Son Dakika Haberler

Prof. Dr. Erdinç Köksal çamur olan beyaz önlüğünü gösterdi: Ankara’daki rüzgarın getirdiği çamurdur

Prof. Dr. Erdinç Köksal çamur olan beyaz önlüğünü gösterdi: Ankara’daki rüzgarın getirdiği çamurdur
Okunma : Yorum Yap

Prof. Dr. Erdinç Köksal çamur olan beyaz önlüğünü gösterdi: Ankara’daki rüzgarın getirdiği çamurdur

14 Mart Tıp Bayramı vesilesiyle Taksim Atatürk Anıtı’na çelenk bırakmak isteyen İstanbul Tabip Odası üyeleri polis tarafından engellendi. Arbede sırasında 89 yaşındaki doktor Erdinç Köksal yere düştü ve beyaz önlüğü çamurlandı. Köksal’ın polislere seslenerek “Ananızı babanızı tedavi ettik biz ya, yapmayın Allah aşkına” sözleri ise bu dönemin sembolleri arasında yerini aldı.

Düştüğü sırada beyaz önlüğü çamur olan Köksal, ‘Yalnız bu çamur, Taksim’deki yerdeki çamur değil. Bu çamur Ankara’daki rüzgarın getirdiği çamurdur’ dedi.

Prof. Dr. Erdinç Köksal, Halk TV Ana Haber bültenine bağlanarak bugün yaşananları anlattı.

“Meslekte 62. yılımı yaşıyorum. Biz 62 yıldan beri 14 Mart’larda ilk işimiz Ata’mızı ziyaret etmek, çiçek bırakmak, şükranlarımızı iletmek için gidiyoruz. Çünkü o bedenini bize bırakmıştı, Türk hekimlerine emanet etmişti bedenini. 61 yıldır bu böyle oldu ama ne yazık ki 14 Mart 2022’yi karaya buladı, çamura buladı. O güzel duygularımızı maalesef yaşayamadık.” diyen Köksal, neden orada olduklarını şu sözlerle anlattı:

“Beni en çok üzen sanki siyasi bir gösteri yapıyormuş, hükümete karşı bir gösteri yapıyormuş gibi polis kuvvetiyle karşı karşıya geldik. Halbuki biz mesleğimizin onurunu korumak için oradaydık. Meslektaşlarımızın haklarını korumak için oradaydık. Halkımız tarafından darp edildiğimizin oradaydık. Bunlara önlem alınması için oradaydık. Korana savaşında cephede savaşırken pek çoğumuzun hayatına mal olduğu için oradaydık. Cephede çarpışırken ölen sağlıkçılar için … Bu insanlar öldü ama ne iş kazası kabul edildi ne meslek hastalığı kabul edildi. Düşünebiliyor musunuz, 35-40 yaşındaki bir beyin cerrahı arkadaşım öldüğü zaman arkada bıraktığı çocukları ve eşi sosyal güvencesiz, emekli maaşı yok, en azından bir tazminat almamalılardı. Bunu bile Cumhurbaşkanımız, doktor olan Sağlık Bakanımızın kulakları duymuyor, gözleri görmüyor. Alkışlamakla iş olmuyor, bu haklarımızı dile getirmek için oradaydık. Ve maalesef bu ülkenin polisiyle, gençlerimizle karşı karşıya geldik. Sebebi ise Ata’mız için şu çelengi koymak. Bütün kabahatimiz bu.”

2 ay önce kalp pili takıldığını ve doktorunun kendini yorma uyarılarına rağmen bugünkü eyleme katıldığını ifade eden Köksal,  “14 Mart olunca bütün akaç sular duruyor. Bu hafta boyunca da bütün etkinliklere gücüm yettiğince katılacağım. Yarın huzurevinde yatan emekli doktorlarımız ziyaret edeceğim, itilsek kakılsak dahi.” dedi.

Eşinin geçtiğimiz yıl Korana’dan öldüğü hatırlatılan Köksal, ‘Eğer ben hekim olmasaydım, ona da bulaştırmayacaktım. Bir de bu tarafı var işin’ dedi.

HİÇBİR ETKİSİ YOK, -CEK -CAK’LARA KARNIMIZ TOK

Geçen hafta ‘Giderlerse gitsinler’ diyen Erdoğan’ın bugünkü konuşmasında ‘Rabbim hekimlerimizin yokluğunu göstermesin’ sözlerinin sorulmasına üzerine Köksal şu yanıtı verdi:

“Artık bizim -cek’e, -cak’a karnımız tok. Siz bugün muhalefette olsanız, yarın iktidara gelseniz o zaman -cek, -cak deyin. Ama siz kaç zamandır iktidardasınız. Doktorumuz tekme yerken hiç onları görmediniz. Gözleriniz kulaklarınız kapalıydı. Sağlık Bakanımızın bile kapalıydı. Bu insanların Kovid’den öldüklerini dahi görmediler. Kovid’in ilk günlerinde Sayın Cumhurbaşkanımız bile alkışlıyordu balkona çıkıp hatırlayın.

Sağlık Bakanımız doktorlara bir mektup yazmış, cilalı bir mektup. ‘Siz şusunuz, siz busunuz, altın yere düşmekle değerinden kaybetmez vs vs…’ Hiçbir kıymeti yok. Bu gibi laflara karnımız tok, biz icraat istiyoruz. TTB, 180 bin hekimin temsilcisi bir kurumdur ve 2 yıldır Sağlık Bakanı’ndan randevu alamıyor. Kopukluğu düşünebiliyor musunuz?”

Eskiden hastalardan saygı gördüklerini belirten Köksal, “Ne benim ne herhangi bir hekim arkadaşımın başına bugüne kadar böyle şeyler gelmedi. Sırtında ninesini, dedesini taşıyıp getirenler ‘Evelallah sana emanet ediyorum doktor’ derlerdi. Bizi el üstünde tutardı, önümüzde ceketini iliklerdi. Biz o halkla beraber bu yaşlara geldik. Saçımızı böyle ağarttık. Ama bugün Ankara’dan esen rüzgarla doktoru tekmeleyen, bıçaklayan, öldüren hastalarla karşı karşıyayız.  Ve hiçbir cezai müeyyidenin uygulanmadığını görüyoruz.” dedi.

Çamur olan beyaz önlüğünü göstererek İstanbul Tabip Odası’na armağan etmek istediğini söyleyen Köksal, ‘Yalnız bu çamur, Taksim’deki yerdeki çamur değil. Bu çamur Ankara’daki rüzgarın getirdiği çamurdur.’ dedi.

 

 

 

 

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

slot siteleri bahis siteleri hacklink