Son Dakika Haberler

Kadıgil’den AKP’li Akbaşoğlu’na: “Böyle bir günde herhangi bir bıyıklıyla muhatap olmak istemiyorum”

Kadıgil’den AKP’li Akbaşoğlu’na: “Böyle bir günde herhangi bir bıyıklıyla muhatap olmak istemiyorum”
Okunma : Yorum Yap

CHP Milletvekili Sera Kadıgil, AKP’li Hülya Nergis’e yönelttiği soruya AKP Grup Başkan Vekili Muhammet Emin Akbaşoğlu’nun yanıt vermesi üzerine “Böyle bir günde herhangi bir bıyıklıyla muhatap olmak istemiyorum” dedi …

-Kadıgil’den AKP’lilere ders niteliğinde konuşma: Erkeklik egolarınızı öyle bir şişiriyorsunuz ki en küçük bir iğnede patlayıveriyor…

CHP İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, kadına yönelik şiddettin sebeplerinin sıraladı. Kadıgil, AKP’lilere sert tepki gösterdiği konuşmasında “Eğer ki benim bir kadın arkadaşım -KEFEK gibi bir Komisyonda olan bir kadın arkadaşım- “Bu ülkede kadın cinayetleri abartılıyor.” “Efendim, kadınlardan 12 kat daha fazla erkek ölüyor.” “İstanbul Sözleşmesi gerekirse tartışmaya açılabilir.” gibi görüşler öne sürüyorsa onu istifaya davet etmek benim anamın ak sütü kadar helaldir Sayın Akbaşoğlu. Çünkü ben bunun için maaş alıyorum, bu millet bana bunun için maaş veriyor.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Sera Kadıgil, TBMM Genel Kurulunda kadına yönelik şiddet ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününe ilişkin bir konuşma yaptı. Kadıgil’in konuşması, AKP sıralarında huzursuzluğa neden oldu.

‘ÇOK KUTSAL SAYDIĞINIZ AİLE FERTLERİ…’

Kadıgil, kadına yönelik şiddettin nedenlerini açıkladığı konuşmasında şunları söyledi:

“Sadece Bakanlığınızın verilerine göre 2020 yılında öldürülen 300 kadının 181’i kendi evinde, kendi aile bireyleri tarafından katledilmiş. Bu kadınların yüzde 80’i ise doğrudan eşi, sevgilisi, babası, oğlu, erkek kardeşi gibi o “çok kutsal” diye saydığımız aile fertleri tarafından öldürülmüş. Bu nedenle, “Kadınlar neden öldürülüyor?” diye sormak yerinde ama eksik kalıyor. Asıl soru şu olmalı: Neden kadınlar ille de en yakınlarındaki erkekler tarafından öldürülüyor? Şimdi, araştırma komisyonu eminim uzun uzun çalışacak ama çıkacak rapor eğer samimiyetle hazırlanırsa oradan çıkabilecek yegâne sonucu ben size peşin peşin söyleyeyim, buradan bir “spoiler” vereyim. Kadına yönelik şiddetin temel sebebi, fıtrat adı altında satmaya çalıştığınız erkek uydurması toplumsal cinsiyet rolleri, bununla körüklenen cinsiyet eşitsizliği ve tarih sahnesine çıktığı günden bu yana sırtını bu eşitsizliğe dayamış kapitalist üretim ilişkileridir. Bu eşitsizliği ve sömürüyü ortadan kaldırmadıkça kadına yönelik şiddetle mücadele etmeniz mümkün falan değil. Başımızdaki belanın adını açık ve net koymak gerekir, bu belanın adı “mülkiyet aşkı”dır” ifadelerini kullandı.

“Bu hastalıklı aşktan kurtulmadan ne kadınlar, ne toplumlar kurtulabilir”

Kadıgil, ataerkil ve kapitalist toplumda “toplumsal cinsiyet şiddeti” münferit bir hadise değil sistematik bir şiddet olduğuna dikkat çekerek şunları söyledi:

“Bunu anlamak işine gelmeyen ama kendilerince düzgün ve namuslu aile kadınları da ölmesin isteyenlerin tek bir hayali var o da şu: Kadınlar fıtratına uygun davransın; iyi bir anne, itaatkâr bir eş olsun; erkek de bir zahmet buna uygun davranan kadınları dövüp öldürmesin. Yani, bu hastalıklı toplumsal sözleşmenin ilk kısmından aslında hepiniz gayet memnunsunuz. Kadının erkeğe tabi olması sizin için bir problem değil, tam da bu nedenle bir arpa boyu yol ilerleyemiyorsunuz. Çünkü, bu aidiyeti ya da kadının ve erkeğin doğası gereği, bazı kişilik özellikleriyle doğduğunu kabul ettiğiniz anda, erkeğin kadın üzerindeki tasarrufunu da aslında kabul etmiş oluyorsunuz

“Bakın, kapitalizm hem işte hem evde sömürüyor dedik, diğer yandan iş hayatında etinden sütünden faydalanıp patronundan arta kalan kırıntıları önüne atarak yaşamasını beklediği erkeklere de bu ataerki tek bir havuç veriyor aslında. Hayatta, işte, sokakta olmasa da tek bir alanda, evin içinde mutlak otoriteyi ona sunuyor ve bu şekilde gönlünü hoş eylemeye çalışıyor. Her alanda hayatının kontrolünü çoktan egemenlere kaybetmiş erkeğimiz de bu anlaşmaya gönüllü razı geliyor, bu nedenle bu “toplum yapımız,gelenek göreneklerimiz, kutsal ailemiz” masalına dört kolla sarılıyor çünkü sarılacak başka hiçbir şey kalmadı sayenizde. Eşi ve çocuğu üzerindeki hâkimiyetini de eğer bu erkek kaybederse, sizin düzeninizde erkekliğini ispatlayacak hiçbir donesi kalmıyor; bu yüzden işte her kadın katili çıkıp “Erkeklik onurumla oynadı Hâkim Bey.” diyor ve tam da bu yüzden her erkek hâkim “Haklısın be kardeşim.” diyor. Yani, özetle, arkadaşlar, erkeklik egolarınızı öyle bir şişiriyorsunuz ki en küçük bir iğnede patlayıveriyor, sonra da kendinizi haklı sanıyorsunuz. AKP’li Nergis Atçı’nın katıldığı bir televizyon programında kadın cinayetlerinin abartıldığını savunmasına da değinen Kadıgil, Atçı’yı istifaya davet etti.

AKP SIRALARI HUZURSUZLANDI

Kadıgil’in konuşmasının ardından söz alan AKP Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Kadıgil’in konuşmalarındaki ifadelerin ‘hakikat dışı’ olduğunu iddia ederek, “Ayrımcı ve nefret diline dönük bir şekilde birtakım iddialarda, abesle iştigal diyebileceğimiz suçlamalarda bulundu. Aslında kendilerinin konuşmasını biliyoruz. CHP teşkilatlarındaki taciz ve tecavüz olaylarıyla ilgili hakikaten herhangi bir şey söylemediği hâlde, kötülemediği hâlde, kınamadığı hâlde maalesef bunu meşrulaştıracak bir dile yaklaşımlarıyla tanınan bir arkadaşımızın bizim bir milletvekilimizi istifaya davet etmesi karşısında aynaya bakarak kendisinin bu istifayı düşünmesinin daha doğru olduğunu ifade ediyor, hepinize teşekkürlerimi sunuyorum” dedi.

‘BIYIKLILARA GEREK YOKTU’

Akbaşoğlu’nun konuşmasının ardından konuşan Kadıgil, “Hülya Hanım kendini savunur, bıyıklılara gerek yoktu bence. Gayet kibar bir üslupla Sayın Nergis’e sordum ve çok açık bir şekilde dedim ki: Bunca yıldır teşrikimesaimiz var, KEFEK’te biz birlikteyiz. Sayın Nergis’in böyle bir şey söylediğine ihtimal dahi vermek istemiyorum. Benden sonra söz alacak, lütfen buraya gelsin ve kendisini açıklasın. Eğer ki bu doğruysa ben kendisini istifaya davet ediyorum” dedi.

Kadıgil, KEFEK’in grup sözcüsü olarak ‘kadın cinayetleri abartılıyor’ diyen birini istifaya davet etmenin hakkı olduğunu belirterek: Eğer ki benim bir kadın arkadaşım -KEFEK gibi bir Komisyonda olan bir kadın arkadaşım- “Bu ülkede kadın cinayetleri abartılıyor.” “Efendim, kadınlardan 12 kat daha fazla erkek ölüyor.” “İstanbul Sözleşmesi gerekirse tartışmaya açılabilir.” gibi görüşler öne sürüyorsa onu istifaya davet etmek benim anamın ak sütü kadar helaldir Sayın Akbaşoğlu. (CHP sıralarından alkışlar) Çünkü ben bunun için maaş alıyorum, bu millet bana bunun için maaş veriyor. Kadınların haklarını savunmak için biz o Komisyonu kurduk ve bunun için konuşuyoruz. 2 kadın arasındaki diyaloğa böyle bir günde daha fazla girmezseniz de çok sevineceğim” şeklinde konuştu.

Evrensel

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)