Son Dakika Haberler

Kısır döngüler coğrafyası / Oğuz Evren KILIÇ

Kısır döngüler coğrafyası / Oğuz Evren KILIÇ
Okunma : Yorum Yap

KISIR DÖNGÜLER COĞRAFYASI…

1981’de doğdum.
Doğduğumda Sovyetler Birliği Afganistan’ı işgâle başlamıştı. Irak-İran Savaşı başlamıştı.

Suriye’nin fiilen dâhil olduğu Lübnan İç Savaşı da başlamıştı.
Irak-İran Savaşı 1988’de bitti. Sovyetler Birliği’nin Afganistan’daki savaşı 1989’da bitti.

Lübnan İç Savaşı ise 1990’da bitti.

Benim doğumumdan 20 yıl sonra, 2001 yılında doğanlar ise 11 Eylül saldırılarının ardından

Amerika Birleşik Devletleri’nin Afganistan’ı işgâli ile hayata gözlerini açtılar. Yine ABD’nin Irak Savaşı 2003 yılında patlak verdi. Suriye İç Savaşı ise 2011 yılında başladı.ABD’nin Afganistan ve Irak’ı işgâli hâlâ fiilen sürüyor. Suriye İç Savaşı da devâm ediyor.

Özetle; Afganistan, Irak ve Suriye, 40 yılı aşkın bir süredir savaş içinde. Bunlara eklenecek başka bölgeler de mevcut elbet.

40 yıldır savaş ile yaşayan bu coğrafyaların birkaç anlaşma ya da karar ile barışa kavuşmasını umut edenlerin çok iyi niyetli olduğunu düşünüyorum. Bu ülkelerdeki en geçerli  iş kolu profesyonel savaşçılık. Bu ülkelerdeki en yoğun ekonomik faaliyetler ise çoğunlukla silâh kaçakçılığı ve ticâreti, uyuşturucu üretimi ve ticâreti, insan kaçakçılığı, organ ticâreti ve savaşın yarattığı diğer legal ve illegal iş alanlarındaki faaliyetler. 40 yıllık savaşlar, artık bu
ülkelerde kendi endüstrisini ve ekonomi politiğini yaratmış durumda. Aşîretler, hükûmetler, yerli ve yabancı girişimciler, küresel devler ve tabii ki simsarlar bu devâsâ ekonomik hareketlilikten besleniyor.

Bir diğer yandan, bu ülkelerin yakın zamanda toplumsal ve ekonomik normalleşmeye adapte olamayacağı açık. Doğa boşluk sevmez. Savaş durumunun son erdiği ândan itibâren doğacak ekonomik boşluk, gündelik ekonomik faaliyetler ile hemen doldurulabilecek gibi bir boşluk olmayacak. Bu boşluk, siyâseten ve hukuken bitmiş görünen savaşın hâlâ devâm eden endüstriyel faaliyetleri tarafından doldurulacak. Örneğin; savaştan kalan hurda araçlar
ve silâhlar ile hâlâ kullanılabilir olan araçlar ve silâhlar çok önemli bir ticârî iş kolu yaratacak. Ama belki bundan daha büyük bir iş kolu, bu savaş coğrafyalarının “deneyimli” savaşçılarının dünyanın başka bölgelerinde “istihdâm edilmesi” ile ortaya çıkacak.

Geçtiğimiz hafta Talîbân ile ABD arasında imzâlanan anlaşma ile ABD, Afganistan ile savaşını hukuken bitirdi. Talîbân’ı ve ona bağlı ya da onunla birlikte hareket eden diğer güçleri yok etmek amacıyla Afganistan’a giren ve neredeyse 20 yıldır bunun için didinen ABD, artık bu konuda en azından askerî açıdan faaliyetlerini durdurdu. Bu noktadan sonra Afganistan’ın barış ve huzur içinde bir ülke olma yolunda ilerleyeceğini söyleyebiliyor muyuz? Fikrimce hayır. Afganistan, Sovyetler Birliği işgâlinden sonra yaşadığı “akümülasyon evresi” gibi bir akümülasyon evresine daha girerek, yeni bir savaş dönemine hazırlanacak düşüncesindeyim. Çünkü Afganistan için başka bir siyâsî ve ekonomik perspektiften bahsedebileceğimiz hiçbir veri yok.

Irak, görünüşte kendi hükûmeti tarafından yönetiliyor. Fakat güneyinde yaşayan Şiî kitleler ayrı, kuzeyinde yaşayan Kürt kitleler ayrı, orta kısmında yaşayan Sünnî aşîretler ayrı olmak üzere her dâim çatışma ve savaş potansiyelini hâlâ koruyor. ABD’nin ise Irak’tan tamâmen çekilmek gibi bir niyetinin var olduğunu söylemek zor. Bu durumda, Irak’ın da yakın zamanda bir normalleşme sürecine girmesini beklemiyorum. Irak da, tıpkı Afganistan gibi, yeni bir
savaşın akümülasyon evresini yaşıyor gibi görünüyor.

Suriye kısmı ise daha karmaşık. Yarın Esad zaferini ilân edip isyâncı grupları elimine etse bile artık Suriye, eski üniter Suriye olarak yola devâm edebilecek durumda değil. Dahası, artık Suriye’nin içinde aktif yabancı askerî ve siyâsî güçler mevcut. Ayrıca, Suriye’nin arka bahçesi Lübnan’da da çok güçlü bir Hizbullah etkisi var. Bu Hizbullah etkisi sürdükçe, İsrâil ve ABD’nin Lübnan ve Suriye’deki yoğun aktivitesi de devâm edecek. Suriye İç Savaşı
bugünkü hâli ile hukuken bitirilecek olsa bile, yeni bir savaşa dönüşene kadar uykuya çekilecek.

Afganistan, Irak ve Suriye, önümüzdeki 20 yıl için yeni krizleri ve savaşları tetikleyecek fay hatları olarak dünyanın orta yerinde mevcûdiyetlerini koruyorlar. 2021 yılında doğacak olanlar, 2021’den itibâren bu coğrafyalarda yaşanacak yeni savaşlarla dünyaya gözlerini açabilir. Bizler ise bu ülkelere ve bu ülkelerin bulunduğu coğrafyalara barışın, huzurun ve refâhın geldiğini hiç göremeyebiliriz.

Oğuz Evren KILIÇ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)