Son Dakika Haberler

Kripto para piyasasının regülasyonu / Oğuz Evren KILIÇ

Kripto para piyasasının regülasyonu / Oğuz Evren KILIÇ
Okunma : Yorum Yap

KRİPTO PARA PİYASASININ REGÜLASYONU …

Regülasyon, kelime anlamı olarak, “hukukî denetim” ya da “hukukî düzenleme” demek. Bir konu hakkında mevzuat oluşturulması, bu mevzuat çerçevesinde çeşitli kişi ya da kurumların denetleme görev ve yetkisiyle donatılması, bu denetleme faaliyetlerinin çeşitli yaptırımlara bağlanması, oluşturulan mevzuat çerçevesinde yargı yollarının tespit edilmesi ve yargılama süreçleri sonunda içtihatların oluşması regülasyonu en geniş anlamıyla ifâde eder.

Regülasyon, bir konunun ya da olgunun hukuken cisimleşmesini, var olmasını sağlar.

Bu bağlamda, kripto para olgusu var olduğundan beri kripto para câmiası içinde en çok tartışılan konuların başında kripto para piyasasının regülasyonu geliyor.

Zîrâ bir kesim, kripto paranın varoluşunun bir tür sistem karşıtlığına dayandığını, var olan politik, ekonomik ve hukukî sistemi reddettiğini ileri sürüyor. Bu kesime göre kripto paraların var olan sistem tarafından denetlenmesi, sistemin kendi kurallarına bağlanması, kripto paraların varoluş nedenini ortadan kaldıracağından, her türlü regülasyon gayretine karşı politik bir duruş sergilenmesi gerekiyor.

Bir başka kesim ise, kripto paraların teknik nedenlerle var olan sistem kuralları çerçevesinde değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, zâten sistemin kripto paraları ve piyasasını denetleyecek mekanizmalardan yoksun olduğunu ileri sürüyor. Aslında bu kesim de, yukarıda bahsettiğim ilk kesim gibi, kripto paraların sistem karşıtı bir duruşu, bir varoluşu olduğuna dâir bir inançları mevcut. Fakat yukarıda bahsettiğim kesimden farklı olarak, bunu politize etmenin gereksiz olduğunu, zâten böyle bir regülasyonun teknik imkânsızlık nedeniyle yapılamayacağını söylediğini görüyoruz.

Kripto para câmiası içinde ve bu câmianın dışında kalan geniş bir kesime göre ise, kripto para piyasası regüle edilebilir bir piyasa ve bu piyasanın regüle edilmesi gerekiyor. Zîrâ ekonominin temeli güvene dayalı olduğundan, güven unsurunun tesisi için hukukîleşme şart olarak görülüyor. Hukuken cisimleşmeyen hiçbir şeyin gerçek bir ekonomik değere ulaşamayacağı, hukuken cisimleşmemiş bir piyasanın her türlü istismâra açık bir balondan ötesi olmayacağı hususu bu kesimin temel argümanını oluşturuyor.

Gerçekten de, 2009 yılında Bitcoin’in kamuya sunulmasından beridir kripto paralar hakkında en çok yaşanan olumsuzlukların hemen hepsi, bu hukuksuzluktan doğdu. Silk Road, Mt. Gox, Singapur ve benzeri büyük skandalların yaşanması hem kripto paralara hem de piyasaya yönelik zayıf güveni neredeyse yok olma noktasına getirdi. Kripto para piyasasının etkin bir yasal denetimden uzak olmasından dolayı, kripto para borsalarında irili ufaklı birçok hırsızlık, hesap blokajı, borsanın kapanması ya da işlemlerini durdurması gibi birçok olay yaşandı ve hâlâ yaşanıyor. Milyarlarca dolarlık büyüklüğe ulaşan piyasada en güvenilir projelerde ve borsalarda bile büyük sorunlar yaşanabiliyor. Kripto para projelerinin ve borsalarının etkin yasal denetimlere tâbî olmamasından ötürü geniş kitlelerin piyasaya güveni temin edilemiyor ve bundan dolayı aslında çok büyük potansiyeli olan piyasa büyüyemiyor. Bir diğer yandan, piyasa içindeki yatırımcıların ve girişimcilerin haklarını muhafaza etmesi ve araması da oldukça zor. Yatırımcıların ve girişimcilerin piyasada yaşadıkları sorunlarla ilgili olarak hangi hukuk yollarına nasıl başvurabilecekleri konusunda belirlenmiş olan bir hukukî çerçeve mevcut değil. Yaşanan binlerce problem ya hukukî zemine taşınmıyor ya da el yordamıyla hukukî işlemler yapılmaya çalışılıyor. Bu da piyasanın içindeki yatırımcı ve girişimcileri bile bezdiriyor, piyasadan uzaklaştırıyor.

Kripto para piyasasının regülasyonu teknik olarak imkânsız değil. Öncelikle yapılması gereken, kripto paranın hukukî tasnifini yapmaktır. Ki, birçok ülkede bu tasnif konusunda günden güne yoğunlaşan hukukî ve idârî çalışmalar mevcut. Yakın zamanda kripto paraların hukukî tasnifi konusunda küresel bir ortak noktaya varılacağı fikrindeyim. Bu tasnifin ardından yapılacak ikinci iş, kripto paraların hukuken cisimleştirilmesi olacaktır. Bu, her devletin kendi yasama sistemine göre farklılıklar gösterebilir. Bâzı ülkelerde yasa, bâzılarında yönetmelik ya da tebliğ, bâzılarında ise idârî kararlar ile bu cisimleştirme yapılacaktır. Bir hukukçu olarak bana göre ülkemizde kripto paralar ile ilgili bir yasa çıkartılması, ülkemizi kripto paralar konusunda öncü ve örnek bir ülke hâline getirir. Dünyada bu konuda en erken adım atan ülkelerin başında gelmemizi gönülden arzu ediyorum.

Kripto paralarla ilgili atılacak son adım ise, gerek kripto para projelerinin gerekse borsaların denetlenmesi için kurumsal yapının oluşturulması olacaktır. Ülkemizde akla ilk gelen kurum elbette Sermâye Piyasası Kurulu. Kurul’un zâten 6263 sayılı kânundan doğan çok güçlü bir denetim görevi ve yetkisi mevcut. Bu görev ve yetki alanına kripto para piyasasının dâhil edilmesi, aslında hiç de zor ve karmaşık bir süreci gerektirmiyor. Kripto paralar ile ilgili yapılacak bir yasal düzenleme ile SPK, kripto para projelerinin ve borsalarının denetimi konusunda tam yetkili hâle getirilebilir. Kripto para projelerinin ve borsalarının vergisel, idârî ve hukukî denetimi için yine ilgili kurumlara çeşitli görev ve yetkiler tanınabilir.

Kripto para piyasasının denetimin en etkin yapılacağı yer ise yargı mercii olacaktır. Yapılacak yasal düzenleme doğrultusunda belirlenecek yargılama yolu ve prosedürü ile piyasada yaşanmakta olan sorunlar yargı yoluna etkin olarak taşınabilecek, bu alanda içtihat oluşturulmasının yolu açılacaktır. Hem yatırımcıların hem girişimcilerin haklarını güvenle ve etkin olarak arayabilecekleri bir yargı yolunun varlığı sâyesinde, piyasaya olan güven geniş kitleler arasında hızla yükselecektir. Kripto para olgusunun cezâ hukuku, borçlar hukuku, idâre hukuku, ticâret hukuku, sermâye piyasası hukuku, tüketici hukuku, fikrî mülkiyet hukuku, rekâbet hukuku, bilişim hukuku gibi alanlarda cisimleşmesi ile birlikte kripto paralar hakkında bugüne değin gelen olumsuz ön yargılar ve fikirler son bulacaktır.

Kripto para piyasasının regülasyonu hayatın gerçekliğinin bir sonucudur. Piyasanın regülasyonu konusunda ideolojik bir karşı duruş sergilemenin, hayatın ve ekonominin gerçeklerinden uzak olduğunu düşünüyorum. Eğer kripto para piyasasının geleceğe dâir büyük potansiyeline ulaşmasını istiyorsak, bu potansiyeline ulaşması için kripto para câmiasının her bir ferdi olarak geniş kitlelerin güveninin temin edilmesini sağlamalıyız.

Av. Oğuz Evren KILIÇ

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)