HDP'yi kapatın! / Derya Havin GÜNGÖR - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

HDP’yi kapatın! / Derya Havin GÜNGÖR

HDP’yi kapatın! / Derya Havin GÜNGÖR
Yorum Yap

✔HDP’yi kapatın!

✔Atatürk’ü gömün!

✔’Pembe vagon’ devri başlasın!

HDP’yi kapatın!

Sistem öyle bir günde değişmiyor; yavaş yavaş, alıştıra alıştıra. Yöntemlerden biri toplumun ‘gazını almak’. Her şeyi kuralına, kitabına uygun yapıyormuş gibi göstermek. Böylece vatandaş bir iki mırıldanır, birkaç gün tepki gösterir, sonra durumu kabullenmeye başladıklarında el yükseltirsin. İlk tepkiden sonra yorgun düşenler, çaresizliğe boyun eğenler elenir. Tepkinin gücünü azaltıp/kırdıktan sonra sistem kurucuları yoluna devam eder. Bunun en bariz örneğini HDP seçmeni ve görevinden alınan belediye başkanları yaşıyor.

İktidar tilki kadar kurnaz; partiyi direkt kapatarak ‘demokratik’ tavrına halel getirmiyor! Girdiği seçimi ezici farkla kazananlar, iktidarın ‘sandık dışı demokrasisiyle’ ayrıca mücadele etmek zorunda bırakılıyor! Sistem kurucularının mesajı çok açık: “Senin sandıkta kazanmana izin veririm ama o görevi sana yaptırmam!”

Bir süre sonra iş, ‘seçime girecek partilere iktidar karar versin‘e kadar gider mi? Gider! Buna ne engel? Ama işte acele yok… Yavaş yavaş….

Atatürk!

İktidarın bir kurnazlığı da bu konuda. Atatürk’e en ağır küfrü, hakareti edenlerin ayağına kadar gidip saygıda kusur etmediler. Ekranlardan küfür edenler ‘gazetecilik’ yapmaya devam ettiler ki bırakın küfür edilen kişinin Atatürk olmasını, herhangi bir şahsa ekranlardan küfür etseniz bu somut kanıttır ve cezaya tabidir. Ancak tüm bunlara sessiz kalınması topluma verilen iktidarın bunu suç olarak görmediği mesajıydı. Böylelikle insanlar Atatürk’ü eleştirme ve ona küfür/hakaret etme konusunda cesaretlendirildiler. Şimdilerde ise kurucu öndere sövmek bir meziyet kabul edilir oldu.

25 yıldır siyasette en güçlü olanlar belki 20 yıl kadar sessiz kaldılar. Geldiğimiz nokta şu ki, devletin cumhurbaşkanı artık 10 Kasım’da bile rahatça Atatürk’e saldırmaktan çekinmiyor. Dahası, onu anmak için gittiği Anıtkabir’de slogan attırarak Atatürk’ün ölüsüne meydan okuyor.
Dedik ya, acele yok; yavaş yavaş…

Tacizler!

Geçtiğimiz günlerde bir kadın ve 7 yaşındaki erkek çocuğa internet üzerinden tren bileti almaya çalıştım. Neden ‘çalıştım’ dediğimi birazdan anlayacaksınız.

Yan yana boş koltuk kalmadığı için karşılıklı koltukları satın almak istedim; fakat erkek çocuğun yanındaki koltuğu daha önce bir kadın satın aldığı için sistem bir türlü onay vermedi. Bunun üzerine TCDD müşteri hizmetlerini arayarak durumu izah ettim. “Kadın ve erkeğin yan yana koltuk almasına sistem izin vermiyor ancak 7 yaşındaki bir çocuğun, bir kadının yanında oturmasında ne sakınca olabilir ki?” diye sordum.

Telefondaki yetkili 3 kere “çünkü kadın ve erkek yan yana oturamıyor” dedi. Bunu zaten okuduğumda anladığımı ve aynı cümleyi duymak için aramadığımı izah ettim.

“Bir çift olarak boş iki koltuğu alıyorsunuz ancak koltuklardan biri satılmışsa yanında kalan boş koltuk gerekirse o yolu boş olarak gidiyor, ne olursa olsun satmıyorsunuz; yanlış mı anlıyorum?” diye sordum. Yetkili “aynen öyle” diyerek onay verdi.

“Yetişkin biri bu koltuğu satın alıyorsa sorumluluğu da alıyordur, ki sizin güvenlik önleminiz yok mu? Yani cenazemiz olsa, bir toplantıya filan yetişecek olsak o koltuk boş gidecek ama yine de satmayacaksınız. Haremlik selamlık yolculuk dönemi mi başladı?” diye isyan ettim. Bana genel müdürlüğü arayarak şikayet oluşturmamı tavsiye etti. Kapattık.

Telefonu kapattıktan sonra aklıma sahibi iktidar tarafından sevilen/ kollanan Metro Turizm ve ısrarla yaşanan onlarca taciz vakası geldi.

Dedim ya, acele yok! Yavaş yavaş… Bir sonraki adım neden ‘pembe vagon’ olmasın!

Derya Havin GÜNGÖR

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: