Birlikte açmışlardı, 'dolandırıcılık' suçlamasına dönüştü: Şehir Üniversitesi'nde ne oluyor? - Gazeteler, Haber Manşet, Son dakika Gelişmeleri
Son Dakika Haberler

Birlikte açmışlardı, ‘dolandırıcılık’ suçlamasına dönüştü: Şehir Üniversitesi’nde ne oluyor?

Birlikte açmışlardı, ‘dolandırıcılık’ suçlamasına dönüştü: Şehir Üniversitesi’nde ne oluyor?
Okunma : 2.685 views Yorum Yap

Birlikte açmışlardı, ‘dolandırıcılık’ suçlamasına dönüştü: Şehir Üniversitesi’nde ne oluyor?

Eski Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun kurucuları arasında olduğu İstanbul Şehir Üniversitesi ve Halkbank arasında yaşanan borç sorunu üniversiteyi zor durumda bıraktığı gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “dolandırıcılık” iddiasıyla krize dönüştü.

Erdoğan, “Şehir Üniversitesi’nin tahsisini başbakanlığım döneminde ben yaptım. Tahsisini ben yaptığım halde ‘malum zat’ (Ahmet Davutoğlu kastediliyor) başbakan olunca bunu mülkiyet devrine dönüştürdü. Bu yapılamaz. Türkiye’de hiçbir üniversiteye tapu devri yoktur, olmamıştır. Bu mülkiyet devrini yaparken yanında Ali Babacan, Mehmet Şimşek, Feridun Bilgin var. Bitmedi; bunlar Halk Bankası’nı da dolandırmaya çalıştılar. Banka kredi veriyor. Bunlar ödemesini yapmıyor. Şu anda borç 417 milyon. Çok detaya girmek istemiyorum ama burada Halk Bankası’nın dolandırılması söz konusu” diyerek Şehir Üniversitesi üzerinden yaşanan krizi alevlendirdi.

Peki Şehir Üniversitesi’nde yaşanan kriz ne?

Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği’ne (TMMOB) bağlı Mimarlar Odası, İstanbul Kartal’daki eski TEKEL arazisinin üniversiteye devriyle ilgili bir dizi dava açtı. Son olarak Danıştay, “bedelsiz arazi devri” gerekçesiyle yürütmeyi durdurma kararı aldı.

Üniversitenin bu araziyi ipotek gösterip Halkbank’tan kredi almış olması nedeniyle Halkbank, Danıştay’ın kararına da dayanarak önce üniversitenin kredi teminatlarını durdurdu sonra da tüm bankalardaki varlıklarına tedbir koydu.

Bu durum, yıllardır kamuoyunda “muhafazakâr camianın prestijli entelektüel kurumlarından biri” olarak görülen üniversiteyi mali olarak hareket edemez noktaya getirdi.

Davutoğlu cezalandırılıyor mu?

Üniversitenin Halkbank’taki tüm varlıklarına da tedbir kondu.
Bu krizin zamanlamasının Davutoğlu’nun yeni parti kurma hazırlıklarının son aşamasına denk gelmesi kamuoyu tarafından “AKP’nin kendisine muhalefet bayrağını açan Davutoğlu’nu cezalandırması” olarak okunuyor.

TEKEL arazisi tartışmasının arka planında ne var?

Bugün yaşanan tartışmaların temelinde, İstanbul Şehir Üniversitesi’nin kampüs olarak kullandığı, Kartal ilçesinde, Dragos Tepesi yakınlarındaki eski TEKEL arazisi var.

TEKEL, 2001 yılında özelleştirme kapsamına alındı. TEKEL’in bu arazisi de Özelleştirme İdaresi’ne geçti.

Üniversite aynı yıl, Kartal’daki arazinin 49 yıllığına kullanım hakkı için harekete geçti.

Bu süreçte, arazinin devredilmemesi için hem eylemler hem de yıllara yayılacak davalar süreci başladı.

2009’da Cevizli Tekel Dayanışması adlı kampanya grubu kuruldu.

Davaların arkasındaki en önemli kurum Mimarlar Odası’ydı.

Arazinin kullanım hakkı girişimi davalara takıldı.

İstanbul Şehir Üniversitesi’nin Halkbank’tan kredi alırken teminat gösterdiği TEKEL arazisinin devri Danıştay kararıyla iptal edildi.
Özelleştirme Yüksek Kurulu ise 2015’te araziyi bedelsiz olarak üniversiteye devretti.

Sadece eğitim faaliyetleri için kullanılacağı şerhinin düşüldüğü kararda dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ile dönemin Başbakan Yardımcısı Ali Babacan ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in de ismi vardı.

Üniversite bunun ardından Halkbank’tan aldığı yatırım kredilerini de kullanarak arazide bir kampüs kurdu ve 2017’de buraya taşındı.

Ancak bu sırada davalar devam ediyordu.

Mimarlar Odası’nın arazinin bedelsiz tahsis edildiği iddiasıyla açtığı davayı taşıdığı Danıştay, 2018’de bu suçlamayı haklı buldu.

Danıştay, arazideki en büyük parselle ilgili açılan bu davada devir kararını iptal etti.

Üniversite, Halkbank’tan kredi alırken bu araziyi teminat göstermişti.

Halkbank ise Danıştay’ın kararını da gerekçe göstererek, üniversiteye tahsis ettiği kredi limitlerinin kullanımını durdurdu sonra da tüm bankalardaki varlıklarına tedbir koydu.

Halkbank, birçok kolaylık sağlanmasına karşın üniversitenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini söylüyor.

Halkbank ve üniversite son krizle ilgili ne diyor?

Üniversitenin bugün yaşadığı krizin arkasında Danıştay’ın son kararı sonrası Halkbank’ın üniversiteyi mali yönden kilitleyen bu adımı bulunuyor. Üniversite, “Mimarlar Odası tarafından açılan kasıtlı dava ardından Halkbank’ın iyi niyet taşımayan bir adım attığını” öne sürüyor.

Şehir Üniversitesi, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “geçen yıl yaşanan ekonomik sorunlar nedeniyle ödeme takviminde kısa süreli bir aksama yaşandığını” söyleyerek savunma yapıyor.

Açıklamada, “bunun üzerine banka ile yapılan görüşmelerde üniversitenin bankaya verdiği gelecek projeksiyonu ve ödeme planıyla ilgili kredi borcunun ödenebileceğine dair fikir birliğine varıldığı, ancak bu anlaşmadan iki gün sonra Halkbank’ın üniversitenin bankadaki tüm varlıklarına tedbir koyduğu” da belirtildi.

Üniversite rektörü Peyami Çelikcan “bunun iyi niyetten yoksun ve hukuk devletine uygun olmayan bir adım olduğunu” ifade etti.

Halkbank ise konuyla ilgili internet sitesinde yayımladığı duyurusunda, “Şehir Üniversitesi’nin konuyla ilgili resmi açıklamasında kamuoyunu ve yatırımcıları yanıltıcı, bankanın güven ve itibarını sarsıcı, gerçeği yansıtmaktan uzak iddiaların olduğunu” söyledi.

Banka, “üniversitenin kullandığı kredileri vadesinde geri ödemediğini, bu süreç içerisinde birçok defa ödeme kolaylığı sağlanmasına rağmen yükümlülüklerini yerine getirmediğini” belirtti.

Açıklamada, “Üniversite tarafından bankaya sunulan geri ödeme projeksiyonlarının tutmaması, kredilerin teminatına alınan ipoteklerin teminat vasfını yitirmesi ve yapılan görüşmelerden de sonuç alınamaması üzerine, alacağın tahsili süreci başlatıldığı” aktarıldı.

Bankanın sonradan yaptığı detaylı açıklamasında, “kredi anapara ve faiz geri ödemelerinde gecikme olması, kredi alacağının önemli bir kısmının teminatsız kalması, üniversite yönetiminin borçların geri ödenmesi ile ilgili gerçekçi projeksiyonunun bulunmaması ve iki kurum arasındaki görüşmelerin neticesiz kalması nedeniyle alacağın hukuki yoldan tahsili süreci başlatıldığı” belirtildi.

Açıklamada, “Bu konuyu farklı alanlara çekerek, bir grubun, bir kişinin ya da bir zümrenin mağduriyetine yol açıldığı izlenimi oluşturma girişimleri boşunadır. Bankamız tarafından yürütülen süreç tamamen hukuki ve ticari temellere dayanmaktadır” ifadeleri yer aldı.

Yaşananlar Ahmet Davutoğlu-AKP geriliminin sonucu mu?

Kamuoyunda meseleyi, Ahmet Davutoğlu’nun AKP’ye muhalefeti nedeniyle Şehir Üniversitesi’nin cezalandırıldığı yönünde tartışan bir kesim bulunuyor.

Davutoğlu da geçtiğimiz günlerde yaptığı açıklamada siyasi meseleleri üniversiteden ayırma çağrısı yaptı:

“Eğer bütün bu süreci siyasi bir saikle yapıyorlarsa ki zamanlama onu gösteriyor, bütün yetkililere sesleniyorum… Siyasi bir mesele varsa biz buradayız. Siyasi bir hesap soracaksanız, siyasi bir bedel ödetmek istiyorsanız biz buradayız. 40 yıllık emeğe, 40 yıllık birikime ve binlerce öğrencinin geleceklerine bedel ödetmeyin.”

Üniversite rektörü Peyami Çelikcan, “Davutoğlu’nun üniversitenin kurucularından olduğunu ancak aktif siyasete girdikten sonra üniversite ile ilişkilerinin eskisi gibi olmadığını, buna karşılıklı olarak özen gösterilmekte olduğunu” söylüyor.

“Son yıllarda sadece mezuniyet törenlerine iştirak ettiğini, yeni parti kurma çalışmalarından sonra geçen yıl törene bile gelmediğini, kendilerinin de davet etmediğini” aktarıyor.

Çelikcan, “Akademik siyasetleri yüksek, siyasetle ilişkisini de temkinli bir şekilde kuran, özen gösteren, burayı herhangi bir şekilde bir siyasi hareketin merkezi gibi konumlanmasına izin vermeyecek bir yapı oluşturduk” diyor.

“Cezalandırılıyoruz gibi bir ifade kullanmak istemem. Böyle olmamasını arzu ederim. Biz cezalandırılacak bir şey yapmadık ki.”

Mimarlar Odası: Mesele kişilerle ilgili değil. Siyasi çekişmeler bizim konumuz değil

Mimarlar Odası İstanbul Şubesi Başkanı Esin Köymen siyasi gerilimin üniversiteye yansıması iddialarıyla ilgili olarak, kendileri açısından meselenin başından beri kişilerle ilgili olmadığını söylüyor:

“O dönemde aynı partinin içerisinde siyaset yapıyorlardı. Sayın Davutoğlu Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun başındaydı ve aynı zamanda da başbakandı. Ama biz hiç isimler üzerinden gitmemiştik. Biz burada tamamen kamuya ait olan bir alanın bir özel üniversiteye bedelsiz olarak devrinin kamu yararı taşımadığı üzerinden bir mücadele yürüttük.

Dolayısıyla şu andaki siyasi çekişmeler bizim konumuz değildi. O zaman şunu söylemek lazım. Bütün bu bedelsiz devirler yapılırken niye kimse sesini çıkarmadı? Bu tartışmalar işi gerçekliğinden uzaklaştırıyor.

Biz hiç isimler üzerinden gitmemiştik. Tamamen kamuya ait olan bir alanın bir özel üniversiteye bedelsiz devrinin kamu yararı taşımadığı üzerinden bir mücadele yürüttük.”

Üniversitenin kullandığı araziyle ilgili davalar sürecinin uzun süre devam etmesi bekleniyor.

BBC Türkçe

Erdoğan; Davutoğlu, Babacan, Şimşek ve Bilgin’i Halk Bankası’nı dolandırmakla suçladı

Davutoğlu’ndan Erdoğan’a yanıt: Tüm cumhurbaşkanları, başbakanlar ve akrabalarının mal varlıklarındaki değişim araştırılsın

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: