Son Dakika Haberler

Erdoğan çıkardığı ‘milli görüş gömleğini’ muhalefete giydirdi!

Erdoğan çıkardığı ‘milli görüş gömleğini’ muhalefete giydirdi!
Okunma : Yorum Yap

Erdoğan çıkardığı ‘milli görüş gömleğini’ muhalefete giydirdi!

-Muhalefet, Necmettin Erbakan için düzenlenen anma töreninde buluştu …

-Muhalefet liderlerinden Türk-İslam sentezinin en önemli temsilcilerinden Necmettin Erbakan için övgü dolu sözler…


Muhalefet, eski Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan için düzenlenen anma töreninde buluştu. Anmaya, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da katıldı. Muhalefet liderlerinin yaptığı konuşmalar muhalif seçmenin tepkisini çekti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar, eski Saadet Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan için düzenlenen anma törenine katıldı. Törene ayrıca Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş, AKP Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal ve İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı Nuri Okutan da katıldı. Erdoğan, anma programına mesaj gönderdi.

“Yaşanabilir Türkiye” temasıyla düzenlenen törende muhalif liderler konuşmalarıyla seçmenlerinin tepkisini çekti.

 

 

“BUGÜN HERKES MİLLİ GÖRÜŞÇÜ OLMUŞ”


Anma töreninde ilk konuşmayı Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu yaptı. Saadet Partisi’nin çizgisinin Erbakan’ın çizgisi olduğunu vurgulayan Karamollaoğlu, Erbakan’ın hiçbir zaman ötekileştirmediğini, farklı siyasilerle birlikte hükümetler kurduğunu, ittifaklar yaptığını belirtti.

Karamollaoğlu’nun konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Bundan 10 yıl önce 27 şubat 2011 tarihinde milyonlarca insanın duaları eşliğinde ebedi hayata uğurladığımız Erbakan hocamızı bugün bir kez daha rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz. Bu buluşmamızın, ülkemizin ve tüm insanlığın saadetine vesile olmasını cenab-ı haktan niyaz ediyorum. Erbakan Haftası etkinlikleri çerçevesinde bu yıl farklı bir yönüyle Erbakan hocamızı anlamaya, değerlendirmeye çalışacağız. 10 yıldır düzenli bir şekilde gerçekleştirdiğimiz bu etkinliklerde ilim adamı olarak Erbakan’ı anlamaya çalıştık. Bir yıl fikir adama olarak Erbakan’ı anlamaya çalıştık. Siyaset ve devlet adamı olarak da Erbakan’ı anlamaya çalıştık. Bir yıl dürüstlük ve nezaketini, bir başka yıl ahlak ve adalet anlayışını yorumlayarak hayat mücadelesinden ve yaşantısından dersler çıkartmaya çalıştık. Bu yıl ise Erbakan hocamızın en büyük hedeflerinden birisi olan yaşanabilir bir Türkiye hedefini anlamaya, değerlendirmeye çalışacağız.

Erbakan hocamız, bütün mücadelesini ve siyasetini 3 aşamalı bir hedef üzerine inşa etmişti. Bunlar ilk aşamada yaşanabilir bir Türkiye, ikinci aşamada yaşanabilir bir Türkiye’nin oluşturulması üzerine doğacak yeniden büyük Türkiye, üçüncü aşamada ise adalet üzerine inşa edilmiş bir dünya kurmaktı. Çünkü yaşanabilir bir Türkiye’yi kurmadan yeniden büyük Türkiye’yi, yeniden büyük Türkiye’yi kurmadan da bütün insanlığın refah ve saadet bulacağı yeni bir dünyayı kurmak, inşa etmek mümkün değildi.

Erbakan, hayatı boyunca işçinin, çiftçinin, esnafın, memurun, emeklinin hakkını savundu. Milleti borca, bankaya mahkum eden faizci politikalara karşı çıktı. Şimdi biz de tıpkı onun gibi ülkemizin borç yükünden kurtulması için üretime dayalı bir tarım ve yatırım politikasını elzem görüyoruz. Erbakan, yalın ayaklarıyla bir dilim ekmek için çöp arabasının arkadaşından koşmak zorunda kalan çocuk için göz yaşı dökmüştü. Şimdi biz de karnını doyurabilmek için akşam pazar yerlerinde artık toplayan insanların hakkını arıyoruz.

Saadet Partisi’nin çizgisi Erbakan’ın çizgisidir. Erbakan, hiçbir zaman ötekileştirmemişti. Bu ülkeye hizmet etmek için herkesle görüşmüş, herkesle bir araya gelebilmişti. Farklılıklarımızı ortaya koyarken bile daima davetkar ve kucaklayıcı bir tavır sergilemişti. Bu sebepledir ki, merhum Ecevit’le merhum Demirel’le, merhum Türkeş’le de hükümetler kurdu, ittifaklar yaptı. 54’üncü hükümeti Tansu Çiller ile beraber kurdu.”


“MERHUM ERBAKAN DESTEKÇİLERİNİN VE KARŞITLARININ DA ERBAKAN HOCASI OLARAK YAŞAMINI SÜRDÜRDÜ”


Törende konuşan Kemal Kılıçdaroğlu da şu şekilde konuştu:

“Sevgili dostlarım bir Cumhuriyet çocuğu olan merhum Erbakan destekçilerinin ve karşıtlarının da Erbakan Hocası olarak yaşamını sürdürdü. Onun hocalığı aynı zamanda ömrünü verdiği bir siyasi hareketin vatan ve bayrak sevdasıyla bir araya getirmiş milli bir görüşün hocalığıydı. Yaşanabilir bir Türkiye, Nazım Hikmet’in dizelerinde karşılığını bulmuş ortak bir özlemin ifadesidir. Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür, bir orman gibi kardeşçesine…

Tıpkı bir orkestranın aynı ezgide birleşen enstrümanları gibi olacağız. O ezgi nedir? O ezgi demokratik laik bir sosyal devletine bağlılıktır, kuvvetler ayrılığına inanmaktır, düşünce ve vicdan özgürlüğünü, medya özgürlüğünü kayıtsız şartsız savunmaktır. O ezgi ülkemizin kaynaklarını peşkeş çektirmemektir. Ben Türkiye’nin ihtiyacı olan ezgiyi bir kez daha bu salonda seslendirmeye başladığımıza inanıyorum Merhum Erbakan hocadan öğrendiğimiz de budur.”

“BÜTÜN GEÇMİŞİ GERİDE BIRAKARAK HELALLEŞMELİYİZ”


“Tüm kırgınlıklarımızı ve acıları gidermeliyiz. Bütün geçmişi geride bırakarak helalleşmeliyiz. Karşılıklı bağışlamaya ve hoşgörüye dayanan kardeşlik ortamını oluşturmalıyız. Ancak bunları başardığımız amana yaşanabilir bir Türkiye’yi kurabiliriz. Ama bugün dostlarımın arasında saymadıklarımız da düşmanlarımız olarak görmüyoruz. Dostlarımız vardır, ancak düşmanımız yoktur. Merhum Erbakan hocadan öğrendiğimiz de budur. Lideri olduğu siyasi partiler kapatıldığında dahi cumhuriyete olan bağlılığından geri adım atmamız, ülkeyi kutuplaştırmamıştır.”

 

“BUGÜN FARKLI BİR ÜLKEDE YAŞIYOR OLURDUK”


Törende konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar, “Erbakan hocanın çabaları müdahale ile karşılaşmamış olsa farklı bir ülkede yaşıyor olurduk” dedi.

Jurnal’de yer alan habere göre Sancar’ın konuşmasından öne çıkanlar şu şekilde:

“ERBAKAN HOCANIN ÇOK ÖZEL VE ÖNEMLİ YERİ VARDI”


“Kürt sorununda çatışmalar yayılmış, acılar büyümüş ama diğer yandan Kürt sorununa barışçıl demokratik çözüm arayışları yoğunlaşmıştı. Necmettin Erbakan hocanın bu arayışlarda çok özel ve önemli yeri olduğu mutlaka onu anarken hatırlamak ve hatırlatmak lazım. Bu konuda samimiyetle çaba harcıyor, cesaretle girişimlerde bulunuyordu. Erbakan hocanın yaklaşımı diyalogla samimiyetle ve bu ülkenin kendi dinamikleriyle çözme esasına dayanıyordu.”

“HAYATININ BU ÇOK KIYMETLİ TARAFI ÖNE ÇIKARILMIYOR”


“Eğer Erbakan hocanın çabaları müdahale ile karşılaşmamış olsaydı şu an çok farklı bir ülkede yaşıyor olurduk. Hayatının bu çok kıymetli tarafı ne yazık ki öne çıkarılmıyor, gölgede tutuluyor. 1000 yıl sürecek denilen 28 Şubat darbesinin en önemli hedeflerinden birisinin bu olduğuna katılıyorum. Yani Kürt sorununun barışçıl yollardan çözülmesini engellemek, çatışmacı süreci sürdürülebilir kılmak.”

 

“TEK TİPÇİLİĞİN DAYATILDIĞI BİR DÖNEMDE FARKLI FİKİRLERİ BULUŞTURAN SAADET PARTİSİ’NE TEŞEKKÜR EDERİM”

 

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, eski Başbakanlardan Necmettin Erbakan’ı anma programında konuştu. Tek tipçiliğin dayatıldığı bir dönemde farklı fikirleri buluşturduğu için Saadet Partisi’ne teşekkür eden Babacan şu ifadeleri kullandı:

 

“YÖNETENLER DEĞİŞTİ AMA BASKICI ANLAYIŞ TEZAHÜR EDİYOR”


“Günümüzün en yakıcı sorunlarından birisi ifade özgürlüğü. Ülkemiz pek çok kez ‘üste çıkanın alttakini ezdiği’ bir zihniyetle karşı karşıya kaldı. Yönetenler değişti ancak baskıcı anlayış maalesef sık sık yeniden tezahür ediyor. Yönetime gelenler, kendinden olmayanların haklarını çiğnemeye başlıyor.

“GÜNAH FİKİRDE DEĞİLDİR”


“Tarihimizin tozlu raflarında, eski ceza kanunumuzda meşhur 141, 142 ve 163. maddeler var. ‘Komünizm propagandası’ ve ‘din propagandasının’ cezası çok ağırdı. 1974 yılında Erbakan’ın MSP’si ile Ecevit’in CHP’sinin kurduğu koalisyonun amaçlarından birisi düşünce suçundan hüküm giyenlerin affedilmesini sağlamaktı. Erbakan o günlerde şöyle demişti:

‘Memlekete iç barış hürriyet havası ile gelecektir. Günah fikirde değildir’.

Bu sözlerde zamanının çok ötesine uzanan bir bilgelik görüyoruz. Günah fikirde değildir.

Nöbet değişimleri yaşandı ama günahın fikirlere yüklendiği günler geride kalmadı. Nöbeti devralanlar ellerindeki damgayı değiştirdiler ama kendilerinden öncekiler gibi fikirle kavga etmeye başladılar. Gücü ele geçirenler, kendi fikirlerini dayatıp tek tip insan görmeyi arzu ettiler. Farklı görüş dile getirenler kendilerini karakolda buldu. Bu yönetim zihniyeti ülkemizi renksizleştiriyor, siyasetin de memleketin de tadı tuzu kaçıyor. Zalimin karşısında mazlumdan yana duranlar, devlet gücü ellerine geçtiğinde zulmeden olmamalıdır.

Rahmetli Erbakan’ın siyasi nezaketine, diğer partilerle diyalog zemininden kopmayışına, saygı sınırlarını ihlal etmeyen siyasi mücadele üslubuna her zamankinden fazla ihtiyaç var. Hamasete, popülizme kaçmadan, haktan, hakkaniyetten durmaya ihtiyaç var. Sorunların çözümünü sadece ‘meşru demokratik siyaset’ zemininde aramaya ihtiyaç var. Güçler ayrımını ve hukukun üstünlüğünü yaşatmaya ihtiyaç var. Hem şiddete hem de hak ihlallerine karşı net bir duruşa ihtiyaç var. ‘Garson devlet’ şiarını yaşatmaya, uluslararası ilişkilerde çok taraflılığa önem veren bir stratejiye ihtiyaç var. ‘Ağır sanayi hamlesi’ gibi teknolojiye ve üretime önem veren bir ekonomi perspektifine ihtiyaç var.”

Erdoğan mesaj gönderdi


Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan, anma için Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’na mesaj gönderdi.

Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

“Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı anma programına yapmış olduğunuz nazik davetiniz için en kalbi şükranlarımı sunuyorum.

Vefatının 10’uncu yıl dönümünde Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamızı bir kez daha rahmetle, özlemle yâd ediyorum.

“Yaşanabilir Türkiye” teması altında düzenlenecek etkinliklerin merhum Hocamızın fikriyatını, kişiliğini, dava aşkını, ümmet bilincini, ülkeye ve millete hizmet sevdasını anlama bakımından hayırlara vesile olasını diliyorum. Rahmetli Erbakan Hocamız, 84 yıllık ömrüne siyasetten bilime, diplomasiden kalkınmaya uzanan geniş bir yelpazede sayısız başarıyı, eser ve hizmeti sığdırmış gerçekten müstesna bir şahsiyetti.

Hocamız, gerek Millî Görüş hareketinin kurucusu, gerekse 54’üncü Hükümetin Başbakanı olarak Türk siyasi tarihine damgasını vurmuştur.

Tek Parti zihniyetinin ülkemizin sosyal, siyasal ve kültürel hayatında açtığı derin yaraların giderilmesinde de Erbakan Hocamızın çok önemli rolü vardır. Hocamız, maruz kaldığı onca hukuksuzluğa rağmen, mücadelesini demokratik zeminde yürüterek, ülkemizde sivil siyasetin güçlenmesine katkı sağlamıştır.

Kuruluşuna liderlik ettiği D-8 girişimi ile hem mevcut küresel sistemdeki çarpıklıkları gözler önüne sermiş hem de İslâm’ın adalete, hakkaniyete, barışa ve işbirliğine dayalı dünya tasavvurunu tüm insanlığın gündemine taşımıştır.

18 yıldır sürdürdüğümüz hizmet yolculuğumuzda, özellikle savunma sanayii alanında hayata geçirdiğimiz tarihi projelerde, Hocamızın gayretlerinden daima ilham aldık. 86 senelik mahzunluğun ardından Ayasofya’yı yeniden ibadete açarak, Sultan Fatih’in vasiyeti yerine getirme yanında Erbakan Hocamızın en büyük hayalini de gerçeğe dönüştürdük. Türkiye’yi, Merhum Hocamızın da uğruna ömrünü adadığı hedefleriyle buluşturana dek durmayacak, inşallah 94 ruhu ve 2053 vizyonuyla çalışmaya devam edeceğiz.

Bu düşüncelerle Prof. Dr. Necmettin Erbakan Hocamıza Allah’tan rahmet diliyor, programa iştirak eden tüm kardeşlerime en kalbi selam ve muhabbetlerimi sunuyorum.”

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)