Son Dakika Haberler

Koray: “Suriye’de ölmeyenler ‘darbeye teşebbüsten’ cezaevine atıldı…”

Koray: “Suriye’de ölmeyenler ‘darbeye teşebbüsten’ cezaevine atıldı…”
Okunma : Yorum Yap

“15 Temmuz gecesi tugaydan çıkanlar hapse atıldı, çıkmayanlar Suriye’ye gönderildi. Ölenler ‘kahraman’ oldu, yaralılar ‘gazi’. Ölmeyenler, döndükten sonra ‘darbeye teşebbüsten’ cezaevine atıldı…”

Gazeteci Yeliz Koray, 15 Temmuz darbe girişimine ilişkin süren bir davaya ilişkin bilgileri paylaştı. Koray, “15 Temmuz gecesi ‘terör saldırısı’ mesajıyla 2. Zırhlı Tugay’dan dışarı çıkan askerler yargılanıp ceza alırken, tugaydan çıkmayan 129 askerin ‘kahraman’ ilan edildikten sonra Suriye’ye gönderildiğini, orada şehit olanlara kahraman deyip, gazi olanlara madalya verip, (5 yıl sonra) Suriye’den döndükten sonra ‘darbeye teşebbüsten’ cezaevine atıldıklarını biliyor musunuz?” dedi.

Koray’ın görülecek davaya ilişkin verdiği bilgiler çok dikkat çekici. Koray, görülecek davaya ilişkin bilgileri paylaşırken madalyasıyla hapiste bulunan askerlerin olduğunu belirtti.

Koray’ın paylaşımları şöyle:

“Emirlere karşı gelen Yüce Divan’da yargılanır” dediler

15 Temmuz gecesi İstanbul Maltepe 2. Zırhlı Tugay personeli, ‘terör alarmı’ şeklinde atılan SMS ile toplanıyor. Şu anda ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alan Yarbay Şakir Çınar’ın emriyle 3-4 birlik halinde S.Gökçen, Boğaziçi Köprüsü gibi yerlere.. Çınar, “Terör alarmı var. Sıkıyönetim ilan edildi. Müdahale edeceğiz. Emirlere karşı gelen Yüce Divan’da yargılanır” diyor. Çoğu astsubay ve uzman çavuştan oluşan 129 asker ise birliği korumak için tugaydan ayrılmıyor.

Saatler ilerleyince Kurmay Başkanı gelip, “Tankları hazırlayın, desteğe gidebiliriz” diyor. Askerler hazırlık yaparken hem TV’den hem de ailelerinden gelen telefonlarla olayın terör saldırısı değil, darbe kalkışması olduğunu anlayıp birlikten çıkmama kararı alıp hazırladıkları cephaneliği boşaltıp, araçları da çalışamaz hale getiriyorlar. Tugaya, darbeye karşı güvenliği sağlamak için Yarbay Erkan Olgay ve Refai Eciroğulları ile Albay Hançeri Sayat geliyorlar. İddiaya göre sabaha karşı Hançeri Sayat köprüdeki tankları etkisiz hale getirmek için tank hazırlatsa da “Askerler teslim oldu” haberinden sonra tugaydan kimse çıkmıyor.

“O gün tugaydan çıkmak ya da çıkmamak tamamen şans!”

Gün ağardığında bastırılan darbe girişimi sonucu birlikten dışarı çıkanlar darbe girişimi nedeniyle yargılanıp ceza alırken 129 kişi sorgulama bile geçirmiyor hatta Olgay, Eciroğulları ve Sayat “kahraman” ilan ediliyor. O gün tugaydan çıkmak ya da çıkmamak tamamen şans!

Kahraman olan bu 129 kişinin neredeyse tamamı önce Gaziantep İslahiye’de daha sonra da İdlib ve Münbiç’te gerçekleşen Barış Pınarı, Fırat Kalkanı gibi harekatlara katılıyor. Aralarından tankçı onbaşı Fırat Karaca şehit oluyor. Devlet erkanı cenazesine katılıyor, basın “kahraman Mehmetçik” yazılıyor, liderler “kınalı kuzular” diye mesajlar yazıyor, hatta adı bir kütüphaneye bile veriliyor.

“Şu anda hepsi madalyasıyla cezaevinde”

Aynı ekipteki askerlerden Abdullah Demir, Serkan Köroğlu, Ceyhun Erel, Emrah Eroğlu ve Gökhan Yıldırım ise Rus uçaklarının “yanlışlıkla” vurduğu saldırıda yaralanıyor hatta Gökhan Yıldırım’a madalya bile veriliyor. (Şu anda hepsi madalyasıyla cezaevinde)

“Darbenin başarısız olacağını anladığınız için dışarı çıkmadınız”

Ve darbe girişiminden sonra “kahraman” ilan edilen askerler tam 5 yıl sonra “Darbenin başarısız olacağını anladığınız için dışarı çıkmadınız” denilerek ‘darbeye teşebbüsten tutuklanıp cezaevine atılıyor. (90’ı tutuklu yargılanıyor)

İşin en acı tarafı, haklarındaki soruşturma 2017’de yani onlar Suriye’de savaşıp can verirken, enkaz altında kalırken başlatılıyor. Ölürse kahraman ölmezse terörist ilan edileceklerini bilmeden..

Hangisi daha acı, tamamen şans (!)

“Top fileyi geçse de geçmese de bittin”

İşte bu askerlerden (90’ı tutuklu olmak üzere) yarın yargı karşısına çıkacaklar. Şehit olanın hakkında takipsizlik verildi, gaziler ise madalyalarıyla birlikte şu an cezaevinde yatıyorlar. “Acaba bizi bile bile mi ölüme gönderdiler?” diye isyan ediyorlarmış. Soruşturma başlatıldığında tutuklansalardı ne Fırat Karaca şehit olacaktı ne de diğerleri gazi. Velhasıl, O gece dışarı çıkana “darbeye teşebbüs ettin” diye, çıkmayana “haber aldığın için çıkmadın” diye ceza veriliyor. Top fileyi geçse de geçmese de bittin. İki ucu..

Davaya bakan avukatlardan @crkml’dan edindiğim bilgiye göre muhalefet parti liderleri ve vekillerine de sitem ediyorlarmış. “Ölseydik kınalı kuzuları olacaktık. Twit atıp şehidimiz var diyeceklerdi. Ama şimdi FETÖ damgası yeme korkusuyla davamızla ilgilenmiyorlar.”

İBB de davaya müdahil!

Davanın bir ilginç tarafı da İBB’nin müdahil olması. Terör mesajıyla çıkan zırhlı araçlardan biri darbe girişimi olduğunu anlayıp dönmek istiyor. Yol tıkalı olduğu için refüşü ezmek zorunda kalan araç İBB malına zarar veriyor.İBB’ye “Sizin refüjü ezdiler, müdahil olmak ister misiniz?” diyorlar. İBB de yarınki davada müdahil olacak. Şikayetçi olsa ayrı dert olmasa ayrı dert!

Suçluyu suçsuzu ayırt etmek elbette yargının işi lakin bir tarafta “kahraman” olarak şehit olan bir tarafta şehit olmadığı için yargılananlar.. Soruşturma sürerken savaşanlar, tugaydan çıksa da çıkmazsa da suçlananlar..”

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)