Son Dakika Haberler

İlker Başbuğ’un işaret ettiği ‘Karargah Evleri’ ve ‘Işık Evleri’ soruşturmaları nedir?

İlker Başbuğ’un işaret ettiği ‘Karargah Evleri’ ve ‘Işık Evleri’ soruşturmaları nedir?
Okunma : Yorum Yap

İlker Başbuğ’un işaret ettiği ‘Karargah Evleri’ ve ‘Işık Evleri’ soruşturmaları nedir?

Eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ’un bir televizyon programında, “26 Haziran 2009’da askeri şahısların, askeri mahalde işlediği suçlar da dâhil özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan yasa teklifi getiriliyor. Bunu kim hazırladı? Tamamen FETÖ ile ilgili, bu araştırılsın” açıklamaları üzerine, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın partili milletvekillerine Başbuğ hakkında dava açılması talimatı vermesiyle başlayan tartışma devam ediyor.

Bu tartışmalar sürerken İlker Başbuğ’un “Hükümet tasarısının dışında gece yarısı getirilen ve 13 dakika içerisinde kabul edilen bu iki önergeden en çok istifade eden FETÖ olmuştur. Bu iki değişiklik yapılmamış olsaydı Kayseri ve Erzincan soruşturmaları ile 2009 yılında bile FETÖ’ye ciddi bir darbe indirilebilirdi.”  sözleriyle işaret ettiği “Karargah Evleri” ve “Işık Evleri davaları” tekrar merak konusu oldu.

Başbuğ’un işaret ettiği o davaları sizler için özetledik…

Karargah Evleri Soruşturması (2007)

O dönem Hava Harp Akademileri Komutanlığı’nda öğretim görevlisi olan Hava Pilot Kurmay Yarbay Selçuk Çakmaklı’ya bilişim firması olan bir tanıdığı telefon eder ve bir şahsın firmaya içindeki verilerin kurtarılması amacıyla bir bilgisayar getirdiğini söyler. Firma çalışanı dosyaları kurtarmış fakat şifreli dosyalar dahil olmak üzere kurtardığı dosyaları merak edip incelemiştir. Bilişimci tanıdık, bu dosyaların önemli olduğunu düşünerek Çakmalı’ya teslim etmek ister. Çakmaklı kendisine teslim edilen listelerde gördükleriyle ilgili ifadesinde şunları söylüyor: “Yoğunlukla Maltepe Askeri Lisesi’ne ilişkin bilgiler olmakla beraber, TSK’ya personel alımı, Hakim-Savcı alımı prosedürleri, dershanelere ilişkin bölüm, abi-ablaların görev alanı ve sorumluklarını gösterir çizelge…”

CD KAYBOLUYOR!

Çakmaklı, içinde bilgisayarı firmaya getiren ve teslim alan iki kişinin de isimlerinin yazılı olduğu, Fethullahçı örgütlenmeye ait 92 adet dosyayı CD içerisinde teslim aldı ve o dönem Hava Harp Akademileri’nde birinci amir Albay Cengiz Köylü ile birlikte CD içeriğindeki dosyaların bir kısmını inceledi.

Köylü ve Çakmaklı durumu ilk olarak Hava Harp Akademisi Öğretim Başkanı Albay Yavuz Göker’e, sonra Hava Harp Akademisi Komutanı Tümgeneral Levent Türkmen’e, sonra da Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Aydoğan Babaoğlu’na bildirdi. Çakmaklı’nın ifadesine göre bu görüşmeler aynı gün yapıldı. (Mayıs’ın sonunda Çakmaklı’nın flaş belleği odasından kayboldu.)

Hava Kuvvetleri’ne yıllardır “Alevi yapılanma”nın sürdüğüne ve dönemin İşçi Partisi lideri Doğu Perinçek ve yöneticilerinin TSK içinde örgütlendiklerine dair bir ihbar yapıldı. Hedefte Albay Cengiz Köylü ve Yarbay Selçuk Çakmaklı vardı. Albay Köylü sünni olmasına rağmen Alevi yapılanmanın lideri olarak gösteriliyordu.

Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’nda “Alevi yapılanma” ihbarlarının yanı sıra bir başka soruşturma konusu daha vardı; TSK içindeki Fethullahçılar.

“Alevi yapılanma” ile ilgili ihbarlara inanmayan ve bu düşünceleri istihbarat şubesinin dinlenmesiyle basına yansıyan İstihbarat Daire Başkanı Hava İstihbarat Kurmay Albay Gürsel ve İstihbarat Başkanı Tümgeneral Erol Özgil’in görevlerinden el çektirilmesi sağlandı. Aslında yapılan diğer dosyaya sıra gelmemesini sağlamaktı. Böylece Fethullah Gülen yapılanması ile ilgili ele geçirilen belgelerin araştırılması engellendi.

29 Mart 2007’de Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt’a bir gün sonra da dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’a “Çok gizli” ibaresiyle elden sunularak Hava Kuvvetleri İstihbarat Başkanlığı’na  verilen bu belge “İşçi Partisi/Karargah Evleri” yazılı dosyadır. Davanın ismi de buradan gelir. (Kaynak: Aydınlık)

Işık Evleri Soruşturması (2009): 

“Karargah Evleri” soruşturmasıyla ilgili çalışmalar sürerken yaklaşık bir yıl sonra, Mart 2009’da Kayseri 2. Hava İkmal Merkez Komutanı Tümgeneral Rıdvan Ulugüler, Hava Kuvvetleri Adli Müşavirliğini arayarak “askerlerin bazı yerlere girmesini yasaklayan” bir emir yazısının çalındığını ve bunun üzerinde oynama ve ekleme yapılarak bu yazının Kayseri’de dolaşıma sokulduğunu söyler. Kayseri’de esnafa dağıtılan metinde “Ey vatandaş, senin vergilerinle maaş alan bu Tümgeneral Rıdvan Ulugüler, senin ekmeğinle oynuyor ve senin iş yerine askerlerin girmesini yasaklıyor. Bu komutanı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e şikayet edin.” denilmektedir.

Savcı Ahmet Zeki Üçok, soruşturma izni alarak Kayseri’ye gider. Soruşturma sonunda emrin Harekat İstihbarat Kısım Amirliği‘nde değiştirildiği tespit edilir. Astsubay Ali Balta 4 Mart 2009’da tutuklanır ve Işık Evleri’nde yetiştiğini ve emri kendisinin aldığını söyler. Bu belgedeki değişiklik için Kayseri’de eczacılık yapan TSK’den sorumlu sözde imam ile iş birliği yaptığını itiraf eder. Astsubay Ali Balta tutuklanır ancak Gülenci cemaat, Balta’nın ifadesinin hipnoz edilerek ve işkence altında alındığına dair dedikodu çıkarır. 11 Mart’ta TSK’den sorumlu “Gülen cemaati abileri” hakkında yakalama kararı çıkarılsa da bu 4 “abi” çoktan kayıplara karışarak Azerbaycan’a kaçar.

Bu olayların askeri yönü bulunduğu için normal koşullarda Askeri mahkemelerde görülmesi ve “sivil abilerin” de bu mahkemelerde yargılanması gerekiyordu. Ancak İlker Başbuğ‘un işaret ettiği askerlerin sivil mahkemelerde yargılanmasına yönelik yapılan değişiklik ile ne itirafta bulunan astsubaylar (Ali Balta ve 2 arkadaşı) ne de cemaatçi “abiler” askeri mahkemede yargılanabildi.

Emri değiştiren ve Tümgeneral Rıdvan Ulugüler hakkında kumpas kuran astsubaylar ve FETÖ’cü abiler yargılanamadı ancak o davaya dokunan herkes yandı.

  • Genelkurmay Askeri Mahkemesi’nin başındaki Yarbay Mehmet Yüzbaşıoğlu, “askeri casusluk” kumpası davasına eklendi.
  • Soruşturmayı yürüten Savcı Ahmet Zeki Üçok ve FETÖ’nün emriyle belgede değişiklik yaptığını itiraf eden, Işık Evleri’nde yetiştiğini söyleyen astsubay Ali Balta ve iki arkadaşını tutuklayan Mahkeme Başkanı Ahmet Erdem “Balyoz davasından” tutuklanır.

Ayrıca;

  • Adli Müşavir Bülent Günçal
  • Kayseri İl Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz
  • Jandarma Bölge Komutanı Ali Aydın da bu davada ismi geçtikten sonra hapsedilen isimlerdir.
Adil Öksüz, Fethullah Gülen’in en yakın adamıydı. 15 Temmuz darbe girişimde gözaltına alınan ve şaibeli bir şekilde serbest bırakıldıktan sonra hakkında yakalama kararı çıkarılan Adil Öksüz, hala kaçak konumdadır.

Savcı Ahmet Zeki Üçok, 2 Mart 2019’da yaptığı açıklamada bu davanın engellenebilmesi için Fethullah Gülen’in Adil Öksüz’ü görevlendirdiğini ve bunun da ByLock konuşmalarında yer aldığını söyledi. (Kaynak: Sözcü)

İlker Başbuğ, “FETÖ’ye ciddi darbe vurulabilecek” bu davalar sırasında yapılan yasa değişikliğine tepki gösterdi

Geçen hafta katıldığı televizyon programında Haziran 2019’da TBMM’den geçirilen torba yasadaki “askerlerin özel yetkili mahkemelerde yargılanmasının önünü açan” maddeyi hatırlatan İlker Başbuğ, “26 Haziran 2009’daki kanun teklifini getiren siyasiler araştırılsın. FETÖ’nün siyasi ayağı yok dersek gerçek inkar olur” demişti. Başbuğ yaptığı yazılı açıklamada ise “Bu iki değişiklik yapılmamış olsaydı Kayseri ve Erzincan soruşturmaları ile 2009 yılında bile FETÖ’ye ciddi bir darbe indirilebilirdi.” diyerek Karargah ve Işık Evleri davalarını işaret etmişti.

Erdoğan’ın çağrısıyla şikayetçi oldular

2009’daki yasa teklifinin altında imzası bulunan AKP milletvekilleri Bekir Bozdağ, Ahmet Aydın, Mustafa Elitaş, Mehmet Ceylan, Ahmet Müfit Doğan ve Yahya Doğan, avukatları aracılığıyla savcılığa suç duyurusu dilekçesi verdi. Erdoğan’ın avukatı Hüseyin Aydın tarafından savcılığa verilen suç duyurusu dilekçesinde, İlker Başbuğ hakkında kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret suçundan dava açılması istendi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)