Son Dakika Haberler

Aynı Tahta Üzerinde İki Farklı Oyun: TCMB Faiz Kararları TL’nin Satın Alma Gücünü Koruyabiliyor mu? / Hüseyin ORTAK

Aynı Tahta Üzerinde İki Farklı Oyun: TCMB Faiz Kararları TL’nin Satın Alma Gücünü Koruyabiliyor mu? / Hüseyin ORTAK
Okunma : Yorum Yap

Aynı Tahta Üzerinde İki Farklı Oyun: TCMB Faiz Kararları TL’nin Satın Alma Gücünü Koruyabiliyor mu?

Hüseyin ORTAK yazdı:

Tahsin Yücel “Sonuncuadlı romanında, Fransa’da felsefe doktorası yapmış sonra da yurda döndükten sonra evli ve çocuklu olarak mazbut bir hayat sürerek yaşlanmış Selami Bey’in kimileri için mutlu kimileri için can sıkıcı hayatında kendince yaşamının en büyük amacı olarak nitelendirdiği Serencam adlı denemesini yazma sürecini anlatır. Serencam, Selami Bey’in kitabının ismidir. Serencam’ı baştan geçenler anlamında fiil formunda da kullanabiliriz. Fiil formuyla da kelimemiz TCMB’nin son yıllardaki politika ve yönetici değişikliklerini anlatmaya da çok uygundur diye düşünüyorum.

TCMB geçen hafta toplanan PPK (Para Piyasası Kurulu) toplantısında faizleri sabit tutma kararı aldı. Bu konuda sosyal medyada “faiz indirimi” konu başlığıyla tarama yaparsanız birçok mecrada, özellikle Twitter’da binlerce mesaj, gazete haberi ve gazete haberi olarak gazetede basılmış tuhaflıklar görürsünüz. Ben TCMB’nin mevcut başkanının ilk göreve geldiğinde yaptığı faiz indirimiyle ilgili muhtemelen havuz gazetelerinin en bilineninde çıkmış ve yeni başkanı elinde balyoz, yukarı yönlü faiz grafiğine saldırırken gösteren bir illüstrasyon gördüm ki akıllara seza…
Balyoz esasında bu iktidar yıllarında, kalkan sembolizması kadar sık kullanılmasa da kullanılan bir sembol. Sanıyorum bu sembolle bir şeyi un ufak ederek işlevini kaybettirmeyi murad ediyorlar.

Faize işlevini kaybettirerek ortadan kaldırmak, üretim ve mülkiyet sistemi değişmeden kapitalizmin ancak artık değerden ve üretim artışından kaynaklanan yani üretim kaynaklarını tüketme ve kıtlaştırmadan gelen kâr müessesesi ve buna bağlı üst yapı kurumları özünde aynı kalarak, nasıl yapılacak ayrı soru ama… Biz yine de bu noktada bir nefes alalım ve TCMB’nin faizle olan serencamına dönelim.

Birkaç yıldır piyasa analistleri ve fon yöneticileri TCMB’nin politika faiziyle ilgili değişikliklerini dikkatle takip ediyorlar. Bu dikkat çekici ilginin sebebinin PPK toplantılarıyla belirlenen ”politika faizinin” zincirleme etki gücünden kaynaklandığını söyleyebiliriz.
Şöyle ki, politika faizi arz ve talebe göre oluştuğu düşünülen her piyasa dengesi gibi benzeri dinamiklerle oluşması beklenen faiz oranına TCMB’nin doğrudan yön verme çabasıdır. Bu nedenle TCMB’nin ilan ettiği faiz, arz ve talep hareketleri sonucunda tayin edilmediği, para otoritesi tarafından alınan yönetsel kararla belirlendiği için politika faizi olarak adlandırılır. Ayrıca, para politikası otoritesi olması beklenen Merkez Bankası’nın elindeki en önemli enstrumanlardandır.
Çünkü TCMB bu yolla kurumlar arası gecelik borç alıp vermenin maliyetini belirler. Bu hareket hazine bonosu faizi zincirleme olarak da mevduat ve kredi faiz oranları üzerinde etkili olur.

Merkez Bankası böylece kamunun iç borçlanma maliyetini, bankacılık sektörünün kredi hacmini, yatırım ve tüketim talebini doğrudan ve/ veya dolaylı yollarla oldukça güçlü bir şekilde etkileme yeteneğine sahiptir.

Merkez Bankası’nın politika faizinin bu dediklerimi yapabilmesi için “dışsal”, yani hakikaten bağımsız ve etki altında kalmadan çalışması beklenir.

Peki, TCMB’nin etki altında kalması ne doğurur?

Buna birkaç alternatifi değerlendirerek yanıt arayabiliriz. Örneğin, kamu açıklarını finanse etmek durumundaysanız Hazine de Merkez Bankası’nın ortağı haline gelebilir ve politika faizi borçlanma ihtiyacı tarafından belirlenmeye başlar. Bazen, benzer şekilde, “cari açık hakimiyeti” faizlerin nereye kadar düşebileceği yönünde baskı üretir. Yahut tasarruf açığının yüksek olduğu ve kamu harcamalarının finansmanında vergi dışı borçlanma yollarını iktidarı sürdürme aracı olarak kullanan yönetimlerin olduğu bir ekonomide, bankacılık sektörünün kredi fiyatlarını düşük tutma çabası TCMB kararlarını hükümetle ve kredi verenlerle birlikte alma sonucunu doğurur. Bu unsurların varlığı durumunda TCMB’nin bağımsızlığından sözetmek güçleşir. Ezcümle, politika faizi sadece ekonominin gidişatını değil aynı zamanda ekonominin sorunlarını da ifade eden bir özelliğe sahiptir.

Ekonomi özünde siyasal tercihler üzerinden yönetilir. Türkiye’de 1980 döneminden sonra gelen bütün sağ iktidarlar toplumsal sınıflar arasındaki dengeyi sermaye sınıfı lehine kurarlarken, geniş çalışan kesimler üzerinde sahte ama gösterişli bir refah ve varlık algısı oluşturmayı tercih etmişlerdir.
‘Özalizm’e Giriş’ dersinin ilk konusu olabilecek hem ithal hem de ucuz Çikita Muzla başlayan dönem, büyük süpermarketlerin olmazsa olmazı ambalajlı ithal gıda maddeleriyle zenginleşmiş ve bu süreç kaçınılmaz olarak bu günkü bireysel kredi ve kredi kartı kullanım çılgınlığına kadar gelmiştir. Refah ve bolluk algısını satın alma gücüyle desteklemeyen tersine çalışan sınıfların ulusal gelir pastasından aldıkları payı azaltan neredeyse birbirinin kopyası siyasal anlayışlar gelir artırıcı önlemler yerine harcama imkanlarını artırıcı kredi kolaylıklarıyla hane halklarının geçmişte olmadığı kadar borçlanmalarına sebebiyet vermişlerdir.

Sonuç olarak ülkemizde büyük bir bankacılık sektörü ve buna bağlı olarak bankalar tarafından kredi olarak verilmek üzere yurtdışından alınmış büyük bir borç stoğunun doğmasına neden olmuşlardır. Bu büyük borçluluğun da yabancı ülkelerden alınan kredilerle ve düşük faizlerle sürdürülmek zorunda olduğu ortadadır.

Diğer yandan yabancı para cinsinden borcun fazlalığı TCMB rezervleri üzerinde aşağıya doğru etki yaratıyor. Rezervlerdeki azalma bu kez dış kaynak bulmayı zorlaştırıyor. Tüm bunlarınkiyle yanında küresel ekonomik koşulların olumsuzluğu da tablonun can sıkıcı görüntüsüne sebebiyet veriyor.

Bir oyun tahtasında dama ve satranç oynamak gibi bir pozisyonda kalan ekonomimiz dışarıdan bakıldığında zincirleme hareketler gibi görünen ama aslında farklı uzmanlık ve beceri gerektiren iki farklı sürecin Pandora’nın Kutusu’nun açılmasına sebebiyet vermesinin an meselesi olduğu apaçık bir şekilde ortadadır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

canlı sohbet hattı hint filmleri bahis siteleri beylikdüzü escort teen porno bahis sitesi seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri seks hikayeleri