Son Dakika Haberler

Liderler güldü; Trump, NATO toplantısını terk etti

Liderler güldü; Trump, NATO toplantısını terk etti
Okunma : Yorum Yap

Liderler güldü; Trump, NATO toplantısını terk etti…

Dış basın, NATO toplantısını nasıl değerlendirdi? Neleri gözden kaçırdık? Erdoğan, giderken nelere hayır diyordu, nelere ‘evet’ diyerek döndü?

DIŞ BASIN BÜLTENİ-
5 ARALIK 2019

VOLKSTIMME: “DOĞU AVRUPA’NIN GÜVENLİĞİ ERDOĞAN’IN UMURUNDA DEĞİL”

Volkstimme gazetesi, NATO Zirvesine dikkat çektiği haberinde, “Volksstimme gazetesi, ittifakın başa çıkması gereken en önemli sorunlardan birinin Çin Halk Cumhuriyeti olduğunu ifade ettiği haberinde, “Fransa Cumhurbaşkanı, ‘beyin ölümü’ tabiri ile çok fazla ileri gitmiş olması, NATO üyesi ülkelerin liderlerini iki yüzlü uyum gösterilerinde oldukça zorluyor.

Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başına buyruk bir şekilde hareket ediyor. Doğu Avrupa’nın güvenliği pek de umurunda değil. Onun amacı, henüz kısa bir süre önce müttefik konumunda olan YPG’nin NATO tarafından bir terör örgütü olarak lanetlenmesini sağlamak. Ancak silah almaya gelince Türkiye tercihini Rusya’dan yana kullanıyor. Bu pişkinlik karşısında Almanya’nın NATO’ya maddi katkısı ile tartışmalar gülünç kalıyor” dedi.

Bugüne dek var olan küresel güç merkezleri NATO ve Rusya’nın yanına Çin de geldi. Pekin’in silahlanma harcamaları yıllardan beri çift haneli oranlarda artıyor ve bu durumun ülkenin askeri potansiyeline yansımasını görüyoruz. Kuzey Atlantik İttifakı şimdi kendini bu duruma hazırlıyor. Bu hazırlık aynı zamanda NATO üyesi ülkeler arasında bir tutkal görevi de görecektir, olası bir uzaydaki savaşlara hazırlık faaliyetleri gibi. İttifakın iç meseleleri ise, birliğin dünyevi sorunları. Fransa Cumhurbaşkanı, ‘beyin ölümü’ tabiri ile çok fazla ileri gitmiş olması, NATO üyesi ülkelerin liderlerini iki yüzlü uyum gösterilerinde oldukça zorluyor. Türkiye Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başına buyruk bir şekilde hareket ediyor. Doğu Avrupa’nın güvenliği pek de umrunda değil. Onun amacı, henüz kısa bir süre önce müttefik konumunda olan YPG’nin NATO tarafından bir terör örgütü olarak lanetlenmesini sağlamak. Ancak silah almaya gelince Türkiye tercihini Rusya’dan yana kullanıyor. Bu pişkinlik karşısında Almanya’nın NATO’ya maddi katkısı ile tartışmalar gülünç kalıyor” dedi.

LANDESZEITUNG: “PEKİN, SOVYETLER BİRLİĞİ’NDEN DAHA BÜYÜK BİR RİSK POTANSİYELİNE SAHİP”

NATO için en büyük tehlikenin Çin olduğunu kaydeden bir başka gazete, “Pekin, bir zamanların Sovyetler Birliği’nden daha büyük bir risk potansiyeline sahip” diye yazdı.

Alman gazetesi, “Emmanuel Macron’un akla yatkın teşhisine göre NATO’nun ‘beyin ölümü gerçekleşmiş’ durumda. Trump ve Erdoğan ittifakı bir arada tutan yapıyı sarsıcı bir biçimde kendi planlarının peşine düşmüş durumda olduğu için” diye yazdı.

Alman gazetesi, “Kurulduğundan 70, Soğuk Savaş’taki zaferinden 30 yıl sonra NATO, karşısına yeni bir siyasi güç ve ideolojik düşman çıktığını idrak ediyor; Çin. Pekin’in çok uzun vadeli ve iyi planlanmış stratejisi nedeni ile onunla mücadele etmek Sovyetler Birliği’ne karşı verilen mücadeleden çok daha zorlu olabilir. Bu zorluğun bir başka nedeni de ittifak için en büyük güvenlik riskinin dışarıda değil, örgütün içinde mayalanmasından kaynaklanıyor. Emmanuel Macron’un akla yatkın teşhisine göre NATO’nun ‘beyin ölümü gerçekleşmiş’ durumda. Trump ve Erdoğan ittifakı bir arada tutan yapıyı sarsıcı bir biçimde kendi planlarının peşine düşmüş durumda olduğu için. Ve Avrupa, gelecekte kendi güvenliğini kendinin sağlaması gerektiğini fark etmekte geç kaldığı için” dedi.

LANDSHUTER ZEITUNG: “ÜYELERİNDEN BİRİNİN BAŞINA BUYRUK SURİYE’YE GİRDİĞİ İTTİFAKTAN NE BEKLENİR”

Landshuter Zeitung, ittifakın siyasi stratejisini yenilemesi gerektiğini savunduğu haberinde, “Üyelerinden birinin başına buyruk bir biçimde Suriye’ye girdiği ve diğer üyelerin müttefiklerine karşı savaştığı bir ittifaktan ne beklenebilir ki?” dedi. Gazete ayrıca, “Bu askeri Batı ittifakının beyni belki ölü değil ancak aklının çok da başında olduğu söylenemez” dedi.

Gazete şöyle devam etti:

“Verilmeye çalışılan tüm uyum görüntülerine rağmen askeri birliğin içindeki ihtilaflar varlığını koruyor. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron birkaç hafta önce NATO’nun ‘beyin ölümü’nden söz etmişti. Kullanılan ifade her ne kadar sert olsa da, dile getirilen eleştirinin haklı bir tarafı var. Üyelerinden birinin başına buyruk bir biçimde Suriye’ye girdiği ve diğer üyelerin müttefiklerine karşı savaştığı bir ittifaktan ne beklenebilir ki? NATO askeri anlamda hiç kuşkusuz güçlü bir örgüt. Ancak siyasi strateji konusunda şüphesiz gidermesi gereken eksikleri var. Bu askeri Batı ittifakının beyni belki ölü değil ancak aklının çok da başında olduğu söylenemez”.

DAILY TELEGRAPH: “ALAY EDİLEN TRUMP ZİRVEYİ TERK ETTİ”

Daily Telegraph gazetesi, NATO Zirvesi ile ilgili, “Alay edilen Trump zirveyi erken terk etti” dedi.

Dünya liderlerinin Trump ile alay ettiğini, bunun videosunun yayılmasının ardından Trump’ın İngiltere’yi planlanandan erken terk ettiğini yazdı.

“Videoda Kanada Başbakanı Justin Trudeau, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve İngiltere Başbakanı Boris Johnson’ın sohbet ettiği görülüyordu. Trudeau Trump’ın basın toplantısı yüzden geç kaldığını ve Trump’ın söylediği bazı ifadelerden sonra basın ekibinin ağzının açık kaldığını gördüğünü söylerken duyuluyordu” diye gazete, “Trump İngiltere’den ayrılırken yapmayı planladığı basın toplantısını da iptal etti” dedi.

Gazetenin Orta Doğu Muhabiri Raf Sanchez ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın NATO ülkelerinin YPG’yi terör örgütü olarak tanımamasına rağmen Baltık ülkelerini savunma planını bloke etmemesi üzerine ‘Erdoğan Baltık savunma planını bloke etme tehdidinden geri adım attı’ başlıklı bir haber kaleme aldı.

Batılı ülkelerin Türkiye’nin talebini kabul etmesinin mümkün olmadığını belirten Sanchez, Macron’un Suriye’deki Türkiye operasyonlarını eleştirdiğini, Trump’ın ise çok daha sıcak yaklaştığını belirtti.
Gazete, “Trump [Suriye’deki] ateşkesin çok iyi bir şekilde devam ettiğini söylese de gerçekte bölgede her gün katliamlar yaşanıyor” dedi.

DAILY TELEGRAPH: “DEMOKRATİK PRENSİPLERE UYMAYAN ÜYELERİN İTTİFAKTAN ATILMASI, NATO’YA ERDOĞAN’I CEZALANDIRMA İMKANI TANIR”

Telegraph’a NATO zirvesi hakkında bir makale yazan Crisis Research Institute (Kriz Araştırma Enstitüsü) Başkanı Mark Albond “Macron haklı: NATO’nun beyin ölümü gerçekleşmiş gibi gözüküyor” dedi. Gazete, “Demokratik prensiplere uymayan üyelerin ittifaktan atılıp bunlara değer veren üyelerin alınması NATO’ya Erdoğan’ı cezalandırma imkanı tanır” diye yazdı.

Almond Soğuk Savaş’ın sona ermesinin ardından NATO’nun yeni dünya düzenindeki rolünü yeniden belirleyemez bir halde olduğunu yazdı.

NATO üyesi Türkiye’nin bir diğer NATO üyesi Fransa tarafından IŞİD’le birlikte hareket eden gruplara destek verdiğini belirten Almond, “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yönetimi altındaki Türkiye, NATO’nun nihai olarak savunduğu Batılı değerlere sırtını döndü” dedi.
Almond, örgütün iç uyumunun artması için NATO’nun odak noktasında sınırların savunulması kadar demokratik değerlerin savunulmasının da olması gerektiğini vurguladı.

Almond NATO üyelerinin Türkiye’ye kıyasla Avustralya, Yeni Zelanda ve İsrail gibi üye olmayan ülkelerde daha fazla şey paylaştığını yazdı ve “Demokratik prensiplere uymayan üyelerin ittifaktan atılıp bunlara değer veren üyelerin alınması NATO’ya Erdoğan’ı cezalandırma imkanı tanır” ifadelerini kullandı.

TIMES: “LİDERLER GÜLDÜ, TRUMP NATO TOPLANTISINI TERK ETTİ”

Times gazetesi, “Liderlerin gülerken görülmesinin ardından Trump NATO toplantısını terk etti” dedi.

Trudeau’nun söylediği sözlerin Trump’ın beş dakikayı aşmaması gerekirken 50 dakikaya yaklaşması hakkında olduğunu belirten Times, NATO’nun içindeki anlaşmazlıklara rağmen Baltık planını onaylamayı başardığını yazdı.

Times Savunma Editörü Lucy Fisher, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’in “Bütün müttefikler 5. maddeye bağlılıklarını bir kere daha tekrarladı: “Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için” şeklindeki sözlerini aktardı.

Times Stoltenberg’in “S-400 konusu Türkiye’nin vereceği bir karar. Pek çok müttefik bu konuda çekincelerini iletti. Ben de ilettim” ifadelerine de yer verdi.

NATO LİDERLER ZİRVESİ SONUÇ BİLDİRGESİ YAYINLANDI

NATO Liderler Zirvesi’nin sonuç bildirisi yayınlandı.
“Terörizm bütün türleri ve tezahürleriyle hepimiz için tehdit olmaya devam ediyor” ifadesine yer verilen bildiride ayrıca “Çin’in artan nüfuzu ve uluslararası politikalarının ortaya çıkardığı fırsat ve sınamaları ittifak olarak birlikte ele almalıyız” denildi.

ABD dışındaki müttefiklerin savunma harcamalarının beş yıldır arttığı kaydedilen sonuç bildirisinde, “Savunmaya 130 milyar dolardan fazla yatırım yapıldı” denildi.
Bildiride NATO uzayı olası bir operasyonlar alanı olarak tanıdı.
Bildiride NATO’nun Rusya ile diyalog ve yapıcı ilişkilere Rusya’nın eylemlerinin bunu mümkün kıldığı sürece açık olduğu ifadesine yer verildi.

Sonuç bildirisinde ayrıca NATO’nun nükleer silahlar var olduğu sürece nükleer güçlerini korumaya devam edeceği kaydedildi.

ABD ile Rusya arasındaki INF Anlaşması’nın geçersizleşmesinden Rusya’yı sorumlu tutan bildiride Rusya’nın yeni orta-menzilli füze geliştirmesinin Avrupa-Atlantik güvenliğini riske attığı öne sürüldü.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg zirvenin ardından düzenlediği basın toplantısında “Farklılıklarımıza rağmen birbirimizi korumak için asli görevimizim etrafında birleşmeye devam edeceğiz” dedi.

Stoltenberg “NATO değişen dünyayla birlikte değişmeye devam ediyor” diye konuştu.

NATO Genel Sekreteri, zirveye katılan liderlerin Çin’in gelecekte yapılacak silahlanmanın kontrolü üzerine anlaşmalara dahil edilmesi konusunda görüş birliğine vardıklarını söyledi.

Stoltenberg zirvede Baltıklar ve Polonya savunma planının yenilendiğini söyledi. Stoltenberg “Tüm müttefiklerimizi korumak için planlarımız mevcut. Daha fazla güçlerimiz de hazır bulunuyor. Baltık ülkeleri ve Polonya’da askerlerimiz doğu sınırında hazır bekliyor. İhtiyaç olursa daha fazla askerle müdahale edebileceğiz. İttifakın diğer bölgelerini savunmak için gerekli planlar da yenileniyor. Bugün de Baltık ülkeleri ve Polonya’nın planlarını yenilemiş bulunuyoruz. Baltık ülkeleri, Polonya’nın savunma planı yenilendi” diye konuştu.

Stoltenberg NATO’nun YPG’yi nasıl tanımlayacağı konusunun ise zirvede ele alınmadığını söyledi.
Stoltenberg Türkiye’nin Rusya’dan satın aldığı S-400 hava savunma sisteminin asla” NATO sistemlerine entegre edilemeyeceğini söyledi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg Baltık ülkeleri ve Polonya’nın Rusya karşısında savunulması için öngörülen savunma planının Londra’daki zirvede kabul edildiğini, Türkiye’nin planı engellemediğini açıkladı.
İngiltere’nin başkenti Londra yakınlarındaki Watford kentinde Kuzey Atlantik Anlaşması Örgütü’nün (NATO) kuruluşunun 70’inci yıldönümü dolayısıyla düzenlenen liderler zirvesi sona erdi.
NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg zirve sonrasında bir açıklama yaptı. Türkiye’nin NATO’nun Baltık ülkeleri için öngördüğü savunma planına ilişkin engelini kaldırdığını söyleyen Stoltenberg “Bugün Baltık ülkeleri ve Polonya için güncellenmiş plan üzerinde anlaştık” dedi.

“NATO müttefikleri arasında YPG’nin nasıl tanımlanacağı konusunda farklı görüşler olduğu biliniyor” diyen Stoltenberg konunun müttefikler arasında ele alındığını ancak Çarşamba günkü zirve müzakerelerinde “özel olarak konuya değinilmediğini” söyledi. Stoltenberg Suriye’de IŞİD karşısında elde edilen kazanımların riske atılmaması konusunda müttefiklerin mutabık olduğunu belirtti.

Erdoğan ne demişti?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan zirve öncesinde yaptığı açıklamada NATO’nun YPG’yi terör örgütü kabul etmemesi halinde Türkiye’nin de Baltık Planı’nın karşısında olacağını söylemişti. Erdoğan Londra’daki zirveye hareketinden önce Ankara Esenboğa Havalimanı’nda Baltık savunma planının zirvede tekrar gündeme gelip gelmeyeceği sorusuna yanıt olarak “Eğer gündeme gelecek olursa tavrımız yine odur. Değişen bir şey yoktur. Bizim terör örgütü olarak tanıdıklarımızı eğer NATO tanımıyorsa kusura bakmasınlar” demişti. Erdoğan “Orada atılacak her türlü adımın biz karşısında oluruz” diye konuşmuştu.

Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda da Türkiye’nin NATO savunma planını onaylama karşılığında herhangi bir talepte bulunmadığını söyledi. Nauseda Londra’da gazetecilere yaptığı açıklamada “Hiç kimse bunun için bizden bir şey talep etmedi. Hepimiz Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gösterdiği dayanışma için teşekkür ettik” diye konuştu.
NATO ülkeleri zirve sonrasında ortak bir deklarasyon yayınladı. Deklarasyonda “Avrupa ile Kuzey Amerika arasındaki transatlantik bağın sürmekte olduğunu yeniden teyit ediyoruz” denildi ve Kuzey Atlantik Anlaşması’nın bir müttefiğe yapılmış saldırının tüm müttefiklere yapılmış sayılacağını ifade eden 5’inci maddesine olan bağlılığın altı çizildi.

Savunma harcamalarının ve yükümlülüklerinin paylaşılması konusunda da savunma yatırımlarının yüzde 2 ile yüzde 20 ana hatları içinde artırılması konusunda mutabık olunduğu deklarasyona yansıdı.

NATO deklarasyonunda “Rusya’nın saldırgan edimlerinin Avro-Atlantik güvenliğine yönelik bir tehdit teşkil ettiği” ifade edildi. “Rusya’nın Orta Menzilli Nükleer Kuvvetler Anlaşması’nın terk edilmesini beraberinde getiren ve Avro-Atlantik güvenliğine belirgin riskler oluşturan yeni orta menzilli füzeler konuşlandırmasına ölçülü ve sorumlu bir biçimde değindik, değinmeye de davam edeceğiz” denildi.

Londra deklarasyonunda Çin’e ilişkin de ifadeler yer aldı. Deklarasyonda “Çin’in artan nüfuzu ve uluslararası politikaları İttifak olarak birlikte ele almamızı gerektiren hem fırsatlar hem de zorluklar ortaya koyuyor” denildi.

NATO deklarasyonunda Kuzey Makedonya’nın da zirvede yer aldığına dikkat çekilerek ülkenin yakında İttifak’ın en yeni üyesi olacağı belirtildi. Deklarasyonda ayrıca NATO’nun Afganistan’da uzun vadeli güvenlik ve istikrara olan bağlılığı tekrar teyit edildi. Bir sonraki NATO zirvesinin 2021’de yapılacağı ifade edildi.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri