Son Dakika Haberler

Hülya YALÇIN: Hem çocuk hem köpek!

Hülya YALÇIN: Hem çocuk hem köpek!
Okunma : Yorum Yap

HEM ÇOCUK HEM KÖPEK!

Hülya YALÇIN yazdı:

Son aylarda ülke iklimi neredeyse her şekilde vahşete teslim olmuş gibi.  Barınaklara hapsedilen köpeklere edilen işkence haberleri her gün bir yerden geliyor. Köpekle kalmıyor, güçleri yetiyor diye kedileri de çuvallara doldurup oraya buraya atıyorlar. İnsanın hadsizliğinin, adaletsizliğinin bir sonu yok demek ki.

Etrafta kendilerinden ve kendi üretimleri olan çocuklardan başka kimse olmasın istiyorlar. Yıllardır hayvanları kendi türümüzün şiddetinden korumak için sosyal, siyasal, yasal mücadeleyi verenler bilir; hiç kolay değildir bu. 

Rüzgar aniden değişir; hiç alakası olmayan “ben en hayvan severim” diye ortaya çıkar, menfaati bitince yok olur, tozu kalmaz. 

Kimisi en baştan beri “önce insan, ben en üstünüm, benden sonrası tufan” diyerek doğru ve güzel bir şey yaptığını sanır, yandaş toplar. En üstünlük de kime karşı; masum iki kedi, köpeğe karşı. Ne şan ama!

Geçen hafta Ankara Mamak sokaklarında kanlar içinde çırpınan köpekler bomba gibi düştü gündeme ve avucumuza. Yasaya göre toplanmaması gereken küpelenmiş köpekleri toplayıp “çöp paketi gibi ölüm barınağına” götürmek isteyenlere karşı hukukçu meslektaşlarımız duvar oldu. Hiç kolay olmadı. Terör estirdiler, kamu gücüyle üsttenci açıklamalar yaptılar. “Gezici” diyen bile oldu. Bu kadar karşılıksız bir sevgi ve bağ ile bir canlının yaşam hakkının korunmasını bir türlü kafalarında bir yere koyamıyorlar; kolayından “terörist” demeye çalışıyorlar. Çünkü çoğunun hayatlarında böyle bir bağ, sevgi, adalet duygusu yok.

Daha bu konu ile ilgili hukuki süreçler ve sahadaki faaliyet sürerken Konya Barınağı patladı. Hem de nasıl patladı. İple bağlanmış bir köpek, korku içinde; bir adam elindeki kürekle kafasına defalarca vuruyor. Etrafta birçok kişi izliyor, vicdanlar erimiş gibi. Dur diyen yok. Ötede, aynı işkence için sırasını bekleyen masum bakışlı köpekler endişeyle izliyor. Vurmalar bitmiyor, defalarca… Hayvan kalkmaya yeltendikçe yere düşüyor.  

Hemen suç duyuruları, CİMER başvuruları yapıldı elbette. Ülkenin dört bir yanından avukatlar Konya’ya akın etti. Köpeklere dayak atan kişiye dur demek için gelenleri kapıda “jandarma ve polis” karşıladı. İnanılır gibi değil ama evet öyle oldu.

Hatta barınak çalışanlarımızı incittiniz diye utanmaz açıklamalar yapıldı, yapılıyor. İnsanın gerçekten aklı almıyor bazen, biz ne yaşıyoruz!

Bu satırları yazarken yeni bir video düştü akışa. Zavallı bir ineği bağlamış, kafasına çuval geçirmiş bir vahşi insan. Balyozla, bildiğiniz demir balyozla vuruyor. Hayvan inliyor, devriliyor, kaçamıyor. Bunun bir tanımı var mı? Bu insanın ruhu nasıl bir şey? Önemli olan kendisini savunamayan bir canlıyı üstelik de bağlayarak bunca eziyet eden kişiyi toplum nasıl “hazmediyor”? Binlerce şey söylenebilir. Ama asıl olması gereken, bu şahısların hak ettikleri şekilde cezalandırılmalıdır. Yasa bunun için var ama sonuçlarını yıllardır göremiyoruz. Adeta yasa var ama “susun, oturun” deniyor.

Son zamanlarda yükselen hayvan düşmanlığı köpekler üzerinden hala alevlendirilmeye çalışılıyor. Küçük kızlarını bir trafik kazasında kaybeden ailenin kim bilir ne tür çevresel etkilerle “köpekler yok edilmeli” mottosu üzerinden bir sürü kötülük görünür hale geldi. Çocuklarımız ölüyor diye köpeklere ölüm ilan etmeye çalışıyorlar. Bu ailenin yasa dışı hayvan üretip sattığı da iddialar arasında.  

Nihai olarak toplumu yönlendirebilmek için en kuvvetli öğeleri kullandılar; “çocuklar mı köpekler mi?” diye yarılmayı başlattılar. Toplumun bir kesimi de maalesef seçim yapmak zorunda gibi “e tabi biz de köpeği severiz ama çocuk söz konusuysa ölsün” demeye başladı. Ortaçağ karanlığından bile beter bir toplumsal sürece böylece temas etmiş olduk.

Bizler toplumda dezavantajlı, savunmasız her grubun haklarının savunulması için çabalayan kişileriz. Niye hakları yarıştıralım. Sonuna kadar bu suni algı ile mücadele edeceğiz.

Ya çocuk ya köpek değil; “hem çocuk hem köpek” korunacak.

Eziyet edilen, mağdur edilen kimse onun yanında olmaktır yaşam hakkı mücadelesi vermek.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)