Fehim Taştekin: Dökülüyoruz işte! - Gazeteler, Haber Manşet, Son dakika Gelişmeleri
Son Dakika Haberler

Fehim Taştekin: Dökülüyoruz işte!

Fehim Taştekin: Dökülüyoruz işte!
Okunma : Yorum Yap

Fehim Taştekin: Dökülüyoruz işte!

“Suriye’de fırtına biçme vakti gelip çatınca dikkatler ustaca Libya’ya yönlendiriliyor”

Türkiye’nin Libya’da ateşkes ilan edilmesi için Rusya ile Moskova’da yürüttüğü diplomasinin sonuçsuz kalması, Türkiye’nin dış politikada sınıfta kaldığı yorumlarını getirdi.

Gazeteduvar yazarı Fehim Taştekin, Türkiye’nin kendisini kuşatan ateş çemberinde barışı mümkün kılacak herhangi bir olumlu rol üstlenemdiğini, yıllarca ‘yıkıcı tercihler’ yaptığını belirterek Suriye ve Libya’daki gelişmeler hakkında bilgi verdi.

Yazısında yapıcı diplomasinin engellendiğine dikkat çeken Taştekin, Ankara’nın Irak’a yardımcı olabilecek kanalları da tükettiğini savundu. Taştekin, Türkiye’nin İran-ABD krizi karşısında diplomasi kapasitesinin onda birini bile kullanamadığını kaydetti.

Durumu, “Dökülüyoruz işte!” sözleriyle özetleyen Taştekin, “Dökülüyoruz, tel tel. Bir yalan kaç türlü söylenebilir? Kandırmacanın kaş tonu olabilir? Günde beş vakit kendi rekorunu kıran bir yetenekten sadece korkulur. Afrin’deki gibi Fırat’ın doğusunda Kürtleri yurtsuz bırakacak şekilde 2 milyon mülteciyi taşımaktan söz eden TOKİ tılsımlı tampon bölge planıyla aylarca iç ve dış kamuoyu oyalandı. Kimse “Ne umduk ne bulduk” diye muhasebe yapmıyor. Çark dönüyor ya neyle döndüğü önemsiz” yorumunu yaptı.

IŞİD artığı cihatçılardan kurulan Özgür Suriye Ordusu’na da işaret eden Taştekin, “Türkiye’yi cihatçı örgütlere hami ve Suriye’nin kendi toprakları üzerindeki savaşının asıl muhatabı yapmakta sakınca görmüyorlar” eleştirisinde bulundu ve İdlib’de, Suriye ordusunun saldırısıyla kuşatma altında kalan Türk gözlem noktalarını hatırlattı.

“Suriye’de fırtına biçme vakti gelip çatınca dikkatler ustaca Libya’ya yönlendiriliyor”

“Suriye’de fırtına biçme vakti gelip çatınca dikkatler ustaca Libya’ya yönlendiriliyor.
Suriye’de milislerimiz var ya onlar hazır kıtalar, hemen Libya’da çözümün ‘cengaverleri’ oluveriyor” ifadelerini kullanan Taştekin, “Cengaverlik lafın gelişi; Libya’ya gidenler için konumuna göre aylık 1800-2500 dolar arasında maaş, dönüşte de Türk vatandaşlığı garanti! Sonra belki nasiplerine, son zamanlarda yasal güvenlik güçlerini yetersiz bulan Erdoğan’ın kafasındaki ‘rejim muhafızlığı’ düşer” diye ekledi.

Libya konusunda da Moskova’nın kapısına dönüldüğü tespitinde bulunan Taştekin, Ankara’nın Trablus cenahını zafere kavuşturma hedefine rağmen Sirte’yi de Halife Hafter’in Libya Ulusal Ordusu’na kaptırdığını ifade etti.

“Yine döndüler Kremlin kapısına. Erdoğan’ın her macerası Rusya lideri Vladimir Putin’in Meryem Ana’ya şükran duası etmesine vesile oluyor” tepkisini gösteren Taştekin, “Saray’ın külahsızlarına bakarsanız Türkiye’nin kararlılığı diplomasinin önünü açtı. İyi de netice ne? Hafter önüne konulan anlaşmayı imzalamadan Moskova’dan ayrıldı. Yeni masa 19 Ocak’ta Berlin’de kuruluyor” görüşünü dillendirdi.

Taştekin, yazısına şöyle devam etti:

“Türkiye kendisini kuşatan ateş çemberinde barışı mümkün kılacak herhangi bir olumlu rol üstlenemiyor. Yıllar içinde ‘yıkıcı tercihler’, ‘yapıcı diplomasi’ üretilmesini bloke ediyor. Dökülüyoruz işte! En iddialı olduğumuz alanlarda iş, Putin’in bizim için yapacağı iyiliklere kalmış. Yine de yaz kâtibim; ‘Başkan ve adamları efsane işler çıkartıyor.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: