Son Dakika Haberler

Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür: Perinçek, İngiliz istihbaratı ve Amerikalıların adamı

Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür: Perinçek, İngiliz istihbaratı ve Amerikalıların adamı
Okunma : Yorum Yap

Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür: Perinçek, İngiliz istihbaratı ve Amerikalıların adamı; bunu bilgiye dayalı söylüyorum…

Eski MİT Yöneticisi Mehmet Eymür, JİTEM ve faili meçhul cinayetlerle ilgili eski defterleri açtı. Çiller dönemini hatırlatan Eymür, “Devlet görevlileri 18 kişiyi para için öldürdü. Çiller cinayetleri biliyordur…” dedi.

Eski MİT yöneticisi Mehmet Eymür, T24’ten Gökçer Tahincioğlu’na konuştu. Eymür, röportajında JİTEM davasından, Tansu Çiller dönemine kadar birçok konuya değindi. Eymür, Yeşil kod adlı Mahmut Yıldırım’ın da öldürüldüğünü öne sürdü.

Eymür ayrıca Doğu Perinçek’in Türkiye’de solun gelişmemesi için görevlendirilen ABD ve İngiltere ajanı olduğunu iddia etti.

Eymür röportajından öne çıkan kısımlar şöyle:

-18 faili meçhul cinayetle ilgili davada verilen beraat kararı İstinaf Mahkemesi tarafından bozuldu. Ağar ile Susurluk skandalı döneminde Özel Harekât’ta yer alan polisler yeniden yargılanıyor ama yargılama çok da iç açıcı başlamadı. Siz bu cinayetleri anlattınız. Tarık Ümit cinayetini, öldürülmeden önce size verdiği sırları. Listeler verdiniz mahkemeye… O dönemde önemli bir görevdeydiniz. Sizin sözleriniz, delilleriniz etkili olmadı mı?

-Sözüm para etmedi. Ben o dönemden itibaren yazdım. Raporladım. Anlattım. Herkes espriyle rica ediyordu. “Bizi de yaz da yükselelim” diye. Ben yazdıkça Mehmet Ağar güçlendi. Ben bunları yazdım, rapor ettim. O kadar enteresan bir şey ki bu… Menfaatler önemli. Şu an ise biraz sıkışık bir döneme girdi diye tahmin ediyorum.

-Sizin Ağar’la tanışıklığınız çok eskiye dayanıyor…

-Mehmet’le (Ağar) benim aram tanıştığımız zaman iyiydi. O zaman bekârdım. Ankara’ya geldiğinde gelir benim evde kalırdı. Sonra hem ben hem Hiram Bey (Abas) rahmetli, kendisine çok nasihat ettik. Benden küçüktür. “Yanlış yapıyorsun, yanlış insanlarla geziyorsun” dedik. “Başbakan da geziyor” dedi. “O siyasi adam, sen polis müdürüsün” dedik.

-Abdullah Çatlı mı kast ettiğiniz?

-Onlar da var. Bir sürü başka ilişkileri de vardı. Kaçakçılar, maçakçılar, bilmem neler. Yavaş yavaş uzaklaştık ondan sonra. Baktık ki yollarımız ayrı. Hiram Bey de çok uyardı. Hiram Bey de parayla ilişkisi olmayan biriydi. Kalmadı öyle adamlar artık.

-Bugünden 90’lara baktığınızda bir yandan siz (MİT) operasyon yapıyorsunuz, asker var, polis var. Ama bir de JİTEM var. Hâlâ tam olarak kabullenilmeyen… JİTEM gerçek değil mi?

-Gerçek elbette. Evet. Veli Küçük’ü de iyi tanırım. Çok beni hayal kırıklığına uğratan bir insan. Bir kere Perinçek grubundan. O benim için büyük bir eksi. Yanlış işlere giriştiler. JİTEM, şu bu falan filan. Benim ona çok iyiliklerim vardır.

-JİTEM sizce yanlış mıydı?

-Tabii yani… Meslek hayatımda şunu gördüm ben. En şikâyetçi olduğum kişiler asker kişiler oldu. Ben askerleri çok severim. Asker çocuğuyum. Bunlar köyden gelen, açılan genç kızlara benziyor. Birliklerinden çıkınca sivil hayatta birdenbire değişiyorlar. Bizdeki askerlerin hepsiyle problemim oldu. Benim yakınımda çalışan Yavuz Ataç, Kaşif Kozinoğlu, Korkut Eken vardı. En sevdiklerimden biri Korkut’tu. Üzüntü vericidir bugünkü durumu. Şimdi 18 kişinin cinayeti nedeniyle yargılanıyorlar. Ne kadar ağır bir şey.

-Bu 18 kişiyi devlet mi öldürdü?

-Evet işte. Ayhan Çarkın’ın ifadesiyle yapıldı bu dava…

“ÇİLLER HABERDARDI”

-Çarkın öyle diyor ama siz de çok etkinsiniz o dönemde, görevlisiniz? Daha 90’larda bu çete tarafından bu cinayetlerin işlendiğini biliyordunuz anlatımlarınıza göre? Rapor ettiniz mi bunları?

