PrØstat / Doğan Alpaslan DEMİR - Gazeteler, Haber Manşet, Gündem
Son Dakika Haberler

PrØstat / Doğan Alpaslan DEMİR

PrØstat / Doğan Alpaslan DEMİR
Yorum Yap

PRØSTAT…

Yıllarca milletvekilliği, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanlığı yapmış ve Anayasa Profesörü unvanı taşıyan bir kişinin[i] Lozan antlaşmasıyla Barış Pınarı “anlaşmasını” nasıl mukayese ettiğini gördükten sonra ülkemizde bilgisizlik, eğitimsizlik kavramlarının da içinin boşaldığını söylemek zor değil. Twitter’da yazdığı “Kurtuluş Mücadelemiz sonrasında, savaş meydanlarında kazandığımız tarihi başarıyı Lozan masasında kaybetmiştik. Kıbrıs Barış Harekatında da Adanın tamamını alamadık. Barış Pınarı Operasyonu, Cumhurbaşkanımızın liderdiğinde ABD’ye adeta diz çöktürdü, hem sahada hem de masada kazandık[ii]” mesajından söz ediyorum. Üzerinde değerlendirme yapmaya ve yazmaya değer bulmuyorum; kaldı ki bugünkü yazım bilgi kirliliğinin sebep olduğu halk sağlığı tehditlerini anlatıyor. Haydi başlayalım…

Bir kişinin sigara içiyor olması ahlaki bir kusur değildir. Çok yakınımda ve sevdiğim bir arkadaşımı veya bir hastamı sigara içtiği için uyarmayı, sigarayı bırakması için yol göstermeyi görevim sayarım ama sigarayı bırakmamakta kararlı ise “senin kararın” diyerek susmayı tercih ederim. O kişiyle olan sevgi, saygı ilişkimde de değişiklik yapma gereği duymam. Amma velakin, sigara içicisi bu eylemini kapalı yerlerde ve içmeyen kişilerin yanında sürdürüyor, sigara içmeyi açıkça övüyor veya “yak bir sigara, sıkıntıya iyi gelir” diyorsa işler değişir. Bu koşullarda kişinin sebep, niyet ve amacına bakmaksızın konuyu hem ahlaki hem de cezalandırılması gereken bir suç[iii] vasfında kabul ederim. Öyle sanıyorum ki sigara içiyor bile olsanız bu konuda anlaşıyoruz. Nedir, “sigara içmek benim özgürlüğümdür, kimse karışamaz, ister açık ister kapalı yerde sigaramı içerim, rahatsız olanlar çekip gitsinler” diye bir fikriyatınız varsa bu yazıyı okumayı bırakmanızı öneririm. Çünkü aşağıda yazacaklarımı aklınızın alması, kafanızın basması olası değil!

Cep telefonu ve bilgisayarlar yaşamımızın tam göbeğine gelip yerleşti, internet yoluyla her gün zihnimize ulaşan veri miktarı muhtemelen 50 yıl önce bir insanın bir yılda ulaşabildiğinin çok üstüne çıktı. Bu tek başına bir sorun olsa da daha önemli bir problemimiz var:

Bize ulaşan verilerin güvenliğinin, doğruluğunun şüpheli oluşu yani bilgi kirliliği devasa bir tehdit haline gelmiş durumda. Hepimiz, mütemadiyen bizi zehirlemeye devam eden bu bilgi akışına maruz kalıyor hatta bağımlısı oluyoruz. Sigara gibi… Üstelik kendimiz zehirlenmekle kalmayıp bu bilgi akışını sosyal medyada paylaşarak kirliliğin bir parçası oluyor ve daha da kirleniyoruz. Bu konuda pek çok yazı yazdım[iv], yazmaya da devam edeceğim. Çünkü hem akıl hem de “ruh” sağlığımız ciddi olarak tehlikede.

Nasıl mı?

Üniversite mezunu, kadın, emekli, düzgün duruşu olan bir sosyal medya arkadaşımın paylaşımıyla karşılaştım. “Prostatla ilgili sorunu olan arkadaşlarımın dikkatine” diye yazarak bir link paylaşmış. Linki tıkladığınızda karşınıza boynunda stetoskop, beyaz önlüklü oldukça karizmatik bir erkek doktorun fotoğrafı geliyor.

Prof. Tuzcuoğlu, prostatla mücadele için Avrupa’da yüzlerce konferansa katılmış. Sonunda “Avrupa prostatla savaş vakfının” yardımıyla doğal bir ilaç geliştirmiş. 1500’den fazla yorum yapılmış. Yorumların tümü olumlu, bir kısmını aşağıdan okuyabilirsiniz.

Yaptığı açıklamalara ve yorumlara bakılırsa, Dr. Tuzcuoğlu prostat hastalıklarının tedavisinde devrim niteliğinde bir bitkisel ilaç geliştirmiş. “Prof.” unvanlı oldukça şöhretli, tanınmış bu meslektaşımın adını hiç duymamıştım, olur a, bilmemek değil öğrenmemek ayıp. Derhal “Volkan Tuzcuoğlu” adını Google’a yazıyorum, garip! Bu isme ait tek bir Google sonucu var, o sonuç da az önce açtığım site. “Olabilir” diyorum kendime, belki benim gibi iki adı vardır, daha çok diğer adını kullandığı için arama sonuçlarında görünmüyordur. Demek başka bir yol deneyeceğiz. Hemen doktor beye ait görseli kopyalamaya çalışıyorum. İnternet sitesi kopyalamaya izin vermiyor. Onun da yolu var, ekran görüntüsü alıp karizmatik meslektaşımın fotoğrafını çepeçevre kırpıyorum. Artık elimde bir vesikalık fotoğrafı var. Yeniden Google’a dönüp “görsel arama” sayfasını açıyorum ve Prof. Dr. Volkan Tuzcuoğlu’na ait fotoğrafı aratıyorum. Sonuç olarak 300’den fazla web sitesi çıkıyor karşıma. Dünyanın dört bir yanından tıbbi malzeme veya sağlık sunumuna ait internet sitelerinde kullanılmış fotoğraf. Kısacası Prof. Dr. diye bize kakaladıkları kişi dünya çapında bir reklam yüzünden ibaretmiş[v].

Prostat sorunu olan erkek arkadaşlarına iyi niyetiyle yardım ettiğini zanneden bu sosyal medya kullanıcısı kadın arkadaşım, amacı bu olmasa da toplumumuzu saran bu kirliliğin bir parçası haline gelmiştir[vi].

Ülkemizdeki sağlık sistemi, tarihimizde misli görülmemiş bir çöküntü ve tükenmişlik içindedir ve bütün işaretler daha da kötüye gideceğini işaret etmektedir. Bu çöküş sadece tıbbi tedaviyi değil, sağlık alanındaki tüm bilimsel çalışmaları, tıp eğitimini, koruyucu sağlık hizmetlerini de kapsamaktadır. Biliyoruz ki bilimin çöktüğü yerde kör inançlar, hurafeler ve akıl ve bilim dışı uygulamalar sahneye çıkar. Oluşan kaos ortamını fırsat bilen madrabazlar, ceplerini doldurmak için insan sağlığını tehdit eden her türlü ürünü, tıbbi yöntemi pazarlamakta sakınca görmüyorlar.

Bitmedi… Yarın veya öbür gün bu yazının devamı niteliğinde “Bağdat” bölümünü yayımlayacağım.

Doğan Alpaslan DEMİR

DİPNOTLAR

  • i] Prof. Dr. Burhan Kuzu
  • [ii] Sn. Kuzu’nun mesajının noktası virgülüne dokunmadan kopyalayıp yapıştırdım.
  • [iii] Suç derken abartmayalım; uyarı, teşhir veya para cezası çoğu kez yeterli olacaktır.
  • [iv] Bu konuda yazdığım yazılardan biri: https://doganalpdemir.com/2017/11/28/inanc-objelerinin-yerini-almaya-hazirlanan-bir-yeni-dunya-duzeni-bilgisi-gelisiyor-gelistiriliyor/
  • [v] Aslına bakarsanız, çakma profesörün sayfasındaki yazıların 2-3 cümlesini okuduğumda bunun düzmece ve dolandırıcılık amaçlı bir internet sitesi olduğunu anlamıştım. Ama konunun daha iyi anlaşılması için tüm kanıtları size sunmayı tercih ettim.
  • [vi] Bu arkadaşımı nazikçe uyardım, teşekkür ederek paylaşımını kaldırdı. Ama bu tip paylaşımların hepsini göremediğim gibi tümünü uyarmak için zaman ve enerji bulamıyorum.

Görsel kaynağı: Pixabay (Resim Pete Linforth tarafından Pixabay‘a yüklendi)

YORUMLAR (İLK YORUMU SİZ YAZIN)

%d blogcu bunu beğendi: