Son Dakika Haberler

Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) / Erdinç OZAN

Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar) / Erdinç OZAN
Okunma : Yorum Yap

Dünden bugüne EYT (Emeklilikte Yaşa Takılanlar)- 9

Ankara’da Emeklilikte Yaşa Takılanların düzenlediklere etkinliklere baktığımızda bazı isimlerin öne çıktıklarını görüyoruz. Hareketin öncülerinden olan Elif Topal ile konuştuk ilk olarak:

Sayın Topal, bu diziyi hazırlarken sorduğum klasik soruyla başlamak istiyorum. EYT’ye ilk ne zaman bulaştınız?
Elif Topal: İlk olarak 2012 yılında bulaştım.

Kaç etkinliğe katıldınız?
Elif Topal: Çok. İzmir develi eylemi, Kadıköy, tekrar İstanbul, Adana ve Ankara’daki etkinliklerde bulundum. Nerede etkinlik varsa ben ordaydım. Meclise de çok kez gittiğim oldu.

Yanında olan isimler kimlerdi?
Elif Topal: Saniye Kahraman, Hasan Andiç, Soner Taşlıtepe, Tülay Kaygusuz, Nilgün Gülese.

EYT’li olduğunuzu biliyor muydunuz?
Elif Topal: İlk defa internette EYT grubuna girdiğimde bir paylaşım gördüm. Yarın çalışma Bakanlığında buluşalım diye. Gittiğimde çok kalabalık bekliyordum ama sadece üç kişi gördüm. Elmas Kocaballı, Mehmet Güven, Mustafa Akbulut. Benimle dört kişi olduk. Şapkalarından tanıdım. EYT buluşması olacaktı dedim. Biziz dediler. ‘Bu kadar mıyız yani sadece üç kişi mi’ diye sordum. ‘Sizinle dört olduk, inşallah çoğalacağız’ dediler. Mehmet Güven, basın açıklamasını okumamı istedi. Basın mensuplarına seslendim. Emeklilikte Yaşa Takılanlarız, basın açıklamamız var dedim. Döndüler. Açıklamayı okudum.

Elif Topal, EYT adına ilk basın bildirisini okurken.

Birçok grup varmış. Basın açıklamasını okurken resmim çekilip gruba konuldu. Bunun etkisi çok büyük oldu. Grupta çok ses getirdi. Basın açıklamasını okurken polis kim olduğumu sordu. Emeklilikte Yaşa Takılanlarız dedim. Derken, gruplara eklendim. Ankara’daki asıl oluşum bu açıklamadan sonra başladı. Başkent’de çoğalmaya başladık. Her gün yeni arkadaşlar katıldı aramıza. Çığ gibi büyüdük.

Etkinliklerinizde çeşitli semboller de kullanmışsınız.
Elif Topal: Ses getirecek, ilgi uyandıracak semboller seçtik. Örneğin, ben henüz ortada yokken Mehmet Güven İstanbul’da deli kıyafetleri giyerek etkinlik yaptı.

Nasıl yani?
Elif Topal: Kafasına huni takıp eylem yaptı. Benim bildiğim Ankara’daki kemik kadroyu hazırlayan da oydu.

Elif Topal… EYT etkinliklerinin Zeyna’sı.

Mecliste çokça görüşmeler de yaptınız.
Elif Topal: Evet. Kamer Genç, Kemal Kılıçdaroğlu, Muharrem İnce, Levent Gök ilk aklıma gelen görüştüğümüz isimler. Mustafa Balbay ile de Cumhuriyet’deki bürosunda görüştük. Bu alanda Mehmet Güven’in verdiği mücadele yadsınamaz. Beni arar ve çabuk hazırlan meclise gidiyoruz derdi.

Diğer partilerin tutumu nasıldı?
Elif Topal: Ak Parti toplantılarına giremedik. Diğerlerine katıldık. MHP’liler bize gelmeyin Ak Partiye gidin diyorlardı. Bizi en çok dinleyen CHP oldu. Her gidişimizde dosya verdik.

EYT içinde çok sevilen bir kişiliğiniz var. Kiminle konuştuysam Elif iyidir, Elif çok başkadır gibi övgü dolu sözler işittim. Bunun sebebi nedir?
Elif Topal: Ben de onları çok seviyorum, ondandır. Herkese yardım etmeye çalıştım. Yaş olarak benden büyük oldukları için saygıda kusur etmedim. Sosyal medyadan tanıştık ve kırk yıllık dost gibi arkadaş olduk.

Zeyna lakabı nasıl takıldı? Size EYT’nin Zeyna’sı diyorlar.
Elif Topal: Zeyna ne demek ben de bilmiyorum vallahi. O lakabı İrfan Işık taktı. Çok çalışkan olduğumdan dolayı olsa gerek.

‘Savaşçı Prenses’ demek. Bir TV dizisinin karakteri. Aynı zamanda var olduğuna inanılan onuncu gezegene verilen isim. EYT’lilere bir mesajınız var mı?
Elif Topal: Öyle mi? Ben de öğrenmiş oldum lakabımın anlamını. Bana Prensesliği layık gören arkadaşlarıma teşekkür ediyor, haklarına kavuşmalarını diliyorum.

Elif Topal, EYT etkinliklerinden birinde.

Devam edecek…

Erdinç OZAN


Erdinç OZAN Kimdir?

1957 Rize doğumlu. Rize Lisesi Edebiyat bölümünü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Rize Meslek Yüksek Okulunu ve Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesini bitirdi.
Ekonomist ve yazar.
29 yıl Rize’de, 24 yıl İstanbul’da 6 yıl Karabük’te yaşadı. Ayvalık’a yerleşti ve son bir yıldır burada yaşamakta. Özel sektörde satış ve pazarlama uzmanı ve müfettiş olarak çalıştı. Emekten yana olduğu için kendi deyimiyle 22 kez iş değiştirdi ve 19 işten kovuldu.

Yazı yaşamına 1980 de öykü yazarak başladı. Yüzlerce Sanat-Edebiyat dergisinde ve gazetelerin sanat yapraklarında şiir, deneme, öykü ve eleştirileri yayımlandı. Eleştirel yazılarında eş-dost ayrımı yapmadan yanlışların altını cesurca çizmesiyle tanındı. Toplumcu-Gerçekçi sanat anlayışını benimseyen yazar, tüm karakterlerini yaşamın içinden aldı. Sanal dünyalar ve ütopik duygulardan uzak, hayatın katı gerçeklerini akıcı bir dille gözler önüne serdi. Gerçeklerden yola çıkarak gerçeğe ulaşmayı hedefledi. Yaşanmış ya da yaşanmakta olan hayatları kuytu köşelerden alıp okurlarıyla buluşturdu.

İlk kitabı ”Dağlar da Ağlar” (öykü) Haziran 2014’te yayımlandı. Bu kitaptan sonra kendisine ”Dağları ağlatan yazar” yakıştırması yapıldı. İkinci kitabı ”Dökün Beni Yıldızlara” (roman) Ağustos 2016’da yayımlandı. Hemen her okuyanı gözyaşlarına boğan bu roman emeklilikte yaşa takılanların yaşadığı sosyal dramı gözler önüne serdi. İşsizliğin yol açtığı sebeplerle dağılan bir ailenin anlatıldığı kitap EYT tarafından sahiplenildi. Kitabın İzmir Karşıyaka’daki imza günü develi bir eylemle mitinge dönüştürülerek edebiyat tarihinde bir ilke imza atılmış oldu.

İrem adlı bir kız çocuğu olan Erdinç Ozan, yerel basında aynı zamanda köşe yazarlığı yapıyor. Edebiyat dergilerinde  öykü ve denemeler yazıyor. 2017’nin son ayında üçüncü kitabı doğu ve batı kültürleri arasındaki çatışmayı gerçek bir aşk düzleminde konu alan ‘Narin Safran’ ve ”Balıkçı Kız” adlı romanı yayımlandı. ”Şirin mi Şirin” ve ”Tophane” isimli romanları ise yayımlanmayı bekliyor.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri