Son Dakika Haberler

Düş’ün çocuklarından: Nisan’da kendini yeniden yaratarak ifade etmek../ Tevfik USLUOĞLU

Düş’ün çocuklarından: Nisan’da kendini yeniden yaratarak ifade etmek../ Tevfik USLUOĞLU
Okunma : Yorum Yap

Düş’ün çocuklarından: Nisan’da kendini yeniden yaratarak ifade etmek…

Tevfik USLUOĞLU yazdı:

Tarihi anlara tanıklık ettiğimiz bu zamanda, çürümeye karşı üretmenin en fazla anlam bulduğu dönemdeyiz. Meselelerin fena halde sosyolojik olduğu bir zamandan geçerken, yel değirmenlerine bile hücum etmenin kıymetli olduğu bir anda “insanın kendi kendini fethetmesi zaferlerin en büyüğüdür”. Özellikle yaşam alanlarımızda abartılı bir sosyal mühendisliğin karşısında, yağmaya, talana, yalana karşı üretmek hiç bu kadar çoğalmak olarak tezahür etmemişti.

Emekle ve direnmelerle geleceğe uzanmak..! ve bütün mesele “hayatın kırağında çiçek açtırmaktır” diye biliyorsak; tıpkı sözcükleri ardı ardına dizerken, su gibi berrak ve net olmaktır her durumda..! belki köz olmaktır avuçlarda..! Çivisi çıkmış dünyada asi ve aksi çocuk olabilmektir her anında hayatın. Nitekim yaşadığımız dünyanın teslim almaya çalıştığı “insan ruhunu” tüm bunalımların karşısında diri tutmaktır. Düşünmektir… Tehlikeli virajlardan geçip itiraz etmektir. Yazarak eylemektir. Coğrafyamızda insanlık üretmektir. Dedik ya itiraz etmektir. İşte tam da burada, “Palmira Kraliçesi Zennubiya gibi özgür ülkenin özgür kraliçesi gibi güç uygarlığına karşı uygarlığın gücünü savunmaktır” bu haykırıştan yana olmak bu haykırışı seslendirmek ve Direnen Suriye’nin tüm kahramanlarına selam durmaktır tereddütsüzce. Bu direnmelerin yeni bir uygarlığın tarih sahnesindeki yer alışını bugünden ilan etmektir her sözcükte…! İnsani erdemlerin kazanması için “hazin durağında ki zamanı” aşıp yeniden yaratmaktır diyebilmek tüm mesele…!

Evet bu satırları iki dostum için sıraladım. İlki Hüseyin Fahracı. Sevgili Hüseyin, Asi suyu içmiş biri olarak Sveydiye (Samandağ)’nin dağ yamacına yaslanış Selca (Yaylıca)’dan ilmek ilmek örerek bugüne gelmiş bir emekçi. Kadim Antakya’nın “tarih üreten ruhuyla” ilk emeğini, göz nurunu “Hazin durağındayız zamanın” şiir kitabıyla yol aldı. Yeni yayınladığı bu çalışması 47 şiiriyle kendini var ediyor edebiyat alanında ve ey arif/tarifi imkansızım, ilim ile yoğur beni, yoktan var eyle halimi, yollar ser, köprüler kur, umut ile yükle beni….. diyor. Antakya’dan- Suudi Arabistan’a ve İstanbul’a uzanan yaşam mücadelesine “umut et, sev işte yaşamayı… Bütün sabahlar çalsın kapını… ve gözlerin nisana yağmur taşır, yüzünde gün batımının hüzünlü seranatı, kefesine mizanın, ağır hayat yüklemiş kuş tüyü umutların…! Diyerek yol alıyor sözcükler arasında. Tıpkı hayat hikayesini anlatır gibi şiire vurmuş kendini..!

İkincisi sevgili Ferhat Aktaş. Ferhat, Koçgiri’den- Bursa’ya ve oradan İstanbul’a düşürmüş yolunu. Hayatı hep itirazlar üzerine kurulu. Kerbela’da “biz korkuyu yendik ve zalime karşı hep direndik” diyenlerden. Onlarca makalesi ve birlikte eylediğimiz her alanda rengi hep ataları gibi Kızılbaş idi. ilk emeği göz nuru kitabı: “Emperyalist Saldırganlık ve Direnen Suriye” çalışması ile Suriye’de yürütülen vahşete ve direnmelere ışık tutuyor. Önemli bir çalışma. Bir yere eklemlenmeden Suriye gerçeklerine ve bölgeye ışık tutuyor. 46 makale, 14 röportaj ve 8 söyleşi ile 527 sayfalık bir külliyat. Bu çalışma Türkiye’de yayınlanan onlarca çalışmayı aşmış ve gerçeklere ışık tutmuş durumda. Onlarca algı operasyonu, kışkırtma ve propagandanın karşısında bir ışık niteliğinde. Ülke ve bölge gerçeklerini eleştirerek, çözümlemeler geliştirmiş ve alternatif yaklaşımlar ortaya koymuştur. Suriye konusunda alternatif bir dili, insani erdemleri belirginleştirerek; insanlığı eksiltme yöntemini ortaya koyan barbarlara karşı; direnmeyi, onuru, erdemi yüceltmiştir. Yaşamak ve yaşatmak için siyasete yeni bir iksir sunmak adına yol açıcı olmuştur diyebilirim. Suriye devletinin ve halkının yaşanan tüm yıkıma rağmen, mucize yaratan gerçeği hakkıyla kitapta teslim etmiştir. Bu gerçeklik ile ABD ve Batı değerlerinin ve bunlara siyasi ve askeri olarak yaslananların ölüm döşeğinde olduğunu ilan etmiştir. Direnen Suriye’nin insanlık için yeni bir umut ürettiğini deklere etmiştir.
Bu iki çalışmanın okuyucu ile hak ettiği oranda buluşması ümidiyle… saygıyla… sevgiyle..!

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)