Son Dakika Haberler

Türk savcılarına benim itimadım tamdır / Kevser OFLUOĞLU

Türk savcılarına benim itimadım tamdır / Kevser OFLUOĞLU
Okunma : Yorum Yap

Türk savcılarına benim itimadım tamdır…

Kevser OFLUOĞLU yazdı:


Neredeyse her kademeden ve sınıftan bürokratın, medya mensubunun yolsuzlukla itham edildiği
iddialar haftalardır gündemi sarsıyor. AKP Hükümeti kulağının üstüne yatmış, millete bir açıklama
yapma gereği bile duymuyor. Söz konusu akıl almaz iddialar yok sayılıp, gerekli soruşturmalar
açılmayarak, kişiler üzerinden kamu kurum ve kuruluşlarının dolayısı ile devletin saygınlığının adeta
yerle bir edilmesi ise tam bir vahamet ve hukuksuzluk.

Devlet ebet müddettir. Devletin varlığı ve saygınlığı kim olursa olsun her kademedeki bürokrattan önemlidir ve muhafaza edilmelidir.

İddia sahibi ülkemizde illegal işlerle iştigal eden birisi olarak tanınsa da suç isnat ettiği kişilere yönelik
makamı ne olursa olsun, hem o makamları hem de devlet düzenini korumak adına derhal soruşturma
açılmalı, soruşturmanın selameti açısından görevde olanlar görevden el çektirilmeli ve sonucu neyse
gereği yapılmalıdır. Böylece hem haksız suçlama varsa kişilik hakları korunup insanlar aklanmalı hem
de vatandaşın hukuk devletine olan inancı tazelenmelidir.

Ortaya atılan iddiaların hepsinin gerçekliği tam olarak bilinmese de, Doğan Medya grubunun
Demirören’e satışı için, Ziraat Bankası’nın 5 Nisan 2018 yönetim kurulu kararıyla, Demirören Medya
Grubu’na kredi verilmesine onay verildiğini ve Demirören’e verilen kredinin miktarının ise 700 milyon
dolar olduğunu biliyoruz.

Bilmediğimiz ve AKP hükümetinin Türk Milletine açıklamak zorunda olduğu konu ise yasama, yürütme,
yargıdan sonra dördüncü erk olan medyanın, en büyük ve etkili holdinglerinden birisinin iddialarda olduğu gibi, baskıyla ve zorla ve bedelinin çok çok aşağısına el değiştirip değiştirmediği ve varoluş sebebi çiftçiyi kalkındırmak, desteklemek olan Ziraat Bankasının bu krediyi neden verdiği ayrıca devlet bankasından alınan bu kredinin geri ödenip ödenmediğidir. Bunun hesabını her Türk vatandaşı demokratik olarak sormalıdır. Gerçeklik payı düşünülmeden diğer iddialara yönelikte soruşturmalar da ivedilikle yapılmalıdır.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti bir hukuk devletidir. Kimsenin babasının çiftliği, şirketi, arka bahçesi
değildir.

AKP hükümeti bu konuyla ilgili bir şey yapmasa da “Öyle zaman olur ki, cumhuriyeti korumak için
başbakandan, bakandan, müsteşardan, validen, büyükelçiden bile hesap sormak gerekebilir” diyerek sıfatlarının önüne Cumhuriyet eklenen, birey hak ve özgürlüklerinin koruyucusu ve savunucusu olan Türk Savcılarına benim itimadım tamdır.

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)