Son Dakika Haberler

Kübra Par, Ayasofya imamına ‘had’ bildirdi: Bir avuç radikal azınlığı arkasına alarak…

Kübra Par, Ayasofya imamına ‘had’ bildirdi: Bir avuç radikal azınlığı arkasına alarak…
Okunma : Yorum Yap

Kübra Par, Ayasofya imamına ‘had’ bildirdi: Kendini ülkenin şeyhülislamı zannederek, üstüne vazife olmayan her konuda ahkâm kesen…


Kübra Par, Ayasofya Camii baş imamını hedef aldı. Par, “hadsiz” olarak nitelediği imama ilişkin “bu hadsiz imama karşı sonuna kadar AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in yanındayım!” dedi.


Habertürk yazarı Kübra Par, Ayasofya  Camii baş imamı Prof. Dr. Mehmet Boynukalın’ın verilen görev karşılığında şımardığını ve makamına zarar verdiğini söyleyerek “teveccüh gösterip kendisine önemli bir görev verdiler ama adam İslam’ın hoşgörülü yüzünü bütün dünyaya anlatmak yerine resmen şımardı ve kendini ülkenin en önemli din otoritesi zannetmeye başladı. Daha fenası bu tavırlarıyla 86 yıl sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya imamlığı makamına büyük zarar verdi. Alın görevden, ya da söyleyin sahiden kendi işine baksın!” dedi.


Par’ın yazısının ilgili bölümü şöyle:

“Kadın cinayeti” sözüne bile tahammül edemeyerek hunharca katledilen onca mazlum kadının ahını üstüne alan… Diyanet İşleri Başkanı’nın dahi yorum yapmadığı konulara dalarak, kendini adeta ülkenin şeyhülislamı zannederek, üstüne vazife olmayan her konuda ahkâm kesen… Anayasa Mahkemesi’nden Boğaziçi Rektörü’ne kadar herkesle polemiğe girerek sosyal medya fenomeni olmaya çalışan… “Laiklik Anayasa’dan kaldırılmalı” gibi cümlelerle Cumhuriyet’in temel değerlerine karşı çıkarak AK Parti’nin demokrasi anlayışına büyük zarar veren… Bir avuç radikal azınlığı arkasına alarak, kendine büyük bir etki gücü atfederek, iktidarı yalnızca dar bir çevrenin aşırı taleplerini yerine getirmeye zorlayarak, toplumsal uzlaşı çabalarına büyük zarar veren… Ve geldiğimiz son noktada artık siyasetçilere bile ayar vermeye kalkışan bu hadsiz imama karşı sonuna kadar AK Parti Grup Başkanvekili Özlem Zengin’in yanındayım!

Ve bir kez daha söylüyorum; siyasete bu kadar meraklıysa önce devlet memurluğundan istifa edip üstündeki cübbeyi çıkarsın, sonra politika yapsın. Bu tür hassas konularda hüküm verecek olan Din İşleri Yüksek Kurulu’dur. Ayasofya Camii bu ülkenin en kutsal ortak değerlerinden biri. Diyanet İşleri Başkanı Sayın Ali Erbaş ve Cumhurbaşkanı Erdoğan teveccüh gösterip kendisine önemli bir görev verdiler ama adam İslam’ın hoşgörülü yüzünü bütün dünyaya anlatmak yerine resmen şımardı ve kendini ülkenin en önemli din otoritesi zannetmeye başladı. Daha fenası bu tavırlarıyla 86 yıl sonra yeniden ibadete açılan Ayasofya imamlığı makamına büyük zarar verdi. Usulde hata yapan esasta da hataya mahkumdur. Alın görevden, ya da söyleyin sahiden kendi işine baksın!”


“Sosyal medyada takipçi kasma heveslisi bir ergen gibi davranamaz”


Kübra Par, 15 Şubat tarihli “Ayasofya imamı meselesi” başlıklı yazısında da Boynukalın’a tepki göstermişti.


Boynukalın’ın “Türkiye Cumhuriyeti’nin temel ilkesi ve Anayasa’nın değiştirilemez maddesi laikliğin yeni yapılacak Anayasa’dan çıkarılmasını talep etmesi” üzerine Par, “kutsal bir mabedin imamı, sosyal medyada takipçi kasma heveslisi bir ergen gibi davranamaz.” dedi.

Par, söz konusu yazısında şu konuları eleştirdi:


“1921 ve 24 anayasalarında devletin dini İslam’dı ve laiklik yoktu. Cumhuriyet fabrika ayarlarına dönsün” demiş.

Tepkiler çığ gibi büyüdü haliyle…

Hadi Özışık, Boynukalın’a “Sen kim oluyorsun?” deyince bu sefer de Boynukalın’a sahip çıkanlar sosyal medyada karşı kampanya başlattı. Boynukalın’ın sözlerinin düşünce özgürlüğü olduğunu öne sürdüler.

Söz konusu kişi herhangi biri olsaydı “Kendi düşüncesidir” deyip geçebilirdik. Fakat Ayasofya Camii gibi bütün ülkenin ortak değeri olan kutsal bir mabedin imamı, sosyal medyada takipçi kasma heveslisi bir ergen gibi davranamaz.

Halkın vergileriyle maaş alırken, Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerini tartışmaya açamaz.

Üstelik bu çıkışı ilk de değil…

“Yılmaz Özdil’in cenaze namazı kılınmasın” diyen Ebubekir Sifil’e destek veren bu adam…

Anayasa Mahkemesi’ne had bildirmeye çalışan bu adam…

Prof. Dr. Ayşe Buğra’yı hedef gösteren bu adam…

Boğaziçi rektörüne mesaj veren bu adam…

Maşallah girmediği tartışma, yorum yapmadığı polemik yok. Siyasete bu kadar meraklıysa önce devlet memurluğundan istifa edip üstündeki cübbeyi çıkarsın, sonra politika yapsın.”

Ne olmuştu?


Boynukalın, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde Twitter hesabından yaptığı paylaşımla tepkilere neden oldu. “‘Kadın cinayetleri’ vurgusunun, kadını erkeğe düşman etmeye çalışan bir propaganda” olduğunu söyleyen Boynukalın, şunları söyledi:



* Cinayet cinayettir; cinsiyet değiştirmez; erkek, kadın, çocuk, büyük kimin başına gelirse gelsin ilkemiz: “Sizin için kısasta hayat vardır” ilahi düsturudur. Sürekli ‘kadın cinayetleri’ vurgusu, kadını erkeğe düşman etmeye çalışan bir sloganik medya propagandasıdır.

* Ey insanlar! Şüphesiz, biz sizi bir erkek ve bir kadından yarattık ve tanışasınız diye sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerliniz ona karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz, Allah en iyi bilen ve her şeyden haberdar olandır (Hucurat suresi 13)”

AKP’DEN YANIT


AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin, katıldığı bir televizyon programından Boynukalın’ın bu çıkışlarına yanıt verdi.

Zengin, konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı:

* Kadın – erken meselesine dair dini de referans yaparak, katı, sert açıklamalar yapmayı problemli görüyorum ve bize fayda vermiyor. Tam tersine incitiyor, kadınları da incitiyor, bu alanda çalışanların yükünü arttırıyor. Ve daha önemli bu açıklamalar siyasetin yükünü arttırıyor.

* Siyaset çok ağır bir iş. O yüzden bence herkes kendi işini yapmalı diye düşünüyorum.

BOYNUKALIN’DAN YENİ AÇIKLAMA


AKP’li Özlem Zengin’in açıklamalarının ardından Mehmet Boynukalın yeni paylaşımlarda bulunarak Zengin’e yanıt verdi:

* Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamber efendimiz (s.a.s)’in sünnetinde kadınlara iyi davranmayla ilgili bir çok emir olduğu hepimizin malumudur. Bu emirlerin hepsinin başımızın üstünde yeri var. Yine Kur’an-ı Kerim’de ve Peygamberimizin sünnetinde bugün yaşanan cinayet ve şiddet gibi

* Sorunların çözümüne dair bir çok hüküm de bulunur. Ülkemizde bu alanda yaşanan sorunların kaynağı batıdan gelen ve bizim din, örf ve adetimize uymayan düzenlemelerdir. Sorunun kaynağı olan yerde çözüm aramak beyhude bir uğraştır. Müslümanlar çözümü Rablerinin dediğinde aramalı.

* Tesettürü Allah’ın emri bilip bunu uygulayan kardeşlerimiz, siz bu davranışınızla İslam’ın bir şiarını/sembolünü yaşatıyorsunuz ve bizim için çok değerlisiniz; ancak Allah’ın dini bir bütündür ve biz erkeğiyle, kadınıyla dinin, Kur’an’ın hepsine iman etmekle yükümlüyüz. Aile toplumun, milletin, devletin en küçük birimidir. Kur’an-ı Kerim bu birimin yönetim hakkını erkeğe vermiştir (Nisa suresi 34). Dine, akla ve yaratılışa/fıtrata, insanın doğasına uygun olan da budur. Nitekim 2001’e kadar yürürlükte kalan eski medeni kanun ailenin reisinin erkek olduğunu kabul ediyordu.

* Yaratılışa/fıtrata ve adalete aykırı olan kanunların bir gün mağlup olması kaçınılmazdır. Yaratılışa, fıtrata, Allah’ın hükmüne karşı çıkanlar mutlaka bir gün yanlış yolda olduğunu anlayacaktır. Bizim amacımız bunun iş işten geçmeden anlaşılması.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)