Son Dakika Haberler

‘Derin’ buluşma: Çakıcı, Ağar, Alan ve Eken’in Bodrum’da buluşması ne anlama geliyor?

‘Derin’ buluşma: Çakıcı, Ağar, Alan ve Eken’in Bodrum’da buluşması ne anlama geliyor?
Okunma : Yorum Yap

‘Derin’ buluşma, Türkiye’de yakın geleceğin habercisi mi?


Karanlık dönemin önemli isimleri Çakıcı, Ağar, Alan ve Eken, Bodrum’da buluştu. Bu buluşmanın ‘mesajıyla’ ilgili dikkat çekici açıklamalar yapıldı.


“Dörtlü fotoğrafa bakınca Mehmet Ağar’ın mecliste milletvekili Ali Şeker’in abimle ilgili sorusuna, ‘Hasan Ocak’tan başka kayıp var mı?’ diye dalga geçişini, 2012 yılında Mehmet Ağar’ın kaldığı Yenipazar Cezaevi önünde yaptığımız basın açıklaması nedeniyle Korkut Eken’in kayıp yakınlarını tehdit edişini, Engin Alan’ın hazırladığı ölüm listelerini…”

“…Bu fotoğrafın paylaşıldığı gün Ankara Valiliği, hakkımdaki koruma kararını kaldırdı. Bu bir tesadüf müdür?…”
“Hak hukuk tanımaz kimlikleri ile gözdağı veriyorlar. Biz buradayız bakın görün keyfimiz yerimizde diyorlar.”


12 Eylül süreci ve Susurluk skandalı olarak bilinen faili meçhul olayların yaşandığı karanlık dönemde sık sık adları geçen organize suç örgütü lideri Alaattin Çakıcı, eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, emekli korgeneral Engin Alan ve emekli albay Korkut Eken’in Muğla’nın Bodrum ilçesinde bir araya gelmesi kafalarda soru işareti yarattı. Bu buluşmanın, Türkiye’nin yakın geleceğine dair ipucu verdiği yönünde yorumlar yapıldı…


Katledilen Cumhuriyet gazetesi yazarı Uğur Mumcu’nun eşi Güldal Mumcu dört kritik ismin bir araya gelmesine ilişkin yaptığı yorumda “Ankara’da 1978 yılında 7 TİP’li gencin katili Haluk Kırcı’yı televizyona çıkaran kuvvet neyse bunları bir araya getiren kuvvet de odur” ifadelerini kullandı. Bu fotoğraf karesinin derin devlet yapılanmasının içinde farklı farklı yapıların olduğunun göstergesi olduğunu vurgulayan Mumcu, “Aslında birbirlerinden farklıymış gibi algılanan insanların ülke çıkarları adı altında ülkeye zarar veren bir yapılanma içerisinde olduklarını düşündürtüyor” dedi.

HESAP SORULAMADI


Eski CHP milletvekili ve faili meçhul cinayetlerle yaşamdan koparılan aydınların davalarında avukatlık yapan hukukçu Şenal Sarıhan, Susurluk skandalının Türkiye Cumhuriyeti tarihi içerisinde en acı süreçlerden birini ifade ettiğini belirtti. Sarıhan, “Bu süreçte ismi geçen insanların bugün yeni baştan bir arada olmaları, umarım ki yeni acıların yaşanması konusunda yeni bir planlamanın, örgütlemenin başlangıcı olmasın. İçinde bulunduğumuz süreç, ülkede, insanların kamplaştırıldığı, hasım gibi gösterildiği bir süreçte, bu insanların yeniden sahneye çıkmış olmaları hepimizin bu süreci özenle izlememiz ve buradan doğabilecek tehlikelere karşı hukuki önlemlerin alınması konusunda da talepkâr olmamız gerektiğini düşüyorum” dedi.

Fotoğraf karesini görünce rahatsızlık hissettiğini aktaran Sarıhan özetle şunları söyledi:

“Benim için o günlerin anıları çok canlı. O dönemde hukuki süreç bir yüzleşmeyle sonuçlanmadı. Çok ciddi acıları, yaşam ihlallerini ifade ediyor o süreç.”


TESADÜFLER POLİTİKASI MI?


Susurluk skandalının aydınlatılması için 1997 yılında TBMM’de kurulan Susurluk Komisyonu üyeliği yapan, eski CHP milletvekili Fikri Sağlar ise “Bu isimlerin bir araya gelmesine ilişkin bir şey söyleyemem. Eski anılarını paylaşıyor olabilirler. Ancak bu fotoğrafın paylaşıldığı gün Ankara Valiliği, hakkımdaki koruma kararını kaldırdı. Bu bir tesadüf müdür bilemem ama Türkiye’de tesadüfler politikası vardır” diye konuştu.

‘CEZASIZLIKLA ÖDÜLLENDİRİLDİLER’


15 Mart 1995’te gözaltına alınan ve işkenceyle öldürülmüş bedeni Beykoz ormanlarında bulunarak kimsesizler mezarlığına gömüldüğü anlaşılan Hasan Ocak’ın kardeşi Maside Ocak, “Adalet taleplerimiz 25 yıldır karşılık bulmadı, gözaltında kaybetmelerde sorumluluğu olanlar cezasızlıkla ödüllendirildi. 12 Eylül kayıplarımızın dosyalarında ve 90’lı yıllardaki kaybedilmelerde Mehmet Ağar’ın, Kürt iş insanlarının katledilmesi ve kaybedilmesinde Korkut Eken’in, Engin Alan’ın sorumluluğu mahkeme tutanaklarına geçti” dedi.

Ocak, hislerini şu sözlerle anlattı:

“Dörtlü fotoğrafa bakınca Mehmet Ağar’ın mecliste milletvekili Ali Şeker’in abimle ilgili sorusuna, ‘Hasan Ocak’tan başka kayıp var mı?’ diye dalga geçişini, 2012 yılında Mehmet Ağar’ın kaldığı Yenipazar Cezaevi önünde yaptığımız basın açıklaması nedeniyle Korkut Eken’in kayıp yakınlarını tehdit edişini, Engin Alan’ın hazırladığı ölüm listelerini ve onların emriyle itirafçı Yıldırım Beğler’in anlatımlarıyla nasıl kaybedildiklerini öğrendiğimiz Halil Birlik ve Mehmet Bilgeç’i görüyorum. Bu fotoğraf beni öfkelendirmiyor, bu ilişkileri zaten biliyoruz.”

‘GÖZDAĞI VERİYORLAR’


1994 yılında gözaltında işkence edilerek öldürülen babası Abdülmecit Baskın‘ın faillerinin bulunması için adalet arayan Eren Baskın, o fotoğraf karesini gördüğünde kalbinin paramparça olduğunu söyleyerek, “Birbirinden çirkin, karanlık isimlerin bir araya gelmesi insan hakları mücadelesi içinde olan insanların kalbini çok derinden kırabiliyor tıpkı biz kayıp çocuklarının kalbini paramparça ettiği gibi” dedi. Bu fotoğraf karesiyle topluma gözdağı verilemek istendiğini belirten Baskın, “Kendilerince hak hukuk tanımaz kimlikleri ile gözdağı veriyorlar. Biz buradayız bakın, görün keyfimiz yerimizde diyorlar. Çocukları Yalıkavak’ın cennet koylarını talan eden ihaleleri alıyorlar ama unuttukları bir şey var! Her ne kadar korunup kollansalar da her ne kadar mahkemelerde beraat kararları ile ödüllendirseler de yetim bıraktıkları çocukların ve annelerin ahı ayakları her taşa değdiğinde akıllarına gelecek. Kendilerini aklanmış hissetseler de bizlerin kalbinde müebbet olarak mahkûmlar” diye konuştu.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri