MHP liderinden Alevi kökenli Abdülkadir Selvi'ye hakaret: 'kılıç artığı' - Gazeteler, Haber Manşet, Son dakika Gelişmeleri

istanbul escort

istanbul escort

Anadolu yakası escort

istanbul escort

atasehir escort

escort bayan

Avrupa yakası escort

istanbul escort

beylikduzu escort

atasehir escort

capa escort

mecidiyekoy escort

porno izle

porno izle

porno izle

sexs hikaye

avrupa yakasi escort

brazzers porno

redtube

brazzers porno

porno izle

brazzers porno

porno

sexs hikaye

'; } ?>
Son Dakika Haberler

MHP liderinden Alevi kökenli Abdülkadir Selvi’ye hakaret: ‘kılıç artığı’

MHP liderinden Alevi kökenli Abdülkadir Selvi’ye hakaret: ‘kılıç artığı’
Okunma : Yorum Yap

 

MHP lideri Bahçeli geçtiğimiz gün AKP’ye yakın köşe yazarlarından Abdülkadir Selvi’ye hakaretler yağdırmıştı. Bu hakaretlerin içinde bir tanesi vardı ki nefret suçu olarak tanımlanabilir. MHP’li Bahçeli, Alevi kökenli ve AKP’ye yakın köşe yazarı Abdülkadir Selvi için “kılıç artığı” dedi.

Karşılıklı polemiğe dönüşen bu kavgayla ilgili Cumhuriyet Gazetesi’nden Ayşe Yıldırım bir yazı kaleme aldı. Yazının ilgili bölümü şöyle:

 

‘Kılıç artığı’ kimlere denir?

“MHP lideri Bahçeli’nin AKP’ye yakın köşe yazarlarından Abdülkadir Selvi’ye peş peşe sıraladığı hakaretlerin arasında en çok dikkat çeken ve en çok gözden kaçan bir kelime vardı; “kılıç artığı”. Kan dondurucu bir nefret söylemiydi bu. Bahçeli, aslında Selvi’nin kökenini vurguluyordu; Alevi. Her ne kadar Abdülkadir Selvi, kökenlerinden uzak kalmayı tercih etse de hatta aile bağları bu nedenle kopsa da Bahçeli için onun Alevi doğması yeterliydi. Kılıç artığı, Türkiye’de iki kesim için kullanılır. Biri Ermeniler, diğeri de Aleviler. Kırımlardan, soykırımlardan kurtulanları, hayatta kalanları aşağılamak için söylenir. Tabii bir yanıyla da soykırımı kabul etmek anlamına gelir ki Bahçeli’nin partisi soykırımları inkâr eder. Bahçeli’nin bu sözünü duyanlar Selvi’nin Ermeni mi yoksa Alevi mi olduğunu çıkaramadılar haliyle. Çok da gerek yoktu aslında. Bahçeli bir nefret suçu işlemişti. Selvi, buna ne yanıt verecek diye merakla dün ne yazdığına bakanlar olmuştur. Ona yapılan hakaret kadar Selvi’nin “savunma”sı da iç acıtıcıydı.”

 

Selvi, hakaretlere karşı kendini dedelerinin ismiyle savundu

Etnik kimliği nedeniyle yapılan saldırıya dedelerinin adının Osman,  Hasan ve Hüseyin olduğunu, onların  “bu vatan için şehit” olduklarını ayrıca Selvi’nin “Oğuz Türklerindenim” diye kendini savunduğunu belirten Ayşe Yıldırım,  Selvi’nin ablası Fatma Kaya’nın, iki yıl önce “Onu gördüğümde televizyonu kapatıyorum” diyerek kızdığını hatırlatıyor. Ayşe Yıldırım’ın yazısı şöyle devam ediyor:

“Dedelerinin Dersim ve Erzurum Horasan’dan sürgün ile Sivas Yıldızeli’ne geldiklerini anlatmış ve “İstanbul’a taşınmadan önce Sivas Yıldızeli ilçesinde yaşıyorduk. Alevi olduğumuz için büyük baskılar gördük. Dedem sürgün sırasında cesetleri üzerine kapatarak, ölü taklidi yaparak kurtulmuş ve Sivas’a gelmiş. Biz böyle dedelerin torunlarıyız. Kardeşim Gülami Selvi, Deniz Gezmiş’in arkadaşıydı. 11 yıl cezaevinde kaldı. Gezmiş’ler, Sivas’a geçerken babamın evinde kaldı. Babamı işten çıkardılar” demişti. Tüm bunları yaşayan bir ailenin çocuğu olarak Selvi’nin AKP’nin gemisine binmesineydi kızgınlığı. “Aleviyiz, solcuyuz, değerlerimize bağlıyız. Abdülkadir senin derdin ne” diyordu. Abdülkadir Selvi’nin derdi belliydi aslında ama görünen o ki ne yaparsa yapsın binmeye çalıştığı geminin gerçek sahiplerinin gözünde o hep “kılıç artığı” olarak kalacak.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)