Son Dakika Haberler

Erdoğan’ın konuşmasının özeti: Tarafımızdan yapılmayan her yardım şov amaçlıdır

Erdoğan’ın konuşmasının özeti: Tarafımızdan yapılmayan her yardım şov amaçlıdır
Okunma : Yorum Yap

Erdoğan’ın CHP’li belediyelerle rekabeti sürüyor!


Erdoğan’ın bugünkü konuşmasında hedef yine CHP’li belediyelerdi. Erdoğan’ın konuşmasının özeti: “Tarafımızdan yapılmayan her yardım şov amaçlıdır”…


Erdoğan ‘dört günlük sokağa çıkma yasağını’ duyururken ‘normalleşme adımları’ için ise tarih verdi. CHP’li belediyeleri hedef alan Erdoğan, belediyeler için ‘FETÖ ve PKK’ benzetmesi yaptı.

Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni tip Koronavirüs (Covid-19) salgını önlemleri kapsamında 31 ilde ilan edilen hafta sonu sokağa çıkma yasağının bu hafta 23-24-25-26 Nisan’da, toplam 4 gün uygulanacağını duyurdu. Erdoğan, “bazı normalleşme adımları” için tarih olarak “Ramazan Bayramı öncesini” verirken, “Amacımız önlemleri en titiz şekilde uygulayarak riski ülkemizin Ramazan Bayramı sonunda normal seviyeye döneceği şekilde indirmiş olmaktır. Bazı adımları bayram öncesi atmaya başlayabiliriz. Tüm sektörlerin hazırlıklarını buna göre yapmasında fayda görüyoruz” dedi. Valiliklerle koordine olmadıklarını söylediği CHP’li belediyelerin salgına karşı yardım girişimlerine “FETÖ ve PKK” benzetmesi yaparak tepki gösteren Erdoğan, “Asli işlerini yürütemeyen CHP’li belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetlerin amacı şov yapmaktır. Bunlar FETÖ ve PKK tarafındaki örgütler tarafından da denenmişti. Sorun ekmek dağıtmak değil, bunu şehirdeki diğer faaliyetlerle uyumsuz, plansız yapmaktır. Sorun herhangi bir konuda farklı düşünmek değil, yalan söylemektir” diye konuştu.

Kabine toplantısının ardından CHP’li belediyelere sert sözlerle yüklenen Erdoğan, belediyelerin amaçlarının ‘hizmet değil, şov’ olduğunu iddia ederken, “Özellikle İstanbul, Adana, Mersin belediyelerinin sergiledikleri tavrın başka hiçbir izahı yoktur” ifadesini kullandı.

Erdoğan, ‘salgın hastalıkla mücadele için alınan tedbirleri sabote etmeye çalıştıklarını’ öne sürdüğü CHP’li belediyelerin yardım hesaplarının bankalar tarafından bloke edilmesine ilişkin olarak “Devlet yardımları tek hesapta toplayınca ‘paralarımıza el koydular’ yalanına sarıldılar. Biz kimsenin parasına el koymadık, böyle bir yanlışın içerisinde girmedik, girmeyiz. Biz ne gerekiyorsa onu yaptık” açıklamasını yaptı.

“Biz Bize Yeteriz Türkiyem Milli Destek Kampanyası”nda 2 milyar liranın üzerine çıkmak için katılım davetini yineleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, gençlere “yazılım sektörü” tavsiyesiyle çağrı yaptı.

Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Bir süredir olduğu gibi bu toplantımızda da ana gündem maddemiz Koronavirüs salgını ile mücadele kapsamında yaptığımız ve yapacağımız çalışmalardı. Suriye, Libya başta olmak üzere güvenlik konularımızla ilgili de değerlendirmelerde bulunduk. “Koronavirüs salgınını fırsata çeviren Suriye rejiminin İdlib’teki saldırganlığını görüyoruz. Türkiye rejimin saldırganlığına geçit vermeyecektir. Ateşkesi ihlal eden rejim böylle devam etmesi halinde çok ağır kayıplarla bunun bedelini ödeyecektir. “İdlib’deki ateşkes iklimini bozmak için provakatif eylemler düzenleyen karanlık odaklara müsamaha göstermeyeceğiz. Türkiye kararlı duruşuyla Akdeniz’deki tüm oyunları bozmayı kararlılıkla sürdürecektir.

Libya ile yaptığımız mutabakat rahatsızlığının hala sürdüğü anlaşılıyor. Sığınmacılara karşı insanlık dışı tavırlarını sürdüren ülkelerin bu hukuksuz ve vicdansız tavırlarından vazgeçmelerini istiyoruz. Libya’da darbeci Hafter’in yüzü daha iyi görülmüştür. Uluslararası camiayı ülkenin meşru yönetimine destek vermeye davet ediyoruz.

Bölücü örgütün Koronavirüs mücadele günlerinde eylemlerine devam etmesi gerçek yüzünü bir kez daha ortaya koymuştur. Son 2 haftada toplam 38 teröristi etkisiz hale getirdik. Türkiye’nin iç ve dış güvenliğiyle ilgili çalışmalarımızı kesintisiz sürdürüyoruz.

İnsanlarımız arasındaki fiziki mesafeyi sağlamak, okulların ve 211 bin işletmenin tatil edilmesi, şehirlerarası yolculuğun ve sokağa çıkma kısıtlanması bu amaçlara yöneliktir. Hamdolsun hasta yatağı, yoğun bakım yatağı, solunum cihazı gibi her alanda çok iyi seviyedeyiz.

Türkiye Koronavirüs salgınıyla mücadelesini 4 ana başlık etrafında geçiriyor. Birincisi insanlar arasındaki fiziki mesafeyi sağlamak. İkincisi sağlık sisteminin kesintisiz işlemesini temindir. Bu hususta da hasta yatağı, solunum cihazı gibi kritik konular başta olmak üzere çok iyi seviyedeyiz. Üçüncüsü temizlik, gıda gibi alanlarda tedarik zincirinin aksamamasıdır. Ülkemizin hiçbir yerinde herhangi bir ürünün eksikliği söz konusu değildir. Dördüncü de kamu düzeninin bozulmamasıdır. Tüm unsurlarımız kamu hizmetlerinin sağlanması yanında vefa destek hizmetlerine katkı sağlamakla sorumluluklarını yürütüyor.

Yaklaşık 1 milyon 65 yaş üstü vatandaşımıza kolonya ve maske dağıtımı yapılmıştır. Salgın başladığından beri kayda değer bir kamu düzeni eylemi yaşanmadı.

Koronavirüs salgınını önüne geçmek için aldığımız tedbirlerin meyvelerini toplamaya başladık. Test sayımızı günde 40 bin düzeyine çıkardık. Test/vaka oranımız azalıyor. İyileşen hasta sayımız katlanarak artıyor. Yoğun bakımda ve solunum cihazına bağlı hastalarımız ile vefat eden hasta sayımız aynı seviyede devam ediyor. Bu hususlarla ilgili gelişmeler her akşam kamuoyuyla paylaşılıyor. Hastanelerimizde olağanüstü bir yoğunluk yaşanmıyor.

Ücretsiz maske dağıtımımız PTT ve eczaneler üzerinden sürüyor. Hiçbir konuda eksiğimiz veya riskimiz bulunmuyor. Yoğun bakım solunum cihazlarının üretimi konusundaki çalışmalarımız başarıyla neticelendi. Mayıs ayı sonuna kadar 5 bin cihazı üretmiş olacağız. Yoğun bakım solunum cihazlarının teknoloji girişimini gerçekleştiren Biyosis’e, bu sürece katkı veren Baykar Makine ve Aselsan’a, seri üretimi yapan Arçelik’e teşekkür ediyorum.

Savunma sanayinde gerçekleştirdiğimiz büyük atılımı tıbbi cihaz ve ilaç başta olmak üzere kritik tüm alanlarda sürdüreceğiz. MEB prototip seviyesinde bir cihaz geliştirmeyi başardı. Bu gayretleri de takdirle karşılıyoruz. Elimizde epeyce stoğu bulunan kritik ilaçların üretimine de başladık. Bu konudaki Ar-Ge, ruhsatlandırma ve üretim süreçlerini yakından takip ediyoruz.

Koruyucu sağlık donanımlarının yerli üretimi konusunda da önemli mesafe katettik. N95 ve N99 maskelerinin nanofiber esaslı filtrelerinin geliştirme süreci bitti, test sürecine başlandı, en kısa sürede üretime geçiyoruz. Türkiye Bilimler Akademisi de hazırladığı Covid-19 raporuyla önemli bir referans kaynağı oluşturdu. Bilim Kurulu’ndaki hocalarımız da eldeki başarıları bilimsel makaleye dönüştürüp tüm dünyanın hizmetine sunmaya hazırlanıyorlar.

Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz Başakşehir Şehir Hastanesi salgın hastalıkla mücadele için kullanılacaktır. 885’i klinik yatağı, 150’si yoğun bakım yatağı olmak üzere hizmet verecektir. Hastanenin kalan kısmını da önümüzdeki ay açmayı planlıyoruz. Yeşilköy ve Sancaktepe’deki iki kalıcı hastanemizin inşaatı hızla sürüyor. Bunları da söz verdiğimiz gibi 45 günde tamamlayıp hizmete alacağız. Sağlık alanında yaptığımız bu yatırımların önemini ve büyüklüğünü bir kez daha gördük. Türkiye en küçük bir sıkıntıya, krize, kaosa meydan vermeden sağlık hizmetlerini kesintisiz sürdürmüştür.

Hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması salgının kontrolünde büyük fayda sağladı. Bu yüzden bu uygulamayı tarım, sağlık, gıda hizmetlerini aksatmayacak şekilde bir süre daha devam ettireceğiz. 23-24-25-26 Nisan tarihlerinde günlük hayata etkisini en az düzeyde tutacak şekilde 31 ilimizde sokağa çıkma sınırlandırılması yapmayı planlıyoruz. 22 Nisan akşamı yine 00.00’dan itibaren 24-25 ve 26 Nisan 00.00’a kadar bu devam edecek. 26’sında 24.00 itibariyle sokağa çıkma yasağı kısıtlaması sona erecek. Bununla ilgili ayrıntılar İçişleri Bakanlığı tarafından kamuoyuyla paylaşılacaktır. Kesintisiz hizmet veren fırıncı, sucu, gazete bayileri, medya mensubu başta olmak üzere tüm çalışanlara teşekkür ediyorum. Amacımız önlemleri en titiz şekilde uygulayarak ülkemizin Ramazan Bayramı sonunda normal seviyeye dönecek şekilde indirmiş olmaktır. Bazı adımları bayram öncesi atmaya başlayabiliriz. Tüm sektörlerin hazırlıklarını buna göre yapmasında fayda görüyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti devleti dünyanın neresinde olursa olsun her vatandaşının yanındadır. Salgın hastalık başladığında çeşitli sebeplerle yurt dışında olan vatandaşlarımızı ülkemize getirdik. Her vatandaşımızı sağlık taramasından geçirip, YÖK yurtlarında 14 gün süreyle karantinada tuttuk. Cumhurbaşkanlığı’mızın koordinasyonunda bugüne kadar 39 bin vatandaşımızı anavatanlarına kavuşturmuştuk. Halen 12 bini aşkın vatandaşımızın karantina süreci devam ediyor. 25 bin vatandaşımızı daha Türkiye’ye getiriyoruz. Yurtlarımızın bir kısmını sağlık personeli için, bir kısmını da sosyal izolasyon için Sağlık Bakanlığı’na tahsis ettik.

Öğrencilerimizin uzaktan eğitim platformunu günlük olarak takip ettiklerini tespit ettik. 8. ve 12. sınıf öğrencileri için canlı ders uygulaması başlattık. Velilerimiz de uzaktan eğitim sürecine dahil edilecek gerekli bilgilendirme ve yönlendirme çalışmaları yapılmıştır. Sınavların kapsamı yeniden belirlenmiştir.

Salgınla mücadeleye de katkıda bulunacak bir başka önemli çalışma Meclis’imiz tarafından kabul edilen yeni infaz düzenlemesidir. Bununla bir kısmı izinli, bir kısmı tahliye olmak üzere 90 bini aşan mahkum cezaevinden çıkmıştır. Böylece hem cezaevlerimizi kapasite itibariyle rahatlatmış, hem de aşırı yoğunluk sebebiyle oluşacak tehlikenin önüne geçmiş olduk. Adliyelerde insan yoğunluğunu yüzde 95 oranında azaltarak hukukçularımızı ve vatandaşlarımızı salgından koruduk.

Gençlerimize çağrıda bulunmak istiyorum. Yazılım sektörü sizi bekliyor. Üç yılda 1 milyon yazılımcı yetiştirmeyi hedefleyen bir program başlıyoruz. Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın başlattığı proje üzerinde eğitimler BTK üzerinden gerçekleştirilecektir. Yıl sonuna kadar eğitim sayısı 100’e çıkacaktır. Gençlerimizin tek yapması gereken sisteme girip özgeçmişlerini kaydettirmektir. Tamamlanan eğitimler ve başarı dereceleri sistemdeki özgeçmişe otomatik olarak eklenecektir. Programı tamamlayanlar siber güvenlikten yazılım geliştirmeye kadar 15 farklı alanda uzman olarak istihdam edilebilme imkanı kazanacaktır. Bu programın ülkemizin yazılımcı ihtiyacını gidermede de katkı sağlayacağına inanıyorum.

Çiftçilerimize kiraladığımız arazilerin kira ödemelerini 6 ay erteliyoruz. Çeşitli şehirlerimizdeki 14 milyon metrekare hazine arazisini çiftçilerimizin kullanımıza sunuyoruz. Bünyesinde tıp fakültesi bulunan 45 üniversitemizde hastanelerinin hizmet kalitelerini yükseltebilmelerini için 8 bin 605 sözleşmesi personel, 5 bin 865 işçi kadrosu ihdas ediyoruz.

Sanayicimizden esnafımıza kadar tüm kesimlerin vergi, sigorta, kredi taksidi gibi ödemelerinin ertelenmesini sağladık.  İlave destek paketleriyle işletmelerimizin ayakta kalmasını temin ediyoruz. Salgının vatandaşlarımızın günlük hayattaki sıkıntılarını en aza indirmeyi düşünüyoruz. Kısa Çalışma Ödeneği’nin şartlarını kolaylaştırdık. Bugüne kadar 269 bin firmamız, 3 milyonu aşkın firmamız için KÇÖ’ye başvurdu. Ücretsiz izne ayrılanlar için ayrı bir destek programını harekete geçirdik.

İlk etapta herhangi bir geliri olmayan vatandaşlarımıza yönelik olarak 2 milyon 100 bin haneye nakit desteği verdik. 2 milyon 300 bin aileye 1000’er TL nakit desteği vermeye başlıyoruz. Sosyal yardımlaşma ve dayanışma vakıflarımıza Ramazan ayında ihtiyaç sahiplerine dağıtılmak üzere 500 milyon lirayı aşkın ilave kaynak sağladık. Öksüz ve yetim 41 bin öğrencimize aylık 150 bin lira olarak veriyoruz. Başlattığımız kampanyada toplanan para tutarı 1 milyar 800 milyon liraya yaklaştı. Hayırseverlerimizi bir kez daha sürmekte olan kampanyamıza katılmaya davet ediyorum. Gelin bu rakamı 2 milyar liranın üzerine çıkararak tarihi bir dayanışma örneği gösterelim. İŞKUR’da, SGK’da çalışma yapan personelimize teşekkür ediyorum.

Amaç hizmet değil şov


CHP’nin başını çektiği bir kesim bozgunculuk peşinde koşuyor. Başarılı netice alabilmek için uygulamanın her il, ilçe, mahalle düzeyinde bu anlayışla yürütülmesi şart. CHP’li belediyeler Cumhurbaşkanlığını, bakanlıkları, valiliği, kaymakamlığı hiçe sayarak kendi başlarına yardım toplamaya, ekmek dağıtmaya, hastane kurmaya çalışıyorlar. Asli işlerini yürütemeyen belediyelerin giriştikleri bu tür faaliyetlerin amacı hizmet değil, şov yapmaktır. Özellikle İstanbul, Adana, Mersin belediyelerinin sergiledikleri tavrın başka hiçbir izahı yoktur. Kurallara uygun şekilde faaliyet yürüten belediyeler de var. Aynı partinin Yenişehir ve Mezitli belediyeleri valilikle işbirliği halinde çalışmaları yürüttüler. Bunlar FETÖ ve PKK tarafındaki örgütler tarafından da denenmişti.

Salgın sebebiyle sağlık sisteminin çökmesini, kamu güvenliğinin zaafa uğramasını, halkın sokaklara dökülmesini bekleyenler gözlerini yapılan hizmetelere çevirmişlerdir. Şimdi maalesef salgın hastalıkla mücadele için alınan tedbirleri sabote etmeye çalışıyorlar. Ülkemizin ciddi kayıplar veren yerler arasına girmeyi bekliyorları, baktılar olmadı, umutlarını Uganda’ya bağlayacak kadar küçüldüler. Biz şehir hastanelerini anlatırken, onlar fuar merkezlerini panellerle bölerek sahra hastanesi diye yutturmaya kalktılar. Bugün Türkiye’yi salgınla mücadelede farklı bir yere taşıyan şehir hastanelerine yıllarca demediklerini bırakmamışlardı. “Biz geliri olmayan vatandaşlarımıza nakit yardımı yaparken onlar inancımıza aykırı biçimde zekat toplama peşine düştüler. Bu noktada müracaat edilecek tek bir yer vardır, Diyanet İşleri’ne sorarsanız zekatı kimler toplar, kimler toplayamaz cevabı verir. Siz böyle bir konuda konuşma hakkına sahip değilsiniz. Devlet yardımları tek hesapta toplayınca da paralarımıza el koydular yalanına sarıldılar. Biz kimsenin parasına el koymadık, böyle bir yanlışın içerisinde girmedik, girmeyiz. Biz ne gerekiyorsa onu yaptık, bu kurallar çerçevesinde de ikna yöntemiyle bütün bu gayretlerimizi sürdürüyoruz. Onlar toplu taşıma seferlerini hesapsızca azaltarak halkımızı mağdur ettiler. “Biz infaz düzenlemesiyle hem kalıcı bir sistem kurmak hem de cezaevlerindeki yoğunluğu azaltmak için uğraşırken tecavüzcüler serbest kalacak yalanıyla ortalığı birbirine kattılar. Sorun ekmek dağıtmak değil, bunu şehirdeki diğer faaliyetlerle uyumsuz, izinsiz şekilde yapmaktır. Sağlık tesisi hazırlamak değil, olmayan bir şeyi varmış gibi anlatmaktır. Sorun farklı düşünmek değil, yalan söylemektir, iftira atmaktır. Türkiye’nin tarihi bir beka mücadelesi verdiği bir dönemde milletimi böyle bir şeyler meşgul ettiğim için üzüntülüyüm. Kirli zihniye cevap verilmedikçe azgınlaşmakta, çıtasını yükseltmektedir. Bu hastalıklı zihniyetten kurtulmayı Covid’den kurtulmak gibi önemli görüyorum.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri