Erkekler kadınlardan rızalık isteyecek, kadınlar değil / Gülfer AKKAYA - Gazeteler, Haber Manşet, Son dakika Gelişmeleri

istanbul escort

istanbul escort

Anadolu yakası escort

istanbul escort

atasehir escort

escort bayan

Avrupa yakası escort

istanbul escort

beylikduzu escort

atasehir escort

capa escort

mecidiyekoy escort

porno izle

porno izle

porno izle

sexs hikaye

avrupa yakasi escort

brazzers porno

redtube

brazzers porno

porno izle

brazzers porno

porno

sexs hikaye

'; } ?>
Son Dakika Haberler

Erkekler kadınlardan rızalık isteyecek, kadınlar değil / Gülfer AKKAYA

Erkekler kadınlardan rızalık isteyecek, kadınlar değil / Gülfer AKKAYA
Okunma : Yorum Yap

Erkekler kadınlardan rızalık isteyecek, kadınlar değil …


Alevi kadınların başlattığı haklı eşitlik mücadelesine karşı elbette erkekler korosundan itiraz gelecek, öyle değil böyle diye akıllar verilecek, erkek düşmanlığı yapıyorsunuz denerek kadınlar hedefe konacak, engellenmeye çalışılacak, kadınlar hakkında her türlü karalama, dedikodu yapılacak. Üstelik erkekler kadın öldürürken erkeklere kadın düşmanlığı yapıyorlar denmeyecek, evet, hayatta kalmak için mücadele eden kadınlara erkek düşmanlığı yapıyorsun denecek.

Biz kadınları gelecek 8 Mart’a dek, bir yıl boyunca diri tutacak, ‘her gün 8 Mart, her yerde patriarkaya (erkek egemen sisteme) karşı direniş’ duygumuzu daha güçlendirecek 2020 yılı 8 Mart’ını geride bıraktık.

Dünyanın birçok yerinde kadınlar sokaklara döküldü. Taleplerini, öfkelerini kararlılıkla gösterdi. Hangi ideoloji, sınıf, ırk ya da milliyetten olursa olsun kadın olmanın ortak nokta olduğu bilinciyle milyonlarca kadın meydanları doldurduk. Bu eylemlerde erkek şiddeti, erkeklerin işlediği kadın cinayetleri, eşdeğer işe eşit ücret talebi ve elbette savaş ve göçmenlik gibi ortak sorunlar öne çıktı. Bu sorunları koca, baba, sevgili, partner, patron dediğimiz erkekler ve devlet, iktidar, medya dediğimiz erkeklerin iktidarlarını yürüttükleri şiddet ve ideoloji aygıtları yasalarla, zorla üretip, uygulamakta. Kadınların eşitlik ve özgürlük mücadelesinin haklılığı erkeklerin (patron, işçi hangi sınıf ya da zümreden olursa olsun) başta ev içinde olmak üzere kadınların her türlü emeğini, bedenini, aklını, fikrini, kimliğini, kişiliğini erkek şiddeti kullanarak gasp etmesine karşı vermesindedir. Kadınlar bu haklı mücadeleleri için hiçbir makamın oluruna, erkeklerin-devletin iznine prim vermezler. Aksine kadın erkek eşitliğine inanmayanları hesap vermeye, erkekliklerinden vazgeçmeye çağırır. Çağırıyor da.

Alevi kadınlar erkeklerin yalanlarına inanmıyor Nihayet kadınların eşitlik ve özgürlük arzularının ruhu artık Alevi toplumunda da hissediliyor, görülüyor. Yıllarca bizde özgürlük var, biz canız, Alevilerde erkek şiddeti yok diyerek Alevi kadınların aklını, duygusunu, yaşadıklarını ustaca örten ve bunu erkeklik zoru ile yapan erkekler/erkeklik böyle yaparak Alevi kadınları susturmuş, mücadele etme olanaklarının üzerine çökerek kadınların varlıklarını bastırmıştı. Ama şimdi devran dönmeye başlamış durumda.

Alevi kadınlar artık Alevi erkeklerin çıkarlarını koruyan bu sahte sözlere, cinsiyetçi pohpohlamalara karşı kendilerini yeniden kurma çabası içindeler. Bunun için de ellerinde iki temel dayanak var. Biri Alevilik inancının vazgeçilmezi olan kadın erkek eşitliği, diğeri de dünyada yükselmiş olan feminist/kadın mücadeleleri. Alevi kadınların başlattığı haklı eşitlik mücadelesine karşı elbette erkekler korosundan itiraz gelecek, öyle değil böyle diye akıllar verilecek, erkek düşmanlığı yapıyorsunuz denerek kadınlar hedefe konacak, engellenmeye çalışılacak, kadınlar hakkında her türlü karalama, dedikodu yapılacak. Üstelik erkekler kadın öldürürken erkeklere kadın düşmanlığı yapıyorlar denmeyecek, evet, hayatta kalmak için mücadele eden kadınlara erkek düşmanlığı yapıyorsun denecek. Kadınlarla erkekler arasındaki mesele önemli çünkü. Mesele çıkarlar meselesi.

Erkekler erkeklik çıkarlarından vazgeçmemek için kadınları öldürmekten dahi çekinmiyor. İkimiz de canız diyen Alevi erkekler bu çıkarlar için kadınların canlarını yakmaktan, kadınları dövmekten geri durmuyor. Bizde eşitlik var diyen Alevi erkekler eşitsizlik sürsün diye ellerinden geleni yapıyor. Çünkü biliyorlar ki kimse çıkıp onlara “Nasıl Alevisin sen? Bunu yapamazsın, yaparsan seni bu toplum dışlar” demeyecek. Alevi erkekler evde kadın dövecek, sonra Alevi kurumlarına gelip en ön sıralarda oturarak, yönetimlerde yer alarak bizde eşitlik var diyecek. Nasılsa kurumlar da Alevi erkeklerin, evler de. Alevi erkekler kadın döven erkeklere susacak, eşitlik isteyen kadınlara karşı konuşacak. Çünkü hepsi kadınlara karşı suç işliyor, hepsi kadınları kendilerinden aşağı görüyor ve hepsi patriarkadan yana. Hepsi suç ortakları.

Erkekler, erkeklikten vazgeçecek


Eşitliği temel alan Alevilik inancına rağmen, Aleviliği karşılarına alarak eşitsizliği sürdürdükleri için Alevi erkekler Aleviliği asimile etmekle kalmıyor, Alevi kadınlara ve çocuklara karşı böylece suç işliyor. Erkeklerin cinsiyetçiliğine karşı haklı mücadelelerini sürdüren Alevi kadınlar verdikleri mücadele hakkında erkeklerin ne düşündüğüne, kendilerini destekleyip desteklemeyeceklerine aldırmadan mücadelelerini yürütmekle yükümlüler. Alevi kadınların ne Alevi erkeklerden, ne devletten, ne de onların kadın düşmanı iktidarlarından rızalık almaya ihtiyacı yok. Niyeti de yok. Kadınlara ve çocuklara karşı suç işleyen erkekler erkeklikten kurtulmak için uğraşmalı. Kadınlarla değil. Biri birinden rızalık alacaksa erkekler kadınlardan rızalık alacak. Eşitsizliği kuran onlar, sürdürenler onlar. Eşitlikçi Aleviliğe karşı duranlar da onlar.

Eşitlikçi Alevilik inancını ve kadınların eşitlik haklarını savunan kadınları kimse yargılayamaz, sorgulayamaz. Hele hele bu mücadele için rızalık vermeyi kimse aklından dahi geçiremez. Kadınlar rızalık alacak konumda değil, verecek konumdalar.

Bir de hatırlayalım. “Umutsuzluğa kapılırsan bu kalabalığı hatırla.” Yalnız değiliz. Dünyanın yarısıyız ve haklıyız. Bir kez daha yaşasın 8 Mart, yaşasın mücadelemiz. Kadıncıl aşk ile.

Gülfer AKKAYA

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)