AKP'de Arınç öfkesi büyüyor! Mehmet Metiner: Bu sözler mağduriyet kılıfı giydirilmiş bir FETÖ savunusu ve seviciliğidir - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

AKP’de Arınç öfkesi büyüyor! Mehmet Metiner: Bu sözler mağduriyet kılıfı giydirilmiş bir FETÖ savunusu ve seviciliğidir

AKP’de Arınç öfkesi büyüyor! Mehmet Metiner: Bu sözler mağduriyet kılıfı giydirilmiş bir FETÖ savunusu ve seviciliğidir
Yorum Yap

AKP’de Arınç öfkesi büyüyor! Mehmet Metiner: Bu sözler mağduriyet kılıfı giydirilmiş bir FETÖ savunusu ve seviciliğidir…

AKP’deki Bülent Arınç kavgası büyüyor. Mehmet Metiner ve Arınç arasında başlayan polemik, yerini hakaretlere bıraktı. Metiner, son paylaşımında Arınç için “bedbaht, facia” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu (YİK) Üyesi Bülent Arınç’ın “KHK bir faciadır” açıklamasına tepki gösteren AKP’li Mehmet Metiner, Arınç’a “Bedbaht da sensin, facia da” dedi.

“KHK bir faciadır” sözleriyle AKP’yi karıştıran Arınç’a Twitter’dan sert tepki gösteren Metiner, “Bedbaht da sensin, facia da.. “İstifa etmek, onurlu insanların tavrıdır”, “Ben olsam istifa ederdim” demek, onurlu insanların duruşuna dikkat çekmek içindir. Bunu üstüne alman manidar! FETÖ konusunda duyarlı milletimizin gözünde zerre kadar değerin yok.” dedi.

‘15 TEMMUZ TİYATRODUR!’ SÖYLEMİYLE AYNI

AKP’li Mehmet Metiner, Star gazetesindeki bugünkü “Kod adı: KHK” başlıklı yazısında ise “KHK faciası’ söylemi, bir FETÖ imalatıdır. Bu düpedüz FETÖ ile bir suç ortaklığıdır.  ‘15 Temmuz tiyatrodur!’ söylemiyle ‘KHK faciadır!’ söylemi kelimenin tam anlamıyla FETÖ propagandasıdır.  Her iki söylemin amacı, sadece 15 Temmuz’u gölgelemek değil, FETÖ’cüleri de cesaretlendirmektir” ifadelerini kullandı.

“ACINACAK DURUMLARA DÜŞERİZ, BİLİNE!”

“Dahası her iki söylemin hedefindeki kişi Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” diyen Metiner şöyle devam etti:

“Hatırlatmak bile gereksiz: KHK’lar bizzat Cumhurbaşkanımızın uygulamasıdır.

‘KHK faciadır!’ demek, hem Reis, hem de 15 Temmuz şanlı direnişimizle örtük bir hesaplaşmanın adıdır.

Açık söylüyorum: Bu sözler mağduriyet kılıfı giydirilmiş bir FETÖ savunusu ve seviciliğidir. Sayın Bahçeli’nin de dediği gibi 15 Temmuz şehitlerine düpedüz ihanettir.

Konuşan kadar konuşturanı da görecek bir siyasi bilinci kuşanmazsak acınacak durumlara düşeriz, biline!”

Bülent Arınç, Erdoğan’ın tepkisinin ardından U dönüşü yapmıştı!

Bülent Arınç, “KHK faciadır” açıklaması için “Esefle karşıladım” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yanıt verdi. Arınç, “Yanlış uygulamadan mağdur olanların çektiği ızdırabı anlatmak için kullandığım cümledir. Eğer bu cümleyi çıplak olarak alırsanız yanlış anlamalara götürecek bir cümle. Sayın Cumhurbaşkanımızın eleştiren konuşmasını saygıyla, takdirle karşılıyorum” dedi.

Ne olmuştu?

TBBM eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı YİK (Yüksek İstişare Kurulu) Üyesi Bülent Arınç, KHK’nın bir facia olduğunu belirterek “Pazarda limon bile satamıyorlar, acı duyuyorum” dedi.

TBBM eski Başkanı ve Cumhurbaşkanlığı Yüksek İstişare Kurulu Üyesi Bülent Arınç, Gazeteci Kemal Öztürk’ün Youtube kanalına konuk oldu. Öztürk’ün KHK’larla ilgili sorularına verdiği cevap da Arınç, ‘facia’ tabirini kullandı. KHK konusunda çok eleştirildiğini açıklayan Arınç, “Çevremde o kadar çok bu felaketi yaşayan insan var ki… KHK bir faciadır… Pazarda limon bile satamıyorlar, acı duyuyorum” dedi.

Arınç’ın KHK ile ilgili açıklamaları şöyle:

“KHK bir faciadır, bunu 7-8 televizyon kanalında dile getirdim. En son dikkat çekmek için biz bir maaş alacaksak bunun yarısını zaten öğrencilere burs olarak veriyordum. Yarısını da KHK mağdurlarına vereceğim demiştim.

Çok eleştirildim ama ben KHK faciasına dikkat çekmek için bunu dile getirdim. Çevremde o kadar çok bu felaketi yaşayan insan var ki…

“BEN YERİN DİBİNE GEÇİYORUM”

Evime temizlik yapmaya gelen bir daire başkanı kadını gördükçe, eşi polis ihraç edilen bir kadını gördükçe ben yerin dibine geçiyorum. Kırıkkale’den yumurta getirip kapı kapı satmaya çalışan bir genel müdür gördüğüm zaman felaket görüyorum. Bir benzinlikte pompa tutan bir Danıştay üyesini gördükçe acı duyuyorum. Bir lokantada garsonluk yapan bir genel müdür gördüğüm zaman perişan oluyorum. Bütün bunlar oluyor.

İşin esasına gelelim Türkiye 15 Temmuz’da bir facia yaşadı. OHAL ilan edildi, bu yüzde yüz doğru bir karar. Çünkü anayasa öyle hallerde iki durumu öneriyor. Ya sıkıyönetim ya da OHAL. Bizim gibi bir iktidar OHAL ilan eder. Bu yüzde yüz doğru. OHAL döneminde yüz binden fazla insan kamudan ihraç edildi.

Ben görevdeyken şüphe duyulan personeli geri hizmete alırdım. İzmir’dekini alır, Bitlis’e verirdim. Bunları yaptık bunlar çok doğal. Ama 15 Temmuz’dan sonra iltisakı olanlar ihraç edildiler. Bu hukuki bir tanımlama değil. Bu bir tedbir. Kanaat, delil değildir.

“KHK’LILAR PAZARDA LİMON BİLE SATAMIYOR”

Aidiyet ve iltisak konusunda en çok kamu kurumlarından alınan görüşlere bağlı kaldılar. İdari bir karardır. Yargı kararı değil.

İçlerinde gerçekten ihraç edilmeyi hak edenler var mıydı, mutlaka vardı. Ama bu büyük bir çoğunluk değil. Büyük bir çoğunluğu kurum kanaati ile ihraç edildi. Bunlara yüklenen aidiyet, iltisak, mensubiyet sadece, Bank Asya’da para artışı var mı yok mu, Gazete aboneliğine, okullarına göndermiş mi göndermemiş mi, hangi dershaneye gitmiş bunlara bağlı kaldı.

Şimdi deniyor ki devlet kuşku duyduğu insanı işten çıkarabilir. Bunun için bazı ülke örneklerini de veriyorlar. Doğu Almanya gibi vs.

Özel sektörde bile bir işveren kötü iş yapan bir işçisi varsa, tazminatını fesheder, Haklarını verir. Kamu böyle ihraç edince, hiçbir hakkı olmuyor. Pazarda limon bile satamıyor.

“DÜN TERÖRİST DEDİNİZ BUGÜN NİYE ŞEHİT DİYE SAHİP ÇIKIYORSUNUZ”

En son fecaat bir olay yaşandı. Bir polis ihraç edilmiş ve beraat etmiş. Beraat sonrası göreve iade edilmemiş ve askere gitmiş. Çatışmada şehit oldu. Bu kardeşimizi şehit sıfatıyla iki masum yavrusu ve annesiyle bir tabloda görüyoruz. Önce teröristti, ardından şehit düştü.

Dün niye bu adama terörist dediniz, bugün niye şehit diye sahip çıkıyorsunuz. Hatta araştırdım kadıncağız kocası içerideyken kendine iş aramak için gittiğinde “kocan teröristlikten ihraç edilmiş seni işe alamayız” demişler. Bu ihraçların yanında bunu suya atılan taş gibi düşünün. En az beş defa halkalar büyüdü ve en az bir milyondan fazla insan mağdur oldu. Eğer böyle giderse ki gitmeyecek.

Böyle gitmesi mümkün değil. En az beş milyon insan bunun acılarını çekebilir.”

 

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: