peşinde.

YANLIŞ.


17. Hidroksiklorokin ve azitromisin ilaçlarının önceden alınması COVID 19 hastalığını önler. Fransa’da yapılan çalışmalar bunu doğrulamıştır. Hatta Zülfü Livaneli de bu konuda toplumu uyardı.

YANLIŞ. Koronavirüsler için bu ilaçlar deneysel kullanım aşamasındadır. Ağır hastalarda klinik gözlem altında kontrollü olarak kullanılmaktadır. Fransa’da hidroksiklorokin kullanımına ait çalışmada kaygı verici metodolojik hatalar bulunmuştur. Özellikle koruyucu olarak kullanılması durumunda ortaya çıkan ölümcül kalp ritim sorunları nedeniyle rutin kullanımı yoktur. Zülfü Livaneli‘nin kendi alanındaki çalışmalarını sürdürmesi bize daha çok katkıda bulunur.

18. Sarımsak, limon, propolis, kelle paça çorbası, zart otu ve zurt otu hastalığı önler.

YANLIŞ. Şimdiye kadar COVID-19 hastalığını engellediği kanıtlanan bu tip ürün tespit edilmemiştir.

19. Bizim orda bilici bir kadın var. Rüyasında peygamber efendimizi görmüş, “suya sumak atıp için” demiş. Biz her gün sumak katılmış su içiyoruz, hastalık bize gelmez.

GÜLMEYİN, bunlara inanan çok insan var ülkemizde. Meraklıları videoyu izleyebilir:  TIKLAYIN


20. Dışarıdan eve gelince tüm kıyafetler çıkarılıp derhal makinaya atıp sıcak suyla duş alınmalıdır.

ABARTMAYIN: Temizlik iyidir ama paranoyaya çevirmeden. Yoğun bir kalabalığa korunmasız girmediyseniz, COVID-19’lu bir hastaya yaklaşmadıysanız abartmayın.

21. Sosyal medyada, televizyonda pek çok profesör, doçent, uzman farklı şeyler söylüyor ama. Söyledikleri yanlış mı?

ÇOĞU YANLIŞ. Bilim insanları araştırmalarını televizyon kanallarında ve sosyal medyada değil bilimsel dergilerde yayınlarlar. Daha az televizyon seyredip daha çok kitap okumanız önerilir.

22. Kolloidal gümüş çözeltisi içmek hastalığı engelliyormuş.

YANLIŞ. ABD’de COVID-19 için kolloidal gümüş çözeltisi pazarlayan bir şirketin sorumluları halk sağlığını tehdit ve dolandırıcılıktan tutuklandı.

23. Yüksek doz C vitamini kullanımı koronavirüslere karşı koruyucudur.

BİLİMSEL ARAŞTIRMA YOK. Yatarak tedavi edilen hastalarda damar yoluyla C vitamini kullanımının tedavide yeri olduğunu gösteren çalışmalar bulunuyor. Ama yüksek doz C vitamininin hastalıktan koruduğuna dair şu anda KESİNLEŞEN bilimsel bir kanıt bulunmamaktadır. Doğal C vitamini kaynaklarının tüketilmesi sağlığınızı korumakta yardımcı olabilir. Bu yanlış bilginin yayılması nedeniyle piyasada C vitamini ilaçları tükenmiş durumdadır ve gerçekten ihtiyacı olanlar için ilaç bulunamamaktadır.

24. Tansiyon ilacı kullananlarda COVID-19 hastalığı ölüme sebep oluyormuş. Tansiyon ilacınızı bırakın.

YANLIŞ. ACE 2 inhibitörü tansiyon ilacı kullananların hastalığı daha ağır geçirdiği ve daha fazla ölüm vakası olduğu biliniyor. Hipertansiyon hastalarında COVID-19 hastalığından ölüm oranlarının niye daha yüksek olduğu henüz bilinmiyor. Bu durum Ace inhibitörü kullanan yüksek tansiyon hastalarını risk grubuna sokuyor. Ama tansiyon ilaçlarını bırakmanın daha ağır sonuçlara yol açması nedeniyle ilacın bırakılması kesinlikle önerilmiyor. Yüksek tansiyon hastalarının sosyal mesafe kurallarına daha çok özen göstermesi, ellerini sık yıkamaları ve evde kalmaları önerilir. TANSİYON İLACINIZI BIRAKMAYIN.

25. COVID-19 oldum, öleceğim.

YANLIŞ. COVID-19 hastalarının %85’i hastalığı çok hafif bulgularla geçirir. Kalp hastalığı, hipertansiyon, diabetes mellitus, kronik akciğer hastalığı, kanser vb. hastalığı olanlar, 65 yaş üstündekiler ve sigara içenler hastalığı daha ağır geçirmektedir. SİGARAYI BIRAKIN.

26. Salgınla mücadele için herkesten bağış toplanması doğru bir uygulamadır.

YANLIŞ: Dünyada altyapı yatırımlarında en fazla ihale alan 10 şirketten 5’i Türk şirketleridir. Devletin görevi, aşağıdaki tabloda gördüğünüz türden şirketleri ve benzerlerini vergilendirmek ve gereken bütçeyi temin etmektir.


27. COVID-19 yaşlılarda ağır seyreden, gençlerde ve sağlık sorunu olmayanlarda sorun yaratmayan bir hastalıktır.

YANLIŞ. Yaşlılarda ölüm oranının daha fazla olduğu doğru, nedir, virüs her yaştaki kişilere bulaşabilir, hastalığa sebep olabilir hatta olasılık daha düşük de olsa ölüme sebep olabilir. Sosyal yaşamına ve iş hayatına devam eden gençler ve çocuklar ise virüslerin yayılmasından öncelikle sorumludur. Geçtiğimiz günlerde kronik bir hastalığı bulunmayan Fransa’da 16, Amerika’da 13 yaşında iki gencin ölümüne tanık olundu.

28. Hepimiz aynı gemideyiz.

YANLIŞ. Çalışmak için dışarı çıkmak zorunda olmayanlar, hayatı 6-10 odalı villa evlerine sığdıranlar, en küçük bir şikayetinde test yaptırma olanağına sahip olanlarla; yoksullar, yeterli korunma ekipmanı olmadan çalışmak zorunda bırakılan sağlık emekçileri, toplu taşım araçlarıyla her gün işe gitmek ve elverişsiz koşullardaki fabrika ve atölyelerde çalışmak zorunda olanlar, yetersiz ve kötü beslenenler, mülteciler, huzurevlerinde kalabalık odalarda kalanlar, kapasitelerinin çok üstünde tutuklu ve hükümlü bulunan cezaevlerinde kalanlar, kalabalık evlerde yaşayanlar aynı gemide değillerdir.

29. Türkiye’de çok sayıda test kiti mevcut ve yeterince kişiye test yapılıyor.

YANLIŞ. Almanya haftada 500.000 kişiye test yapmaya başladı ve yine de ülkedeki bilim insanları tarafından bu sayının yetersiz olduğu iddia ediliyor. Türkiye toplam 100.000 test sayısına yeni ulaştı. Üstelik çok güvenilir kaynaklar ülkemize yurtdışından gelen testlerde çok sayıda hatalı negatif sonuç çıktığını belirtiyorlar. Türkiye ilk teşhis edilen vakadan haftalar önce günde 30.000-40.000 test yapmalıydı. (Şubat ayında 500.000 test kiti ihraç etmişiz.)

30. Komşum çok sağlıklı, o yüzden bugün onun evine kahve içmeye gittim. Sapasağlam kadından virüs kapmam elbette.

YANLIŞ. Kaparsınız. Hastalığı asemptomatik (belirti vermeden) geçirenler veya virüsü alıp kuluçka döneminde olanlar hastalığı bulaştırabilirler. Hastalığın bir pandemi halini almasının en önemli sebebi asemptomatik olanların hastalığı bulaştırıyor olmasıdır.

31. Türklerin genetik yapısı bizi hastalığa karşı koruyormuş. Deneysel Tıp Uzmanı Doç. Dr. Oytun Erbaş televizyonda açıkladı, bilimsel olarak kanıtlanmış.

YANLIŞ. SARS-CoV-2 virüsünün ırka dayalı bir seçim yapmadığı pek çok bilimsel çalışmayla ortaya kondu. Kaldı ki ülkemizde “Deneysel Tıp” adında bir uzmanlık bulunmamakta olup Oytun Erbaş fizyoloji uzmanıdır.

32. Küba, Rusya vb. ülkeler hastalığın ilacını bulduklarını açıkladılar.

YANLIŞ. Üzerinde çalışan pek çok etken madde var ve bunlardan bazılarının pre- klinik aşamasında olduğu, az sayıda ilaç adayının ise klinik çalışma aşamasına geldiği bildiriliyor. Sonuç olarak bu etken maddelerin ilaç olarak kullanılması için yıllar süren bir sürece ihtiyaç duyuluyor.

33. COVID-19 hastalığı geçirip iyileşenler tekrar hastalığa yakalanabilirler.

TARTIŞMALI. İyileşen hastaların “nüksetme” veya “yeniden enfekte olma” riski olup olmadığı belirsizliğini koruyor[iii]. Hastalığı geçirenlerin belli bir süre boyunca bağışık kaldığı biliniyor. Ama henüz hastalığı geçirenlerin ne kadar süre boyunca bağışık olabilecekleri konusunda kesin bilgimiz yok. Bilim insanları bu sürenin 3-6 ay arası veya daha fazla olabileceğini düşünüyorlar. Nedir, bu alandaki çalışmalar aşı ve tedavi konusunda da olumlu işaretler veriyor. Çünkü bağışık kişilerin kanlarından plazma ayrılarak ve başka kişilere enjekte edilerek plazma terapisi yapılması mümkün olabilir. Yine de bu çalışmaların henüz sonuçlanmadığını belirtmem gerekiyor.

34. Hastalığı geçirip iyileşenler hastalığı bulaştırmazlar.

YANLIŞ. Bunu kesin olarak bilmiyoruz. Bazı kişilerin iyileştikten sonra da hastalığı bulaştırdığı görülmüştür. Ama hangi orandaki kişinin ve ne kadar süre boyunca hastalığı bulaştırabildiği konusundaki çalışmalar devam ediyor.

35. COVID-19 geçirenlerin akciğerlerinde kalıcı hasar oluşuyor.

TARTIŞMALI. Bu konudaki çalışmalar çok yeni ve kesin bir çıkarım yapmak doğru değil. Hastalığın bazı kişilerin akciğerlerinde pulmoner fibroz oluşturduğu saptanmış olsa da bunun kalıcı olup olmadığı bilinmiyor.


36. COVID-19 hastalığı sadece akciğerlere zarar veriyor.


YANLIŞ. Virüs öncelikle akciğerlerde tutulum gösterse de beyin, göz ve perikard tutulumuna dair örnekler bulunuyor. Hastalık bazı kişilerde oldukça atipik seyrediyor ve sadece nörolojik veya kardiyak yakınmalarla başvuranlarda COVID-19 tanısı konan vakalar görülüyor. Bunun pratikteki önemi şu: Farklı ve ilgisiz gibi görünen tıbbi branşlardaki poliklinik bekleme salonlarında, hasta muayene odalarında ve kliniklerde yeterli tedbir alınmasına gerek duyulmaması nedeniyle hastalık bu alanlarda hızla yayılma olanağı bulabiliyor. Alınacak tedbirlerde, sağlık kurumlarına başvuran herkesin virüs taşıyıcısı olabileceği göz önüne alınmalıdır. Yine aynı nedenle son günlerde sıkça dile getirilen “temiz hastane” yani COVID-19 hastası olmayanlara ayrı hastane tahsis edilmesi fikri gerçekçi değildir.

37. Kedi köpek besleyenler COVID-19 hastalığına bağışık oluyorlarmış.

YANLIŞ. Böyle bir bilimsel veriye sahip değiliz. At kafadan bilgi yarışması!

38. Hastalık evcil hayvanlardan insanlara geçebilirmiş.

YANLIŞ. COVID-19 yayılmasının sebebi insandan insana bulaşmadır. Şimdiye kadar, evcil hayvanların hastalığı yayabileceğine dair bir kanıt bulunmamıştır[iv].

39. Ülkemizde okullar tam zamanında kapatıldı.

YANLIŞ. Okullar ülkemizde vaka görülmeden önce kapatılmalıydı. Bilim insanlarının bu konudaki ikazları ülkemizde ciddiye alınmadı.

40. Beş tane maske aldım, yıkayıp yeniden kullanabilirim.

YANLIŞ. Hiçbir maske yüzden çıkarıldıktan sonra tekrar takılmaz. Bazı özellikli maskelerin (N95 vb.) işlemden geçirilerek yeniden kullanılması için öneriler ve çalışmalar bulunuyor. Ama cerrahi maske olarak tanımlanan maskeler tek kullanımlıktır.

41. Doğaya kötü davrandık, çevreyi kirlettik, o da bizden COVID-19 ile intikam alıyor.

YANLIŞ. Çevreciler son zamanlarda bu iddiayı çok fazla dillendiriyorlar. Kulağa da çok doğruymuş gibi geliyor. Oysa bu iddianın, Katolik din adamlarının 14. yüzyılda dünyayı kasıp kavuran veba salgınının sebebinin insanların dinden uzaklaşması olduğunu söylemesinden hiç farkı yok. Kısaca söylemem gerekirse “insanın çevreyi kirlettiği için doğanın intikam alması” fikri antropomorfik bir takıntıdır. Karl Marks’ın deyişiyle ‘nesnel dünya onu algılayan insan zihninden bağımsızdır’.

42. Sağlık Bakanı 601 sağlık çalışanının enfeksiyona yakalandığını söylerken gözleri yaşardı. O da ne yapsın, hastalığın bu kadar bulaşıcı olduğunu bilmiyorlarmış. Hem Sağlık Bakanlığı sağlık çalışanlarının gereksinim duyduğu tüm koruyucu ekipmanları sağlamış.


YANLIŞ. Sağlık Bakanı’nın öncelikli görevlerinden biri sağlık çalışanlarının korunması için gerekli ekipmanın sağlamasıdır. Türkiye, COVID-19 salgınıyla, salgın başladıktan neredeyse iki ay sonra karşılaşmıştır. Bu iki ay içinde bilim insanları, TTB vb. sağlık meslek örgütleri defalarca Sağlık Bakanlığı’nı uyarmıştır. Kaldı ki Pandemi Bilim Kurulu bu konudaki tehlikeleri Sayın Bakan’a iletmiş olmalıdırlar. Sağlık çalışanlarının ihtiyaçları, gerekli ekipmanın sağlanması vb. problemleri iletmedilerse Bilim Kurulu üyeleri, ilettilerse Sağlık Bakanı için büyük bir ayıptır. Hastalanan, ölen sağlık çalışanlarının vebali gerekli önlemleri almayan yetkililere aittir. Sağlık çalışanlarının yetersiz ekipmanla çalıştığı eski Türk Tabipleri Birliği Başkanı Prof. Dr. Raşit Tükel tarafından aşağıdaki tabloyla gösterilmiştir.


43. Hastaları, risk grubundakileri, yaşlıları evde tutmak yeterli. Sağlıklı ve çalışan insanları evde tutmaya zorlamak ülkemizi ekonomik olarak zayıflatır.

YANLIŞ. Virüsü taşıyan kişilerin pek çoğunun hiçbir sağlık yakınması bulunmamaktadır. Kendilerini iyi hisseden bu kişilerin sokağa çıkması, işlerine devam etmeleri SARS-CoV2’nin yayılmasını hızlandırmaktadır[v]. Trollere gelirsek, gelmeyelim daha iyi.

44. Maske takalım mı takmayalım mı? Her kafadan bir ses çıkıyor. Ne yapacağımızı şaşırdık.

DOĞRU. Pandeminin başladığı ilk günden beri bu konuda farklı görüşler ileri sürüldü ve bu çelişkili iddiaların hepsi sağlam temellere dayanıyor. Farklı tıbbi disiplinler ve pandemi yöneticileri maske kullanımı konusunda önemli ve haklı kaygılar taşıyorlar. WHO (Dünya Sağlık Örgütü) başından beri herkesin maske kullanımına karşı çıktı. Bazı bilim insanları ise özellikle Asya ülkelerindeki deneyime dayanarak maskenin şart olduğunu ileri sürüyorlar. Maskeye karşı çıkanların açıkça söylemedikleri ama net olarak bilinen en önemli argüman şu: “Maske takılması zorunlu hale getirilirse sağlık personeli için yeterli maske bulunması mümkün olmayabilir.” Şu anda bile dünyanın dört yanında sağlık çalışanlarının yetersiz ekipmanla çalıştığı düşünülürse haksız değiller. Ama bilim bu şekilde çalışmıyor, bilimin önceliği maske takılması gerekli mi değil mi sorusudur. Maskeye karşı çıkanların iddiaları arasında maskenin bir tıbbi atık olduğu ve uygun olmayan şekilde atılmasının virüsün yayılma zincirini besliyor olmasıdır. Ayrıca maskelerin doğru takılıp çıkarılmadığı, kimlerin hangi tür maske kullanması gerektiğinin bilinmediği, sokaklarda tül gibi ince maske takanlar olduğu gibi sadece özel bazı tıbbi girişimler için kullanılan maskelerin halk arasında günlerce kullanıldığı görünüyor. İki santim sakalla maske takıp, sürekli maskeyi elleyip düzelterek, burun açık, maske var diye rahatça başkalarının yanına yaklaşan kişilerin yarardan çok zarar gördüklerini/verdiklerini söylemek zorundayım. Nedir, bu iddiaların tümü doğru olsa bile (ki doğru) kurallara uygun maske kullanımının hastalığın yayılmasını ve ölümleri azaltıp azaltmadığı sorularının cevabını vermiyor. Maskeler sağlık çalışanlarının erişimini engellemeyecek şekilde ve doğru muhafaza edilerek, uygun biçim ve süre kullanma, değiştirme, çıkarma, tıbbi atık kurallarına uygun olarak imha aşamalarına uyulabilecekse; kullanımı zorunlu hale getirilebilir. Sağlık Bakanlığı standartlara uygun maskelerin herkes tarafından ücretsiz veya çok cüzi bir ücretle teminini sağlamalı, doğru kullanımı konusunda yoğun bir eğitim ve denetim faaliyeti yürütmelidir. Ancak yaygın maske kullanımının o ülkenin kültürel alışkınlıkları ile ilişkili olduğunun, hatalı kullanımların yarardan çok zarar getireceğinin bilinmesi ve sahadan alınan geri bildirimlerin çok iyi değerlendirilmesi şarttır. Her şeyden önce maske kullanımının temel esasının kişinin kendini korumaktan çok, taşıyıcıların hastalığı başkalarına bulaştırmaması olduğu unutulmamalıdır. Standartlara uygun maske kullanımının yaygın olarak kullanıldığı ülkelerde fatalite hızının[vi] düştüğü açıkça gösterilmiştir.

New York Belediye Başkanı Bill de Blasio, salgınla ilgili düzenlediği günlük basın toplantısında, “New Yorklulara dışarı çıkarken yüzlerini ev yapımı yüz maskesi, atkı, eşarp, bandana gibi şeylerle kapatmalarını tavsiye ediyoruz.” diye konuştu. Bill de Blasio, öte yandan vatandaşları tıbbi maske kullanmaktan kaçınmaları için uyararak, hastanelerdeki sağlık çalışanları için maske yetersizliğine yol açabileceği endişesini dile getirdi.

45. İnternetten nano yıkanabilir yüz maskesi sipariş verdim.

YANLIŞ yapmışsınız. Kullanmayın.

46. Ortalık felaket tellalı dolu. Önümüzdeki 1-2 yılda kaç kişinin öleceğini bildiklerini iddia ediyorlar. Kendilerini müneccim sanıyorlar galiba.

YANLIŞ. Epidemiyoloji bir bilim dalıdır ve epidemiyoloji uzmanları müneccim değildir. Sahadan ve laboratuvarlardan alınan bilgiyi ve pandeminin siyaset, ekonomi dünyası tarafından nasıl manipüle edildiğine, hükümetlerin hangi tedbirleri nasıl aldığına bakarak ülkeler, bölgeler ve tüm dünya için modellemeler hazırlarlar. Bu modellemelerde pandeminin kaç kişinin ölümüne sebep olacağı konusunda yaklaşık ama doğruya çok yakın rakamlar verilebilir. Küresel siyasetin ve hükümetlerin bu pandemiyi nasıl kötü yönettiklerine bakarak önümüzdeki 18 ayda, dünyamızda kaç milyon kişinin COVID-19 nedeniyle öleceğini söylemek müneccimlik değil bilimdir[vii].

47. COVID-19 havada uzun süre asılı kalıyormuş ve hava yolu ile bulaşıyormuş.


YANLIŞ. SARS-CoV2 virüsünün ideal koşullarda ve aerosol oluşması halinde 3 saat havada asılı kalabildiği gösterilmiştir. Ama bu durum virüsün saatler boyunca hastalık yapma özelliğinin devam ettiği anlamına gelmez. COVID-19 havayolu ile değil enfeksiyona maruz kalan kişilerin öksürerek, hapşırarak ve konuşarak yaydıkları damlacıklar ile bulaşır. Virüsler her koşulda havada 3 saat asılı kalsaydı dünyanın çevresinde 3 tur atardı. Ama sosyal mesafenin korunma imkanı olmayan bazı tıbbi girişimlerde ve asansör gibi dar ve sıkışık alanlarda konuşma veya hapşırma yoluyla aerosol oluşabilir. Bu yüzden özellikli tıbbi işlemlerde N95 gibi profesyonel korunma ekipmanları kullanılmaktadır. Asansörlerde sosyal mesafe korunamadığı için asansör olabildiğince kullanılmamalıdır.


48. Koronavirüslere karşı dezenfeksiyon tüneli geliştirmişler. Yakında seri üretime geçip kamu kurumları ve sağlık kurumlarına yerleştirilecekmiş. Çok akıllıca bir buluş.


YANLIŞ ve tehlikeli. Dezenfeksiyon tüneli adı verilen bu araç enfeksiyon hastalıkları ve viroloji uzmanlarının incelemesinden geçmediği gibi iddia edildiğinin tersine virüsün yayılmasına sebep olabileceği düşünülmektedir.

49. Bu dönemde mutlaka destekleyici mültivitamin takviyesi almak lazım.

YANLIŞ. Doğru olanlar evde kalmak, müzik dinlemek, kitap okumak, film izlemek, dil öğrenmek, eksersiz yapmak, sigara içmemek, alkol alımını çok azaltmak, iyi/doğru beslenmek, uyku düzenine dikkat etmek; ilaçlar hastalar içindir.

50. Gripten veya diğer hastalıklardan çok daha fazla kişi ölüyor. COVID-19 çok abartılıyor.

YANLIŞ. Abartılmıyor. COVID-19 ABD’de mart ayı sonuna kadar en çok ölüme sebep olan hastalıklar arasında 3. sıraya yükseldi. Kısa zaman sonra ilk sıraya çıkacağından kimse şüphe duymuyor.

51- 2018 yılında çekilen bir sinema filminde koronavirus enfeksiyonu anlatılıyor. Demek ki önceden biliniyormuş bu salgının olacağı. Bu virüsün bilerek üzerimize salındığının en açık delili budur.

YANLIŞ. SARS-CoV2 virüsü koronavirüs ailesinin 2019 Aralık ayında tanımlanmış yeni üyesidir. Koronavirüsler 1960’lı yılların başından beri viroloji uzmanları tarafından tanınmaktadır. Corona virüsler (CoV), hafif düzeyli soğuk algınlığından şiddetli solunum sıkıntısına kadar farklı tablolara neden olan büyük bir virüs ailesidir. COVID-19 hastalığının etkeni olan SARS-CoV2 virüsü bu ailenin yeni üyesidir. Bu benzeri komplo teorilerine inanmayın ve yayılmasına katkıda bulunmayın.

52. Çoluk çocuk, kayınvalide ve kayınçolarla iki araba toplanıp Bodrum’a geldik. Mis gibi temiz hava, hem burada korona morana da yok.

YANLIŞ yapmışsınız. İtalya’da bu yaptığınıza engel olunamadığı için hastalık daha fazla yayıldı ve daha fazla cana mal oldu. Tatil yörelerine olan yoğun göç pandemi yönetimini en çok zorlaştıran etmenlerden biridir. Konunun ayrıntılarına burada girmeyeceğim ama şu kadarını söylemeliyim: Çinliler olsaydı sizleri ambalajlayıp dolaba kaldırırlardı.

53. Güney Kore sokağa çıkma yasağını çok katı uygulamadığı halde hastalığı kontrol altına aldı. Demek ki çok da gerekli değil sokağa çıkma yasağı.

YANLIŞ. Güney Kore başta test uygulamasını çok yaygın olarak kullanarak ve tespit edilen vakaların çevresinde tam bir izolasyon çemberi kurmasıyla başarılı oldu. Testi pozitif olan kişilerin ismini vermeden semtini, sokağını, 15 gün içinde gezdiği, girip çıktığı yerlerin bilgilerini vererek buraların dezenfekte edilmesini ve oraya girenlere test uygulamasını sağladı. Herkese semtlerinde, işyerlerinde çıkan vakalarla ilgili cep telefonuna mesaj gönderildi. Test merkezlerini hastane dışında ve mobil çalışacak şekilde geniş bir alana yaydı. Evlerinde karantinaya alınan kişilere dezenfektan, tıbbi malzeme, ilaç ve yiyecek maddeleri paketler halinde eve gönderildi. Demek ki neymiş!

54. Erkeklerde hastalığa bağlı ölüm kadınlardan daha yüksek.

DOĞRU. İtalya’da erkeklerdeki ölüm oranı kadınlardan yaklaşık 2-3 kat fazla. Diğer ülkelerde de erkek ölümleri daha fazla. Bununla ilgili olarak ortaya atılan pek çok hipotez var. Östrojenin kadınları koruduğu hipotezi pek rağbet görmüyor. Olası sebepler arasında erkeklerde sigara içme oranının yüksekliği, erkeklerin daha az el yıkaması[viii], sakal ve bıyıkların enfeksiyon riskini arttırması, erkeklerin kalabalık çalışma ortamlarında daha çok bulunması gösteriliyor. Ama en önemli sebebin erkeklerdeki hipertansiyon ve kalp hastalığı oranlarının kadınlardan daha yüksek olması düşünülüyor. SİGARAYI BIRAKIN, YÜRÜYÜŞ YAPIN, SAKAL VE BIYIKLARINIZI KESİN.

55. Virüsler tahta, cam, metal üzerinde saatlerce/günlerce kalabiliyor ve hastalığa sebep olabiliyormuş.

DOĞRU VE YANLIŞ– SARS-CoV2 virüsü ortam ısısı, nem derecesi, hava akımı, aydınlatma vb. koşullara bağlı olarak saatler ve günler boyunca varlığını sürdürebilir. Ama bu koşulları sağlamanın güçlüğü ve zaman geçtikçe virüslerin hastalık yapma kapasitelerinin çok azalması nedeniyle günlük yaşamda çelik, plastik vb. yüzeylerde kalma süresi değer taşımamaktadır. Ancak dış ortamda ellediğiniz her şeyin kirli olduğunu varsaymak ve elleri yıkamak bu salgını durdurmak için elzemdir.

56. Evde ıslak zeminleri temizlemek için bir yığın pahalı dezenfektan aldım.

PARANIZA YAZIK. Yüzey temizliğinde en etkili ve ucuz yöntem 1/10 seyreltilmiş çamaşır suyudur. Seyreltilen çamaşır suyu 24 saat içinde kullanılmalıdır.

57. COVID-19 hastalığının ölüm oranları ülkeden ülkeye çok büyük farklılıklar gösteriyor. Bu durum virüsün biyolojik silah olduğunun kanıtıdır.

YANLIŞ. Binlerce uyduruk komplo teorisi safsatadan birisi de bu. Ülkelerin ölüm oranları farklı çünkü ülkelerin özellikleri aynı değil. Hastalığın ölüm oranını belirleyen pek çok faktör vardır: Ülkedeki sigara içme, yaşlı nüfusun ve kronik hastalıkların oranları, sağlık hizmetlerinin kalitesinin ülkeden ülkeye değişmesi, kent yoksullarının oranı, mülteci yaşam bölgeleri ve cezaevlerinde toplu yaşanan yerlerdeki koşullar, ülkenin halk sağlığına verdiği önem, salgına karşı ne ölçüde hazır olduğu ve istatistiki verilerin doğru kayıt edilip edilmediği gibi pek çok faktör ülkelerin ölüm oranlarını farklı kılar.

58. Sosyal mesafe kavramı bana yanlış geliyor. Sosyal yakınlaşmaya en çok ihtiyaç duyduğumuz bir zamanda bu terim yanlış.

TARTIŞMALI. Amerikalı halk sağlığı uzmanı Dr Masoud Dara, yakın zaman önce terminolojide önemli bir değişiklik yapılmasını talep etti. Tüm pandemi boyunca yaygın olarak kullandığımız “sosyal mesafelendirme” kavramını hatalı kullandığımızı, bunun yerine “fiziksel mesafelendirme” kavramının kullanılmasını önerdi. Dr. Dara, “Bu zorlu zamanlarda sosyal bağlılıklarımızı sürdürmeliyiz, hatta yakınlaştırmalıyız, korumamız gereken fiziksel mesafemizdir, sosyal mesafemiz değil” diyerek önerisini kuvvetle savunmaya devam ediyor. Ama kent yoksullarının çok yoğun yaşadığı bölgelerde fiziksel veya sosyal mesafelendirme kavramları anlamını yitiriyor.

59. Ülkemiz COVID-19 salgınına karşı başarıyla mücadele ediyor. İnşallah yakında bu virüs belasından kurtulacağız.

Bu iddiaya doğru veya yanlış şeklinde bir cevap vermeyeceğim. Ben aşağıya daha en başından beri yapılması gerekenleri, alınması gereken tedbirleri yazacağım. Başarılı olup olmadığımıza siz karar verin.

Ülkeyi kilitleyin, yani sokağa çıkma yasağı ilan edin.

Söylemesi acı ama ordudan yardım isteyin.

Günlük test sayısını 40.000’ne çıkarın ve pozitif olanları izole edin.

Karantina hastaneleri kurun, gerekirse tüm kamu binaları ve otellere, tatil köylerine el koyun.

Özel hastanelere kamu görevlisi yönetici atayın ve tümüyle kamuya yönelik çalışmalarını sağlayın.

GSM operatörleriyle işbirliği yaparak tüm toplumun/hastaların/temaslıların hareketliliğini izleyin ve kişiye özgü bildirim sistemi kurun. (Bunun altyapısı için şimdiye kadar hiçbir şey yapmadıysanız geçmiş olsun.)

Hastaların ve ölümlerin sayısını yaş, cinsiyet, meslek, coğrafi konum olarak günlük olarak tüm toplumla paylaşın.

Sahra hastaneleri kurun.

Test yapılmak üzere mobil ekipler oluşturun.

Sağlık personelini koruyamazsanız başarılı olunamaz.

Kamunun tüm resmi araçlarına ve sefer görev emri bulunan araçlara el koyun.

Sağlık personelini toplu taşım araçlarından uzak tutun ve kamu araçlarını özel servis olarak kullanın. Sağlık personelinin mesai bitiminde evlerine gitmeleri yerine el koyduğunuz otellerde misafir edin.

Tıbbi ve koruyucu ekipman üreten, satan, depolayan tüm işyerlerine, fabrikalara el koyun.

İşçilere ücretsiz izin diye bir uygulamaya izin verilmemelidir.

Her koşulda işsiz kalanlara 3 öğün yemek, kira ve elektrik, su, doğalgaz sağlanmalıdır.

Pandemiyle mücadele için ihtiyaç duyulan kaynağı yarın ne yiyeceğini bilmeyen halktan değil, vergi borcu silinenlerden, ultra lüks villalarda yaşayanlardan, salgında hayatını ortaya koyan hekim sağlık çalışanlarının ömrü boyunca aldığı maaşının toplamından daha pahalı otomobillere binenlerden toplayın.

Yasalar mı izin vermiyor? Değiştirin!

Tarım ürünlerinin ithalatından umudunuzu kesin ve önümüzdeki aylarda oluşacak bir kıtlığı engellemek için çiftçiyi mazot, tohum, traktör vb. araç ve gereçler konusunda desteklemek üzere geri ödemesiz veya faizsiz uzun vadeli kredi verin.

Ülkemiz pandemiyle başarıyla mücadele ediyor mu? Ne dersiniz?

ÖNEMLİ NOT: Bu yazıda verilen istatistik verileri 2020 yılı Mart ayının son günlerine aittir.

Doğan Alpaslan DEMİR

——

DİPNOTLAR

[i] Malumatfuruş: Bilgiçlik taslayan kişi.

[ii] http://bianet.org/bianet/yasam/222210-korona-virusu-sars-cov-2-gidalarla-bulasiyor-mu

[iii] https://www.biorxiv.org/content/10.1101/2020.03.13.990226v1

[iv] https://tvhb.org.tr/2020/03/16/turk-veteriner-hekimleri-birligi-yeni-koronavirus-hastaligi-hakkinda-basin-aciklamasi/

[v] https://science.sciencemag.org/content/early/2020/03/24/science.abb3221?utm_campaign=SciMag&utm_source=JHubbard&utm_medium=Twitter

[vi] Fatalite hızı: Hastalığa yakalanalar arasındaki ölüm oranı.

[vii] https://evrimagaci.org/koronavirus-salgini-hangi-asamadayiz-vaka-ve-olum-sayisini-ongormek-mumkun-mu-8401

[viii] “Kutsal alet kirlenmez, o yüzden tuvaletten çıkınca el yıkamak gerekmez.” Erkek atasözü.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)