-E tabii. Tarık Ümit’ten aldığım listeleri falan verdim hep. Bizde çalışan Kaşif Kozinoğlu (Ergenekon operasyonu sırasında cezaevinde ölen eski MİT mensubu) bu grupla çalışanlardan biriydi mesela. O da içlerindeydi. Yavuz Ataç başkaydı. O Amerikalılarla gizli ilişkiler, Çakıcı’yla ilişkiler içindeydi. Tabii ben bu cinayetleri rapor ettim. O raporları usulüne uygun biçimde verdim.

-Çiller bu cinayetlerden haberdar değil miydi?

-Biliyordur. Ama Mehmet Ağar kim bilir nasıl takdim ediyor? Ağar bunlara pasaport veriyor, yetki veriyor.

-Siz bu ekipten sadece Tarık Ümit ve Yeşil’i mi tanıyordunuz?

-Birçoğunu bilirdim. Ben iki önemli yerde çalıştım. Biri kaçakçılık. Bir de terör konusunda çalışmam var. Bilirim.

PERİNÇEK İNGİLİZ İSTİHBARATI İLE AMERİKALILARIN ADAMI

-Hiram Abas’la çok yakındınız. Bugünden bakınca suikastı nasıl yorumluyorsunuz?

-Bir kere orada Doğu Perinçek’e çok büyük tepkim var. Bugün MİT’çinin adını yazana hapis cezası veriyorlar. O tarihte her şeyini, plakasını, telefonunu, evini, adresini hepsini verdiler. Bir nevi “öldürün” denildi. Hiram Bey de hissetmişti zaten. Arkasından felaket oldu. Kontrol edildiğini biliyordu Hiram Bey. Enteresan olan ilk Amerikan casusunu yakalamamızdan sonra olmasıdır. (MİT Başkan Yardımcısı Sabahattin Savaşman’ın ABD casusu olduğunun aydınlatılması olayı) İlk Aydınlık’ta yayınlar başladı. Hiram Bey ve beni CIA ajanı yaptılar o haberlerde. Biz aksini çözmüşüz ama bizi suçluyorlar. Sonra tüm bilgileri verdiler…

-Doğu Perinçek etkili mi MİT içinde?

-Perinçek’in hem ordu içinde yüzbaşılıktan başlayıp generalliğe kadar uzanan adamları var hem de MİT’te. Bana kalırsa Perinçek, tamamen, İngiliz istihbaratıyla Amerikalıların adamıdır. Kesinlikle öyledir.

-Abdullah Çatlı ile Mehmet Ağar ilişkisi neydi? Çiller bilmiyor muydu bu ilişkiyi, Çatlı’nın aranırken bu işlerde kullanıldığını?

-Çiller biliyordu herhalde. Çatlı ile de münakaşam oldu. Bebek’te bir restorana getirmişti biri. Dedim ki uyuşturucu işi yapıyorsunuz. O zaman yurt dışında yaşıyorlardı. “E biz mecbur kaldık, aç mı yaşayalım” dedi. “Başka iş yapamayacak mısın” dedim. Münakaşamız oldu.

-Çatlı kim o sırada, sıfatı neydi, sizinle de görüşebiliyor…

-Kullanıyorlardı. Bahçelievler katliamı, devletin parmağının olduğu cinayet değil. Her türlü pisliğin içindeler zaten. Nuri Gündeş’ler (Eski MİT Bölge Başkanı) kullandı onları. Birileri tabii kullandı. Hiçbir şey de yapmadılar. ASALA’yı bitirdik hikâyeleri palavra, yalan. Fransa’da bir mezarlıktaki anıta bomba koydular. Başka yaptıkları bir şey de yok.

-Devlet niye buna ihtiyaç duyar?

-Çatlı, kullanılabilir tabii ama kimin kimi kullandığı önemli. Buna dikkat etmeniz lazım. Yanlış adamları seçmişler bence.

“YEŞİL ÖLDÜ”

-Siz Yeşil adıyla bilinen Mahmut Yıldırım’ı, JİTEM’den uzaklaştırılınca MİT’e aldınız. O da faili meçhul cinayetler davasının sanıklarından… Yaşıyor mu Yeşil?

-Zannetmiyorum. Oğlu ile falan konuştum. Herhalde parayı bölüşenlerden biri temizledi onu. Ortadan kaybolduğu zaman. Bayağı aradık o zaman. Arabasını Bahçelievler’de bulduk. Şoförü vardı o da ortadan kayboldu.

-Oğlu yaşadığını söylüyor…

-Yok, onu çok kullanan oldu. Yaşasa bizden kaçacak bir nedeni yoktu.

-Cem Ersever’i o mu öldürdü?

-Zannedersem o öldürdü. Yok diyordu ama. “Ben yapmadım” dedi. Ama yaptığını da söylerdi genelde. Cem Ersever için yapmadığını söyledi. Ama sanıyorum o öldürdü.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)